Feyzi Açıkalın

Koronalı günlerde spor yayıncılığı

28 Mart 2020 Cumartesi

Koronavirüs ülkemizi esir almaya başladığında ülke sporu da bu tehlikeye geç tepki verdi. Daha da kötüsü futbol ligi, seyircisiz maç oynatılmasına izin verilerek bir anlamda “oyalama!” işlevi de gördü.

Bu dönemde seyircisiz olarak korkunç sıkıcı iki maç oynandı. Bu kararda yayıncı kuruluşun ne denli etkisi vardı bilinmez ama bundan sonrasında futbol kulüplerinin maddi kaynak açısından geleceği zor durumda gibi görünüyor.

Futbolcunun sözleşmesinde “salgın hastalık” maddesi yoksa eğer, ödemelerde de sıkıntının yaşanacağı anlaşılıyor. Batı Avrupa, süreci kapalı kapılar ardında da olsa oyuncusu ile pazarlık şeklinde yürütüyor. Bizde ise, Koronavirüs tehlikesi sonrası ayrılan futbolcular için, kulüpler tarafından, “Kadro azaltılarak bütçede rahatlamaya gidildi” kolaycılığıyla açıklama yapılabiliyor.

Canlı yayın sonlandığına göre spor, özellikle futbol endüstrisi yakın dönemde taraftarına nasıl ulaşmayı planlıyor? Bazı spor otoriteleri bunun, “etkileşimi daha bol spor içerekleri üretmekten geçtiğine” inanıyor.

Canlı yayına alternatif olarak tüm dünya görüntülü medyasında son iki haftadır arşiv görüntüleri kullanılıyor. Uzmanlar nostaljik yayınların ancak bir süreliğine yeterli olabileceğini, onun yerine, “biraz daha etkileşimli yani taraftarla ortaklaşa üretilebilecek içeriklerin hazırlanması gerekliğinden” bahsediyorlar.

Ülkemiz futbolunda durum bu anlamda biraz daha vahim, çünkü futbol kulüplerinin arşiv kullanma hakları yayıncı kuruluşa verilmiş durumda. Kulüplerin yapabilecekleri arasında, aynı Bayern Münih futbol takımının bu hafta yaptığı gibi, oyuncuların evden canlı yaptığı antrenmanlarını seyirciye ulaştırmak da yer alıyor.

Etkileşimli içerik işinin bir de “sponsor memnuniyeti” tarafı var. Modern futbolcu evinden bile olsa artık içerik üretebiliyor ama sorun bunun sponsorla nasıl buluşabileceğinde. Sponsorların e-spor yayın içerikleriyle en azından yatırımlarının bir kısmını geri alması da muhtemel.

Bunun en iyi örneği, Bahreyn’deki gerçek yarış yerine sanal olarak düzenlenen F1 Grand Prix ile verildi. Canlı verilen bu yarışta F1’in sponsorları da yer aldı. Ülkemizin gurur kaynağı Cem Bölükbaşı, birinci olduğu sanal yarışı kendi Twitch kanalından yayınlayarak binlerce izleyiciye ulaştırdı.

E-spor “gerçek zamanlı erişimle sponsoru, oyuncuyu ve taraftarı birleştiren, anında yorumların yapılabileceği bir platform olduğu için” bu anlamda bulunmaz bir fırsat.

Koronavirüs’un dünyayı alt üst ettiği bu dönemde spor sektörü de yeni koşullara adapte olmaya çalışıyor. Denenen girişimlerden hangisinin sonuç vereceğini önümüzdeki günler gösterecek. Danışman Charlie Beall ise yaşadığımız durumu şöyle anlatmış: “Bunun bir uçağı havada tamir etmekten farkı yok!”.


Yazarın Son Yazıları

65 yaş yolun neresinde? 4 Mayıs 2020
Kötü yakalandık 2 Nisan 2020