Adnan Dinçer

Gerçeklerle futbol!

16 Eylül 2020 Çarşamba

Şu anda bütün dünya insanlık maliyeti büyük ama kendisi küçük bir virüsle boğuşuyor. Hani bu yıkım bir savaş veya atom bombası gibi anılacak sanki! Dünya hakimiyetine oynayan anlı şanlı büyük devletler fos mu çıktı? Yoksa işin içinde iş mi var bilemem. Ama gördüğümüz gerçek insana karşı bir "mini virüsü" alt edemeyen dünya medeniyeti ve ortak endüstrisi.

Biz kendi alanımızda büyük zarar görüyor ve neredeyse yaşam hakkımıza karşı mücadele veriyoruz. Seyircisiz oynanan ve "araya sıkıştırılan" ligimizi ateşlemek için artık bilimsellik, hazırlık dönemleri ve kitap bilgileri pek geçerli değil. O zaman da A-B kursunu aceleye getirip, diplomaları vermekte sıkıntı yaşamayan ama ligi oynatırken zorlanan bir süreçteyiz. Seyirci olmayınca yayıncı kuruluşun insafına takıldık. Kulüpler zorda. Futbolu yönetenler haklı olarak çare arasalar da, beklenen sona ulaşamıyorlar. Durum karışık. Yayıncı kuruluş şu ana kadar iki ihtara karşın yüzde 25'leri ödemedi. TFF yeni bir ihtarname ile anlaşmayı iptal edip çıkış arayabilir. O zaman farklı bir talep beklenmekte. Bu durumun yansımaları devam ederse gelecek adına daha da zor bir süreç getirecektir. Liglerde sıkıntılar oyuna yansıyabilir. Alınan devam kararı, ülke futbolu adına tam çare olamamıştır. Amatörler ve gençler ortada kalmışlardır. Binlerce genç, eğitim sayılacak gelişme liglerinden mahrumdur. Sosyolojik ve psikolojik dengenin bozulması yanında futbolun yarını olan ve ihmal edilen eğitilenler, evrensel rekabetten yoksun kaldılar. Kurumlar ve onlara bağlı amatörler çaresizdirler. Bu alanda koronavirüsünü aşma tedbirleri çoğaltılmalıdır! Aksi halde futbolun batmak üzere olan ekonomisini, sıkıntı veren limanına kim yanaşacaktır?

TFF Riva'da gerçeğe çözüm üretecek çalışmalara önem vermelidir. Bürokratik engellere karşı yenilikler söz konusu olabilir. Sadece ekrana hapsedilen, takibi heyecan vermeyen futbol ve bunun da dışında kalan heyecanlar, insanın içinde tehlikeli psikolojik sorunlar yaratıp, sağlıksız yaşamın artış nedeni olabilir.

Şimdi anladık ki, artık kendi futbolcusunu yetiştiren, rekabetten uzak bir anlayışla sadece aracıların getirdiği ve reklamı yapılan yabancı öncelikli futbol dünyasındayız! Ben önce tribün ve "kendi özkaynağımız" dedim. Başarıyı kanıtlayanların yanında oldum. Davamdan vazgeçmedim. Örnek olarak Afrika'dan çıkan eğitilmiş gençlerin futbolun beşiği İngiltere'deki piyasadaki etkinlikleri ve çokluğunun nedenini hatırlatırım. Artık futbol başarısı sadece yıldız futbolcu ile kazanılan oyun değil. İzlenen, heyecan veren, kazanan takım olmak gereklidir. Kulüplerin başındakiler "nasılsa birileri çıkar!" zihniyetini rahat paylaşamıyorlar. Spor, aslına uygun onu bilen ve yöneten, bilimsel şekilde rekorları zorlayan, bütünsel ve devamlılık isteyen  bir endüstridir. Bunun için de para önde geliyor. Zira neredeyse "borsa" oldu futbol!

İşte zurnanın "zırt!" dediği yer burası ve en büyük sorun koronalı engellerdir. Çare bulmak için uygulamalı eğitim ve izleyici gereklidir. Her ikisi de azaldı! Sıkıntı burada. Bu sorunu da piyasada cebini doldurmayı ön plana alan kişiler çözemez!


Yazarın Son Yazıları

VAR sahada! 25 Kasım 2020
Unutulanlar! 18 Kasım 2020
Nihayet 16 Kasım 2020
Spor ve Atatürk 11 Kasım 2020
Zor olan yaşamak! 4 Kasım 2020
Misyon ve vizyon! 28 Ekim 2020
Hak eden kazandı 18 Ekim 2020
Artık görün! 13 Ekim 2020
Farklı devreler 12 Ekim 2020
Pandeminin özentisi! 6 Ekim 2020
Seremoni bekleyişi mi? 30 Eylül 2020
Kulüp televizyonu! 23 Eylül 2020
Değişiklik 20 Eylül 2020