Adnan Dinçer

Pandeminin özentisi!

06 Ekim 2020 Salı

Son karşılaşmalar, içeride ve dışarıda güçlü takımlara karşı duruş gösteren sonuçlarla unutulmaz bir korona skorları yaptı. A.Villa son iki yılın en başarılı çıkışını yapan Liverpool'u 7-2 yenerken hepimizi şaşırttı. M.United'in Tottenham karşısındaki 6-1'lik skoru ile devam etti. Bizimkiler onları aratmayacak skorlar değil ama yenilgilerle mazeret üretmede tuhaflıklar yarışına girdiler. F.Bahçe son dakikada Altay'ın kurtardığı penaltı ile 3 puanı görürken Beşiktaş ile G.Saray Sergen ve Terim'li gücü ile sahada yokları oynadılar!

Durum özeti şu. Hani derler ya, "Bir deli bir kuyuya bir taş atarmış, kırk akıllı çıkartamazmış." Sevimsiz kelime ile örtüştü. Aynen!

Bu asıl, uyarı anlamı taşıyan bir çöküşün öyküsüdür. Tribünlerde binlerce kişilerin eve kilitlediği koronavirüs "Eğer çare bulamazsanız daha neler göreceksiniz" diyor. Uzaydan yardım istesin bilim adamları. Bazı şeyleri çok kurcalarsanız başınıza iş açarsınız. Özelikle büyüklerin maçlarından sonraki spor açıklamaları ve yorumlar tam bir tiyatro. Herkes algı ile kendini uyutuyor sanıyorlar. Futbolun dışına çıkan ve sadece bu dünyada kalacak servetine odaklananlar geçmişteki uyarılarımıza kulak vermediler. Endüstriyel soygun ve çıkar kulüplere virüsten beter yapıştı!

Seyirci yok! Forma aşkını körükleyen iticilik suskun! Para kesik! Takım oyunu kişilere indirgenmiş! Alçak dağları yaratanlar balon olup sönmüşler. Kulüpler hiyerarşi ve saygılı duruş empatisini kaybetmiş. İmparatorluk ve krallıklar çökmüş. Suçlu sanılanları yönetenler oyunun bitimine dahi tahammül gösteremez olmuşlar ve duruş ahkamı ile idol yaratmak isteyenler, yıllardır onlara karşı gerçekleri hatırlatan başarılı kişileri devre dışı bırakıp eğitimi ıskalamışlardır. Daha büyük kapital için "üçüncü sınıf yabancıların futbol cennetine" dönen liglerimiz, alakasız ve cehaletin güdümüne girince, futbol bir virüsün getirisi olan yıkıma daha hızlı bir çöküş getirmiştir.

Geçmişte üç büyüklerin efsanesine tanık olan futbol aşkımız, kulüpler bazında yeni kuşağa umutsuzluk veriyor. O gençler caddelerde iki taşın konularak kale yapılan maçların çocukları değil artık. Gelecek sanılan halı sahalarda, küçük alanlara uydurulan birer tıpa gibidirler. Hem okul hem aile baskısı ve hem de futbol sevgisinin yaşanmadığı bir sosyal ortamın kurbanları ve onları görmeyen gözlerin 80 milyonluk ülke gerçeğinden uzak futbolcu arayışları iflastır.

İki kesim gündemdedir. Hakemler ve uzantıları VAR! Bu gerçekler bir teknolojik çıkar kutusuna sıkıştırılıp, aktörleri ve rejisörleri birbirlerine saygıyı yitirmişlerdir.

Bizde herkes birbirinin sırtına binmeye çalışıyor. Yarış sahada taç dahi atmamışların eline geçti. 

İskender'in kördüğümü çözmesi için kılıcı yeterdi! Şimdi şunu da düşünün. Bu algı ile aldığınız sözde yıldızlar ve parasız yönetim manevraları, tribünler dolu iken devam etseydi haliniz nice olacaktı. Kim bilir böyle olması sizin ve onların gücü anlamında ortaya sunduğu gerçek, belki de şanstır. İnsan her yerde yanlışa müsait olabilir. Önemli olan mesajın doğru algılanmasıdır! Ben genç Gerrard ile deneyimli hocamızın duruş ve atışmasının yorumunu sizlere bırakıyorum!


Yazarın Son Yazıları

VAR sahada! 25 Kasım 2020
Unutulanlar! 18 Kasım 2020
Nihayet 16 Kasım 2020
Spor ve Atatürk 11 Kasım 2020
Zor olan yaşamak! 4 Kasım 2020
Misyon ve vizyon! 28 Ekim 2020
Hak eden kazandı 18 Ekim 2020
Artık görün! 13 Ekim 2020
Farklı devreler 12 Ekim 2020
Pandeminin özentisi! 6 Ekim 2020
Seremoni bekleyişi mi? 30 Eylül 2020
Kulüp televizyonu! 23 Eylül 2020
Değişiklik 20 Eylül 2020