Ankara seyrediyor, Esad zemin kazanıyor
Semih İdiz
Son Köşe Yazıları

Ankara seyrediyor, Esad zemin kazanıyor

22.09.2015 06:00
Güncellenme:
Takip Et:

Rusya’nın Suriye’deki askeri varlığını artırma kararından sonra Washington ile Moskova’nın bu krizin çözümü için yeni bir işbirliğine gitme sinyalleri vermeleri “oyunun” şeklinin değişmekte olduğunu gösteriyor.
ABD Dışişleri Bakanı John Kerry’nin, Suriye lideri Beşşar el Esad’ın gitmemesinin artık bir önkoşul olmadığını, gidiş şekli konusunda kendisiyle müzakere edilebileceğini belirtmesi de bu izlenimi pekiştiriyor.
Ankara’nın “IŞİD Esad ile işbirliği içinde” şeklindeki tezi tartışmalı olsa bile, Esad’ın IŞİD sayesinde görülebilir gelecekte yerinde kalacağı anlaşılıyor. Yeni bir “soğuk savaşı” andıran küresel düzeydeki rekabetlerine rağmen, Washington ile Moskova’nın sadece Suriye değil, tüm Ortadoğu’daki radikal İslamcı grupları “esas ortak düşman” olarak bellemeleri bölgemizde yeni gelişmelerin haberciliğini yapıyor.
Bu arada ABD’den yansıyan haberler, artan sayıda Kongre üyesinin de “kötünün iyisi, kötünün kötüsünden iyidir” anlayışıyla “Esad giderse yerine beteri gelir” tezine meyil etmeye başladıklarını gösteriyor.
Suriyeli mültecilerin yarattığı baskı nedeniyle AB üyelerinin artan bir şekilde “Suriye’de bir an evvel siyasi çözüme gidilmeli” anlayışından hareket ederek, “Esad’ın gitmesini” bir önkoşul olarak görmemeleri de dikkat çekiyor.
Suriye politikasında zorunlu olan gerçekçi düzeltmelere gitmeme konusunda ısrarlı davranan Ankara’nın bu gelişmelerden memnun olması mümkün değil. Nitekim Dışişleri Bakanı Feridun Sinirlioğlu, Kerry’nin açıklamasından sonra Ankara’nın hoşnutsuzluğunu açıkça ifade ederken şunları söyledi:
Suriye’deki krize çözüm aranırken Esed ile ortak olunabilir mi? Esed bu sorunun temel sebebidir. Kendi halkına karşı savaş açmış olan zalim bir diktatör herhangi bir şekilde siyasi çözümün parçası olmaz. Olması hiçbir şekilde mümkün değildir.
Esad’ın eli kanlı bir diktatör olduğu kesin, ancak bu ifadeler Türkiye’nin mevcut gerçekler ışığında bu krizin çözümüne bir katkıda bulunacak konumunda olmadığını sanki kanıtlıyor. Yoksa Sinirlioğlu bunları rahatlıkla söyleyemezdi. Oysa topun başkalarında olduğunu biliyor.
Ankara’nın çözüm arayışlarında yeri olmaması, ayrıca Türkiye’de dış politikanın iç politikanın bir uzantısı haline gelmiş olması nedeniyle ABD ve Rusya’ya “meydan okuyormuş” izlenimi yaratan bu tür açıklamaları yapmanın bir “getirisi” olmayabilir, ama bir maliyeti de yok.
Zaten kimsenin, Suriye konusunda hiçbir tahmini doğru çıkmayan Türkiye’nin görüşlerini ciddiye aldığı da yok. Sinirlioğlu’nun geçen hafta Rus meslektaşı Sergey Lavrov ile Soçi’de yaptığı görüşmede neler söylediğini bilmiyoruz, ama görüşme sonrasında Lavrov’un yaptığı açıklama manidardı.
Rus basınına konuşan Lavrov, Esad’ın kaderini Suriye dışından başkalarının tayin edemeyeceğini, Esad’ın gitmesiyle terörizmin duracağına dair beklentinin ise “hayalperest” olduğunu söylemesi, Sinirlioğlu’nun Moskova üzerinde ne denli etkin olduğunu göstermeye yetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yarın başlayacak Moskova ziyaretinden de farklı bir görüntünün çıkması beklenmiyor. Fakat Rusya’nın tutumu başından belli olduğu için, Ankara’yı asıl rahatsız eden bu değil, Washington’un da Esad konusunda baklayı yavaş yavaş ağzından çıkarıyor olması.
Peki, Ankara’nın bu konuda Washington’u ikna etmesi kapasitesi var mı? ABD’de yönetim içinde ve dışında birçok etkin ismin, Türkiye’nin Suriye’de Sünni endeksli ve Kürt karşıtı amaçları olduğuna hâlâ inanıyor olduğu düşünülürse, bu sorunun yanıtı malum.
Esad konusunda ABD’ye kızan Türkiye, örneğin IŞİD’e karşı açtığı İncirlik’i tekrar kapatabilir mi? Bunun yanıtı da malum olsa gerek.
Özetle Ankara seyrediyor, Esad zemin kazanmaya devam ediyor.

Yazarın Son Yazıları

Kahraman’ın sözleri yararlı oldu

Kahraman’ın sözleri yararlı oldu

Devamını Oku
29.04.2016
Gül’ün adı niçin yok?

Gül’ün adı niçin yok?

Devamını Oku
26.04.2016
Dış politikada demagojiye devam...

Dış politikada demagojiye devam...

Devamını Oku
22.04.2016
Çağdaşlık treni kaçıyor

Çağdaşlık treni kaçıyor

Devamını Oku
19.04.2016
Erdoğan’ın istediği sonucu alması zor görünüyor

Erdoğan’ın istediği sonucu alması zor görünüyor

Devamını Oku
16.04.2016
Batı'nın tonu giderek sertleşiyor

Batı'nın tonu giderek sertleşiyor

Devamını Oku
15.04.2016
Türkler Preet Bharara’yı niçin bu kadar çok seviyor?

Türkler Preet Bharara’yı niçin bu kadar çok seviyor?

Devamını Oku
12.04.2016
Akılcı perspektiflerin kaçınılmaz zorunluluğu

Akılcı perspektiflerin kaçınılmaz zorunluluğu

Devamını Oku
08.04.2016
Erdoğan’ın ABD ziyareti

Erdoğan’ın ABD ziyareti

Devamını Oku
05.04.2016
Erdoğan’a diplomatik ‘mukabele-i bilmisil’

Erdoğan’a diplomatik ‘mukabele-i bilmisil’

Devamını Oku
01.04.2016
Erdoğan sevmese de diplomasi kuralları değişmez

Erdoğan sevmese de diplomasi kuralları değişmez

Devamını Oku
29.03.2016
Belçika’yı topa tutarken kendi zafiyetlerimizi unutmayalım

Belçika’yı topa tutarken kendi zafiyetlerimizi unutmayalım

Devamını Oku
25.03.2016
Ülkenin gidişatı hiç de parlak değil

Ülkenin gidişatı hiç de parlak değil

Devamını Oku
22.03.2016
Anlaşmayı ciddi zorluklar bekliyor

Anlaşmayı ciddi zorluklar bekliyor

Devamını Oku
19.03.2016
Liderler ‘yıkım senaryolarından’ medet ummamalı

Liderler ‘yıkım senaryolarından’ medet ummamalı

Devamını Oku
18.03.2016
Gün elbirliği ile çözüm arama günüdür

Gün elbirliği ile çözüm arama günüdür

Devamını Oku
15.03.2016
Mülteci anlaşmasının ‘getirisi’ ve ‘götürüsü’

Mülteci anlaşmasının ‘getirisi’ ve ‘götürüsü’

Devamını Oku
11.03.2016
Davutoğlu’nun İran ziyareti...

Davutoğlu’nun İran ziyareti...

Devamını Oku
08.03.2016
PYD’nin durumu sanıldığı kadar sağlam görünmüyor

PYD’nin durumu sanıldığı kadar sağlam görünmüyor

Devamını Oku
04.03.2016
Gerçek gazetecilere karşı yürütülen algı operasyonu

Gerçek gazetecilere karşı yürütülen algı operasyonu

Devamını Oku
01.03.2016
Yoksa AKP Sünni Araplara güvenmiyor mu?

Yoksa AKP Sünni Araplara güvenmiyor mu?

Devamını Oku
26.02.2016
Etrafımızdaki çember daralıyor

Etrafımızdaki çember daralıyor

Devamını Oku
23.02.2016
Ortadoğu bataklığına sürüklenmemeliyiz

Ortadoğu bataklığına sürüklenmemeliyiz

Devamını Oku
19.02.2016
Umarız ‘büyüklerimiz’ ne yaptıklarını biliyorlar

Umarız ‘büyüklerimiz’ ne yaptıklarını biliyorlar

Devamını Oku
16.02.2016
AKP’nin Türkiye için yarattığı Suriye hezimeti

AKP’nin Türkiye için yarattığı Suriye hezimeti

Devamını Oku
12.02.2016
Suriye gerçeğini ‘Eyli meyli’ çıkışlarla anlamak mümkün değil

Suriye gerçeğini ‘Eyli meyli’ çıkışlarla anlamak mümkün değil

Devamını Oku
09.02.2016
Erdoğan'a sitemden başka seçenek kalmadı

Erdoğan'a sitemden başka seçenek kalmadı

Devamını Oku
05.02.2016
Rusya ile çatışma olasılığı yabana atılamaz

Rusya ile çatışma olasılığı yabana atılamaz

Devamını Oku
02.02.2016
Türkiye’nin PYD baş ağrısı bitmiş değil

Türkiye’nin PYD baş ağrısı bitmiş değil

Devamını Oku
29.01.2016
Türkiye’nin PYD sınavı

Türkiye’nin PYD sınavı

Devamını Oku
27.01.2016
Biden ziyareti anlaşmazlıkların altını çizdi

Biden ziyareti anlaşmazlıkların altını çizdi

Devamını Oku
26.01.2016
Davutoğlu’nu dinleyen var mı?

Davutoğlu’nu dinleyen var mı?

Devamını Oku
22.01.2016
Davutoğlu’nun çıktığı Avrupa turunun arka planı

Davutoğlu’nun çıktığı Avrupa turunun arka planı

Devamını Oku
19.01.2016
‘Akıllı dış politikanın’ kaçınılmaz önemi

‘Akıllı dış politikanın’ kaçınılmaz önemi

Devamını Oku
15.01.2016
AKP ‘coğrafyanın intikamı’ ile tanışıyor

AKP ‘coğrafyanın intikamı’ ile tanışıyor

Devamını Oku
12.01.2016
Türkiye adına kim konuşuyor?

Türkiye adına kim konuşuyor?

Devamını Oku
08.01.2016
Türkiye Cumhuriyeti’nin içine düşürüldüğü vahim durum

Türkiye Cumhuriyeti’nin içine düşürüldüğü vahim durum

Devamını Oku
05.01.2016
Dış politikada zor bir yıl bekliyor bizi

Dış politikada zor bir yıl bekliyor bizi

Devamını Oku
01.01.2016
Bölge yeniden şekillenirken Türkiye’nin rolü ne olacak?

Bölge yeniden şekillenirken Türkiye’nin rolü ne olacak?

Devamını Oku
29.12.2015
Amerika’daki Donald Trump vakıası

Amerika’daki Donald Trump vakıası

Devamını Oku
25.12.2015