Ebru Kılıçoğlu

Muhasebe

25 Temmuz 2020 Cumartesi

Sahada iki takım var. Maç da. Ancak içlerinden bir tanesi çoktan dükkânı kapatmış, “geçici olarak kapalıyız” tabelasını asmış. Zaten olmayan motivasyonunu zorlamaya gerek görmüyor... Nitekim daha 3. dakikada Emre Akbaba’nın sakatlanıp çıkması bu durumu pek de olumlu etkilemiyor. Sonuç? Galatasaray’ın pozisyonu yok. Pozisyon yaratmak için çabası yok. Dakika 19 olduğunda anlıyoruz ki, gol yememek için de bir çabası yok. Nitekim, Antalya’nın “ben gol atacağım” diyerek yaptığı ataklar bu dakikada Fredy’nin vuruşu ile gol oluyor... Maçın ikinci yarısına biraz toparlanarak çıkıyor Galatasaray. Antalyaspor’un da ciddi gol girişimleri var. Ancak Galatasaray pek de gol kovalamadığı bir anda Saracchi’nin güzel vuruşuyla skoru eşitleyince tablo değişiyor. Antalyaspor kendini korumaya Galatasaray’sa son maçtan puan almaya karar veriyor. Elle oynamaya verilen penaltı sayesinde Belhanda ile öne de geçiyor... Ancak maçı sonuna kadar kovalayan ve epey de fırsat kaçıran Antalyaspor, bitime 3 dakika kala golü atıyor. Maç bu skorla bitiyor. Peki bu sezondan ne anladık?

1- Galatasaray’ın “pandemisiz” transfer politikası fena halde sınıfta kalıyor. Pandemili versiyonun, yeni normlar eşliğinde tamamen bambaşka bir bakış açısı ve sözde değil özde olarak geleceğe yatırım yapması gerekiyor.

2-Galatasaray’ın tam 7 maç önce kuvvetli şampiyonluk adayı olduğu sezonda hem seyirci hem de Muslera olmadan var olamadığı anlaşılıyor. Gelecek sezon ikisinin de olmama ihtimaline karşı (temenni tabii ki tam tersi ama) gerçekçi önlem gerekiyor.

3-Şampiyonluk yok, uluslararası karşılaşma yok... Futbol gelirlerinin karşısında kocaman bir soru işareti varken Galatasaray’ın maddi ve manevi muhasebesini geçici değil bütün camiasını ve ondan gelen gücü işin içine katarak yeniden ve bir an önce yapması gerekiyor.

Bir not da futbolumuzun ana gelir kaynağını sağlayan yayıncı kuruluşa: Seyircinin ilgisini canlı tutmak için sahte taraftar sesinden çok daha fazlası gerekiyor. Ama tabii umudu da kaybetmemek lazım. Dün Ayasofya Cami’nin açılışında 350 bin kişinin omuz omuza kıldığı namaz, maskelerini taktıkları ve ellerini dezenfekte ettikleri sürece taraftarın tribüne dönmesine emsal teşkil eder belki, kimbilir...


Yazarın Son Yazıları

Helva 24 Kasım 2020
Kırılma anı 9 Kasım 2020
Allah kerim 1 Kasım 2020
10’luk oyun 25 Ekim 2020
Niyet bir de kısmet 15 Ekim 2020
Fren meselesi 5 Ekim 2020
Terazi 28 Eylül 2020
Taktik taktiğe 21 Eylül 2020
Oyunun hâkimi 18 Eylül 2020
Kavuşma 13 Eylül 2020
Muhasebe 25 Temmuz 2020
Korona etkisi 9 Temmuz 2020
Evrene mesaj 6 Temmuz 2020
Kardeş payı 29 Haziran 2020