Olaylar Ve Görüşler

Güzel İzmir’i Unutmadık - Prof. Dr. Ayşe YÜKSEL

04 Aralık 2020 Cuma

Yaşam çok hızlı geçiyor, her gün yeni bir olay yeni bir farkındalık gelişiyor. Bir gün, çok önemli olarak hayatımızın odağına yerleşen konu, zaman içinde daha az önemli oluyor adeta. Hep bir mücadele, hep bir savunma, hep bir koşturma, hep bir çaba kısaca, hemen hemen her gün Türkan Hocamızın deyimi ile sorunun değil, çözümün bir parçası” oluyoruz. Bir konu tam iyileşmeden bir başka çözülecek sorun geliyor önümüze. Bizler de sabırla, emekle, heyecanla uğraşıyor, uğraşıyoruz.

30 Ekim 2020 Cuma günü, İstanbul’da bile hissettiğimiz deprem, acaba nerede can yaktı” sorusunu bize düşündürürken, saniyeler içinde güzel İzmirimizin Seferihisar açıklarının merkez üssü olduğunu öğrendik. Yıkılan bina olmaz, ölümler yaşanmaz diye kendi kendimize mırıldanırken, enkaz görüntüleri önümüze düşmeye başladı. Ne yazık ki enkaz altında kalan yurttaşlarımız vardı. Bu sefer onların sağlıklı kurtuluşu için dua etmeye başladık. Her kurtulan ile çok sevindik ama kurtulamayanlar için de çok üzüldük.

AFAD’IN YAPISI VE SORUMLULUĞU

AFAD, UMKE koordinasyonu ile birçok ilin sivil savunma, itfaiye ekipleri günlerce canla başla çalıştı. 2009 yılında çıkarılan 5902 sayılı yasa ile Başbakanlık’a bağlı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı kurularak yetki ve sorumluluklar tek bir çatı altında toplanmıştır. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi ile ilgili yapılan düzenlemeler kapsamında, 15 Temmuz 2018 tarihinde yayımlanan 4 No’lu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı İçişleri Bakanlığına bağlanmıştır.

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı, afetlerin önlenmesi ve zararlarının azaltılması, afetlere müdahale edilmesi ve afet sonrasındaki iyileştirme çalışmalarının süratle tamamlanması amacıyla gereken faaliyetlerin planlanması, yönlendirilmesi, desteklenmesi, koordine edilmesi ve etkin uygulanması için ülkenin tüm kurum ve kuruluşları arasında işbirliğini sağlayan, çok yönlü, çok aktörlü, bu alanda kaynakların rasyonel kullanılmasını gözeten, faaliyetlerinde disiplinler arası çalışmayı esas alan iş odaklı, esnek ve dinamik yapıda teşkil edilmiş bir kurumdur.

YARALARI SARACAĞIZ

Bu çerçevede; ülkemizde yeni bir afet yönetim modeli uygulamaya konulmuş olup, getirilen bu model ile öncelik Kriz Yönetimi”nden “Risk Yönetimi”ne verilmiştir.

Bu doğrultuda, 1999 Marmara depreminde olduğu gibi biz STK’lerin kendi başımıza afet bölgesinde, kendi kendimize gönüllü çalışması, söz konusu değildir. Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği, 31 yıldır, çağdaş eğitime destek vermektedir. Bu nedenle, derneğimiz de en deneyimli olduğu alanda, İzmir depremi sonrası yaşanan yaraların sarılmasında, yüz öğrenciye eğitim yaşamları boyunca burs, uzaktan eğitim nedeniyle, öğrencilerin ihtiyacı olan bilgisayar/tablet vb. teknoloji desteğini kendisine görev edinmiştir. Derneğimizin İzmir ili ve ilçelerinde var olan şubeleri ve yerel yönetimlerle işbirliği ile acılarımızı hep beraber hafifleteceğiz.

UNUTMAMALI, UNUTTURMAMALI

İzmir depremini dünya duydu, yurtdışında yaşayan yurttaşlarımız, onların oluşturdukları STK’ler de bize ulaştı, depremde zarar gören ailelerin okula giden çocukları bizim de sorumluluğumuzda dediler. Hep birlikte, çocuklarımızı eğitim yaşamlarında destekleyeceğiz, onlar okuyacak, mühendis olacak, doğru binalar inşa edecek, ülkemizi deprem enkazlarından kurtaracak. Deprem öldürmez bina öldürür cümlesi hafızalarımızdan yok olacak.

Bu son olsun diye yazmak istiyorum ama son olmayacağını başka depremler yaşanacağını hepimiz biliyoruz. Başka acılar yaşanmasın, depremi kriz olarak değil, risk olarak yönetelim. Unutup rutine dönmeyelim, güzel İzmirimizi unutmayalım.

PROF.DR. AYŞE YÜKSEL
ÇYDD GENEL BAŞKANI


Yazarın Son Yazıları