AİHM kararına uymak anayasa emridir
Orhan Bursalı
Son Köşe Yazıları

AİHM kararına uymak anayasa emridir

28.12.2020 07:00
Güncellenme:
Takip Et:

Evet, “Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Selahattin Demirtaş hemen serbest bırakılmalı kararı bizi bağlamaz” lafları boştur. Kim söylerse söylesin, boş laftır. Yani anayasamızda yazılı 90. maddede AİHM kararlarının (milletlerarası anlaşmaların) kanun hükmünde olduğu belirtiliyor ve üstelik bu anlaşmaların anayasaya aykırılığı için Anayasa Mahkemesi’ne bile başvurulamaz deniyor.

Eğer açık bir aykırılık varsa, AİHM kararları geçerlidir; yapılacak şey, anayasanın ve yasaların buna göre yeniden düzenlenmesidir. Nitekim Türkiye çeşitli dönemlerde bu uyumu sağlamıştır, anayasa ve yasa maddelerini değiştirmiştir.

Uymuyoruz, bizi bağlamaz sözleri, anayasayı çiğnemektir.

Biliyoruz ki bu iktidar çeşitli dönemlerde anayasanın amir hükümlerine uymamakta direnmiştir. İktidara bağlı alt mahkemeler bile bizim anayasa kararlarını tanımazken, iktidarın AİHM kararlarına “hadi oradan..” tepkisi de normaldir.

Doğrusu tersi olsaydı şaşırır, sevinir ve “Hey ne oluyor” diye sorardım!

Hukuki olmayan siyasi söylem

Demirtaş teröristtir, şu kadar kişinin katilidir..” sözleri hukuki değil, siyasidir; Demirtaş ve HDP’yi bir zamanlar dost ve müttefik olarak kabul eden, dahası onların oyuyla başkan seçilmeyi planlayan iktidar ve yandaşlarının, şimdi siyaset değişince kin ve nefretlerinin ana öznesi yapmasından kaynaklanıyor.

Teröristtir”, hukuki ve kesin bir mahkeme ve yargılama sonucu bir karar olabilir.

Siyasilerin peşinen “terörist ve katil” damgası vurması, mahkemelere de verilen bir talimattır, demokratik hukuk devletinde bu işler tamamen adil yargılamalara ve özgürce karar verecek mahkemelere bırakılır.

Ama Türkiye’de bu iki durum da yoktur.

Özellikle siyasetin ateşli konuları, yarar - zarar kazanç hesapları göz önüne alındığında ve söz konusu olduğunda, bahis konusu bile edilemez.

İşinize nasıl gelirse öyledir

HDP kapatılmalı diye bastıranlar, bu konuda Yargıtay’a bile başvurmuyor, süreci çalıştırmıyor ama hukuki olmayan ortamda bol bol ticaretini, propagandasını yapıyorlar.

AKP sözcüleri, “Parti kapatmalar geçti..” diyor. Küçük ortağının isteğine karşı çıkıyor. Ama HDP ve liderini şeytanlaştırıyor. Evet, HDP’nin politikalarıyla derin fikir ayrılıklarınız olabilir. Türkiye’nin çok çektiği terörü lanetleme konusunda henüz umut verici davranmadığını saptayabilirsiniz ama Türkiye’nin bir anayasal- hukuk devleti olma özelliklerine şiddetle uymak zorundasınız.

İşinize geldiği zaman terör örgütünün liderinin kardeşini TV’ye çıkarıp belediye seçimlerinde oy isteyeceksiniz, işinize gelmediği zaman da hayatı haksız hukuksuz dar edeceksiniz.

50 yıldır yerinde sayan ülke

Aslında bugünkü yazımda vurgulamak istediğim ana nokta, Türkiye ta 1949’da Avrupa Konseyi’ne, belirli evrensel idealler uğruna kurucu üye olarak katılmasına, 1950’de Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne imza koymasına ve daha sonra Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne taraf olmasına rağmen, yarım asırdır, hâlâ 1949 öncesinde bocalamaktadır.

Türkiye’yi 50’den beri yöneten yüzde 90’dan fazla sağ iktidarlar süreciyle geldiğimiz nokta, hak ve özgürlükler, adil yargılama, hukukun üstünlüğü, yargının tarafsız ve bağımsızlığı konusunda yerinde saymaktadır.

İktidarın elinden gelse, Avrupa Konseyi’ne üye olmanın tüm yükümlülüklerinden bir an önce kurtulacak, hukuk da anayasa da benim, ne istersem odur özgürlüğüne kavuşacaktır. Evrensel temel hakları, anayasayı adeta ayaklarına vurulmuş bir zincir olarak görüyorlar.

Ama bunu yapmaları adeta imkânsıza yakındır.

Tüm yasaları, anayasayı değiştirmeleri gerekir yeniden. Hangi güçle?

Ayak diretenler iktidarı

Her bakımdan Avrupa’ya dünyaya muhtaç bir iktidar.. Tek yaptığı, ülkeyi ekonomik krizin dibine sürükleyince, “Avrupa Birliği’nin bir parçasıyız, reformları yapacağız” demek oluyor.

Demokrasi ve hukuk reformlarını yapmak zorundalar demiştim yakın zamanda. Ama ayak diretiyorlar. Bütçeden sonra Meclis’e gelecek demişlerdi, şimdi ise “Bu yıl reform yılı olacak” diyorlar.

Acaba nasıl olur da bu baskı rejimiyle ekonomiyi ayağa kaldırırız gibi, olmayacak bir beklenti içindeler. Otoriterin aklında fikrinde hep bu vardır.

Kaldıramazsınız, üstelik yüksek faizlerle alacağınız borçlarla ülkeyi daha bataklığın dibine sürüklersiniz, ödenemez borçlar batağına.

Her anınız, ülkeye yüksek fatura olarak geri dönüyor.

AKP’nin tek adamlık sistemi, ülkeye gelmiş en kötü sistemdir.

Siyasi, ekonomik ve toplumsal hayata büyük kötülük olarak varlığını sürdürüyor.

Yazarın Son Yazıları

Marmara depremine yeni bir bakış var

Fay parçalar halinde kırılacak ve maksimum deprem büyüklükleri ancak 7.3’e ulaşabilecek.

Devamını Oku
15.01.2026
İran rejimi bölgeyi ateşe atabilir, Türkiye’ye etkileri ne olur?

İran’da molla rejimine karşı protestolar durmuyor, çok sayıda ölü var, yüzlerle ifade ediliyor.

Devamını Oku
13.01.2026
Yanardağ’dan Aysever’e... Suskunluğun anatomisi

Merdan’ı (Yanardağ) neredeyse hiçbir suçlama yöneltmeden içeri atma, üstelik Tele1 televizyonuna el koyma cesaretinin hüküm sürdüğü bir ülkede yurttaş güvenliğinin çok yönlü olarak risk altında (uzun süredir!) olduğunu söylemek bile artık bir cesaret denemesi mi olur?!

Devamını Oku
12.01.2026
Orta sınıfın düşüşü

Bu yılın gözde dizisi Kralın Düşüşü gibi oldu ama kastettiğim İpek Özbey ile Onur Alp Yılmaz’ın hazırladıkları kitap.

Devamını Oku
11.01.2026
Aziz Sancar’dan büyük bir başarı daha: Beyin kanserini farelerde yok ettiler

İki üç kez yazmıştım, Aziz Hoca, hızlı ilerleyen ve ölümcül bir beyin kanseri türü olan Glioblastoma’nın tedavisine yönelik çok ciddi bir yöntem geliştirdi ve ilk erken sonuçlar bu tedavinin mümkün olabileceğine ilişkin önemli umutlar doğurdu, diye.

Devamını Oku
08.01.2026
Askeri güç ile siyaset: Geleceği olabilir mi? Avrupa- Çin dayanışması

Bence Trump, bugünkü dünyada pek de geleceği olmayan bir siyaset dönemi başlattı.

Devamını Oku
06.01.2026
Dünyada her şey çöktü, kendini korumak bile ne kadar mümkün?

“Önce Amerika”, “En büyük Amerika” sloganları bugün yaşadıklarımıza (Venezüella’ya baskın) ve arkasından yaşayacaklarımıza ilişkin her şeyi açıklıyordu.

Devamını Oku
05.01.2026
İran’da rejimin tek çıkış yolu nükleeri iptal etmek mi?

En sonunda İranlılar, ekonomik çöküşe başkaldırdılar.

Devamını Oku
04.01.2026
Ekonomik panoramada kısa gezinti ve utanmazlık skalası tartışması

Ekonomik tablo yıllardır felaket.

Devamını Oku
30.12.2025
HÜDA PAR/DEM/İmralı el ele Kürt karanlığına

AKP, Türkiye ve Ortadoğu’da Kürdistan isteyen pankürdist, geçmişi karanlık HÜDA PAR’ı, 4 milletvekili vererek Meclis’e soktu.

Devamını Oku
29.12.2025
Hey Türkler, Anadolu, Trakya, savaşı kaybettiğinizden haberiniz var mı?

Kürt meselesini çözüm komisyonu sanki çıkmaza girdi gibi.

Devamını Oku
28.12.2025
Çin’in başarısının sırrı: Yüz binlerce genç mühendis

Anımsıyorum, 6-7 yıl önce Amerikan üniversitelerini bitiren fen alanlarında mühendislerin sayısı muhtemelen 400 bin kadar olduğuna ilişkin bir istatistiğe hayret etmiştim.

Devamını Oku
25.12.2025
Çin, 20 yılda kritik teknoloji araştırmalarının yüzde 90’ında öncü

Yukarıdaki başlık bana ait değil, dünyanın en önemli iki bilim dergisinden biri olan NATURE’a ait.

Devamını Oku
23.12.2025
6 yıllık ‘Manhattan Projesi’ ile Çin ABD tekelini kırdı

Bu proje İkinci Dünya Savaşı’nı bitiren atom bombası üretme projesi değil.

Devamını Oku
22.12.2025
Anket sonuçlarına ne kadar güvenmeli?

Onlarca anket önümüze geliyor ve buna göre yorumlar yapıyoruz.

Devamını Oku
21.12.2025
13 yıl öncenin büyük öngörüsü gerçekleşiyor mu?

Kaybettiğimiz Doğan Kuban Hoca’nın seçme yazılarına her hafta Herkese Bilim Teknoloji dergisinde yer veriyoruz.

Devamını Oku
18.12.2025
Ankara’nın F-35 rüyası bitti veya çok bedel ödemesi gerekir

Hayır, ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Barrack’ın F-35 konusunda verdiği yanıta dayanarak Ankara bu uçakların rüyasını bile göremez demiyorum.

Devamını Oku
16.12.2025
Bu anlaşmayı kim ‘Feshet’ dediyse suçlu o! Suriye tek mi olacak çok mu?

Bütün mesele bu. Derinden bir savaş veriliyor, bir varlık ve yokluk savaşı bu, olmak mı olmamak mı...

Devamını Oku
15.12.2025
Bu övgünün ardında ne var?

Şam hükümetini ve Suriye’yi kimler zayıf bırakarak dış güçlerin sürekli müdahalesine açık bir ülke konumunda tutmak istiyor sorusu çok önemli ama bugün Trump’ın Erdoğan’a olan büyük sevgisinin arka planında ne var sorusuyla başlayacağım.

Devamını Oku
14.12.2025
Tarihe geçecek diploma iptali davası Dreyfus’u gölgede bırakır

Bir ülke, bir iktidar, bir hukuk, bir yargı düşünün ki topluca hareketle bir kimsenin 31 yıl önce aldığı üniversite bitirme diplomasını geçersiz saysın ve iptal etsin.

Devamını Oku
11.12.2025
‘Bana uy, seni tekrar büyük yapacağım, yoksa yok olacaksın’

Trump yönetiminin hazırladığı Milli Güvenlik Stratejisi (Belgesi) büyük tartışma yarattı, özellikle Avrupa’ya ilişkin bölümleri. Trump karşıtı Amerikan medyası ve entelektüel yazarlar, Trump Avrupa’yı adeta düşman olarak görüyor yorumunu yaptılar.

Devamını Oku
09.12.2025
Ümmet mi millet mi? Av kim, avcı kim?

Bakın ne buldum.

Devamını Oku
07.12.2025
Şu 29 maddeye noldu ey komisyon? Yanıt: DEM istemedi!

CHP, “Öcalan’a serbestlik, anayasa değişikliğine DEM desteği, PKK’ye ülkede siyaset yapma özgürlüğü” komisyonuna katılırken demokratikleşme olmadan Kürt sorunu çözülmez diyerek 29 maddede bir paket sunmuştu, hatırlatmak istedim özetle de olsa...

Devamını Oku
04.12.2025
Ümmet: Parçalanmış bir Türkiye

Dünkü yazımın sonu “Peki niye şimdi ümmet” sorusuyla bitiyordu. Yer darlığından yanıtı yoktu.

Devamını Oku
02.12.2025
İmralı ve PKK’nin ‘ümmetçi Türkiye’ söyleminin anlamı ne?

Bugüne kadar seküler parti havası basan Kürt milliyetçi siyasal hareketini bir süredir “ümmet” heyecanı bastı.

Devamını Oku
01.12.2025
CHP’yi kurultay sonrası çok zor bir dönem bekliyor

CHP programını yeniledi, parti meclisini 80 kişiye çıkararak kapsayıcılığını ve halk nezdinde temsiliyetini artırdı, büyük bir inançla Özgür Özel iktidara geleceklerini söyledi.

Devamını Oku
30.11.2025
Adeta yargısız infaz kararı

Evet Fatih Altaylı’ya verilen 4.2 yıllık mahkûmiyet kararı, sözlerinde açık bir tehdit asla olmayan ve doğrudan cumhurbaşkanını hedef almayan, ana fikri Türk halkının seçimlerde oy kullanmayı artık çok sevdiği ve bundan asla vazgeçmeyeceği idi.

Devamını Oku
27.11.2025
DEM’in kaçırdığı, CHP’nin yapması gereken

CHP’nin “çözüm” komisyonuna katılırken verdiği sözü tutması iktidar kanadını ve bu kanada eklemlenenleri rahatsız etti.

Devamını Oku
25.11.2025
Yeni seçim ittifaklar olasılığına bir bakış ve sırat köprüsünde yürüyenler

Dünkü yazımın sonunda şu cümleler vardı: Süreç zaten yeni ittifaklar yaratacak ortama itildi.

Devamını Oku
24.11.2025
Neden İmralı dayatması? Çünkü sürecin lideri!

Evet, apar topar ve medyaya kapalı bir toplantı ile milletvekillerinden oluşan ve 5 kişi olacağı söylenen bir heyet, İmralı Adası’na gidecek.

Devamını Oku
23.11.2025
İddianamede yaldızlı bir casus öyküsü

İddianamede Eylem 13 başlığı altında çok ciddi bir iddia var:

Devamını Oku
17.11.2025
Burası Türkiye abicim, yarın ne olacağını kestirmek zor

AKP çok şükür kendinden önceki sağcı iktidarların izinden giderek ülkeyi, geçmişe kıyasla en büyük ekonomik çöküşe ve yoksullaşmaya itti.

Devamını Oku
16.11.2025
Olağanüstü döneme olağanüstü iddianame

4 bin sayfalık iddianame mi olurmuş?

Devamını Oku
13.11.2025
Millet, ‘dâhi adam’ın bu topraklardan çıkmasının gururunu yaşıyor

AKP’den önce 10 Kasım’larda sirenler çaldığında köprüde, caddelerde sokaklarda durmayan araçların ve yayaların sayısı hatırı sayılır ölçüde fazlaydı.

Devamını Oku
11.11.2025
Cumhuriyetin temeli ve Ata’nın bize mirası 3+2 altın anahtar

Bugün büyük Türk’ü anıyoruz.

Devamını Oku
10.11.2025
Üniversite diploması ne kadar değerli

ABD’de Gallup’un ağustos ayında gerçekleştirdiği anket ilginç sonuçlarıyla tartışma yarattı...

Devamını Oku
09.11.2025
Mesele salt İmamoğlu değil, yenilikçilik ve yerellik

Ekrem İmamoğlu’na casusluk suçlamasının hemen ardından oğlu ve babasının sorguya çekilmesine sıra geldi.

Devamını Oku
06.11.2025
Ahmet Türk ve hayal alemi

DEM heyeti ile cumhurbaşkanı arasında son yapılan ve sonucu merakla beklenen görüşme üzerine bir açıklama beklerken cumhurbaşkanı hukuk başdanışmanlarından Mehmet Uçum merakımızı giderdi.

Devamını Oku
04.11.2025
İstanbul ‘iş bilmez kadir bilmezler’in mi elinde? Peki ‘Biz ihanet ettik’ kim dedi?

Cumhurbaşkanı, İstanbul’un en değerli havaalanı Atatürk Havaalanı’nın yıkılarak yerine yapılan “millet bahçesi”ni ziyaret etmiş ve “İstanbul’umuzu iş bilmez, kadir kıymet bilmez, tarih ve medeniyet şuurundan yoksun kifayetsizlerin insafına terk etmiyoruz. İstanbul bizim göz bebeğimizdir. Bu aziz şehrin bir fetret devri daha yaşamasına gönlümüz asla razı değil” demiş.

Devamını Oku
03.11.2025
Bayrampaşa’ya çökme, genel seçimlerin provası mı?

Bayrampaşa Belediyesi’ni “ele geçirme eylemi” tam bir milli iradeyi hava cıva gören bir iktidar anlayışının tipik örneğidir.

Devamını Oku
02.11.2025