Ebru Kılıçoğlu

Çilingir

16 Mart 2020 Pazartesi

Önce şunu şuraya bırakalım: Hepimizin sevgilisi “güzel oyun”, seyircisi olmadığı zaman hiç de güzel değil! Bu keyifsiz tabloda en azından futbol güzel olsun beklentisi içindeyseniz orada da sorun var. Zira futbol oynamayı seven iki takımla onu oynatmayı seven iki teknik direktörün buluşması aslında. Ancak iki taraf da temkinli olmayı tercih etmiş. Ama “temkin”in dozu biraz fazla kaçmış. Beşiktaş’ın kâğıt üzerinde 4-2-3-1 olan dizilişi sahaya sık sık 4-6 olarak yansıyor. Buna karşılık Fatih Terim de oyunu kanatlar üzerine açan 4-1-4-1’ini bırakmış bu maçta. Orta sahada top tutmayı hedeflediği 4-2-3-1’e dönmüş ancak Beşiktaş’ın savunma ağırlıklı oyununa toslayınca bu sistem de onu sahaya yansıtması gereken futbolcular da ciddi şekilde aksıyor. Ligdeki konumu ve hedefleri gereği biraz daha baskın olan taraf Galatasaray. Ancak girilen pozisyonların hiçbiri “o da nasıl kaçtı?” dedirtecek türden değil. Tabii bunda bir de Beşiktaş’ın “han duvarları” savunması var ki G.Saray, 1986 model bu savunma anlayışını geçmeyi hiçbir zaman başaramıyor. Beşiktaş’ın zaten bu maçta gol atmak gibi bir niyeti yok. Oyunu tamamen gol attırmamak üzerine kurulu. G.Saray ise bu kapalı savunmaya ne kenardan (ki oyuncu değişiklikleri oldukça geç kalıyor) ne sahadan bir formül bulabiliyor. Keyifsiz derbide aranan “çilingir”e ulaşılamayınca G.Saray adına giden, zirveyi teyit edecek 2 önemli puan oluyor...


Yazarın Son Yazıları

Çilingir 16 Mart 2020
Sıfır hükmünde 2 Mart 2020
Teyit 24 Şubat 2020
Taşikardi 17 Şubat 2020
Şampiyonluğu istiyor 10 Şubat 2020
Yürek 6 Şubat 2020
Doğum günü 3 Şubat 2020
Kalp çarpıntısı 20 Ocak 2020
İşlenebilir toprak 29 Aralık 2019
Kör talih 22 Aralık 2019
Lakayt ve kararlı 15 Aralık 2019
Muslera-Men 8 Aralık 2019
Aşure 23 Kasım 2019
Yarınımız? 10 Kasım 2019