Arif Kızılyalın

Beşiktaş koptu, Galatasaray zora soktu

15 Mart 2020 Pazar
Seyirci futbolun keyfi, ateşleyici gücü ve asıl sahibi...
Koronavirüs belası nedeniyle boş tribünler önünde oynanan Galatasaray-Beşiktaş derbisinde bu gerçeği bir kez daha gördük.
Ne futbolcunun keyfi vardı, ne kenardaki teknik adamın, ne de statta kendine yer bulabilen devlet erkanı ile yöneticilerin.
Keçi boynuzu gibi kemirdiler 90 dakika, en ufak tat gelmedi ağızlara.
İki tarafa da kaybettiren bir sonuç 0-0.
Özellikle Beşiktaş'ın artık bu saatten sonra üst gruba yetişme şansı yok.
Galatasaray ise ancak Başakşehir ve Trabzon galibiyetleri ile hedefe gidebilir. Onlara da yaramadı 0-0.
Kime yaradı?
Bu sorunun yanıtını Galatasaray-Beşiktaş derbisi öncesi oynanan berabere biten Trabzonspor-Başakşehir maçı sonrası Trabzonspor Başkanı Ahmet Ağaoğlu verdi:
"Başakşehir'in istediği oldu..."
Sahaya dönersek, Galatasaray ilk bölümde son 9-10 haftadaki "Galatasaray" gibi değildi. Belki  yükseliş döneminin taşıyıcı kolonu Ömer'in yedek soyundurulması Sarı-Kırmızılılar'ın hızını düşürmüştü, belki ıslak zemin bilinmez;  Beşiktaş'ın 2. bölgedeki sert bloku ile karşılaştılar, hızlı oynayamayınca. Hızlı ve öfkeli(!) değillerdi, çünkü arkalarında 50 bin seyirci yoktu. Galatasaray'ın kadrosundaki birçok oyuncu tribüne oynayan, onlara endeksli isimler. 'Alkış' istiyorlar.
Bu faktör devre dışı kalınca ne final pası atıldı, ne gol vuruşu.

Sergen Yalçın belli ki dersine iyi çalışmış, ilk yarıda Donk'un kornerden vurduğu kafa ve Gökhan Gönül'ün kaptırdığı topta Feghouli'nin şutu hariç çok açık vermediler. Özellikle duran toplara iyi çalışmışlar, adam paylaşımları iyiydi. Bir de maça damgasını vuran Karius-Donk arasındaki penaltı tartışması vardı ki, hakem Bitigen ve VAR odası beyaz noktayı gösterebilirdi, göstermedi.
Maçın ikinci bölümü her iki takımın da 'belki kazanırım' diye oynadığı 45 dakikaydı. Özellikle 'seyircisiz' ev sahibi Galatasaray çok daha istekli gözüktü. 85. dakikaya kadar Onyekuru soldan, Feghouli sağdan yokladı Beşiktaş defansını, ama bu kez de Sergen Yalçın Hoca, savunma ile orta alan arasındaki mesafeyi daraltıp etkisiz kıldı rakip atakları. Yine de coşku olsaydı o son vuruşlarda adres şaşmayabilirdi. Beşiktaş ise sürpriz isim Atiba'yı Galatasaray defansının arasına soktu. Nitekim Kanadalı oyuncu 2 net pozisyon buldu, ikisinde de karşısında Muslera devleşti.
Evet, boş tribünler önündeki derbi 0-0 bitti. Galatasaray iç saha avantajını kaybetti, Beşiktaş puan olarak kapanmayacak yerde kaldı.
Bir de endişe var; skor tabelasına yazılan.
Sahada 22-23 yabancı vardı, kulübedekilerle. Bunların bir bölümü yurt dışına gidip gelen, misafir kabul eden isimler.
Bilm kurulu sağ olsun, derbiyi oynattı, belki binlerce kişiyi koronavirüs etkisinden korudu, ama sporcusunu, teknik adamını, hakemini, kameramanını tehlikeye attı.

Yazarın Son Yazıları

Muslera'yı kim sakatladı? 14 Haziran 2020
Kural tanımayan futbol! 9 Haziran 2020
Oynatmaya az kaldı 5 Mayıs 2020
'Daha modern' olimpiyat! 22 Nisan 2020