Rusya ne yapacak? Bugüne kadar yaptığını...

08 Ekim 2020 Perşembe

Ermenistan’ın Azerbaycan’a saldırısı ile başlayan Güney Kafkasya’daki yeni süreç 12. gününü doldurdu. 

Azerbaycan, 30 yıl önce Sovyetler Birliği’nin çöküşü sonrasında Ermenistan tarafından işgal edilen Dağlık Karabağ’ı kurtarmak için başlattığı harekâtı sürdürüyor. 

Türkiye, AKP, CHP, İYİ Parti ve MHP’nin ortak bildirisiyle Azerbaycan’ın yanında olduğunu ilan etti.

Tüm tarafların yanıtını aradığı soru şu:

Rusya ne yapacak?

Bunun için uzun uzun düşünmeye, kapalı kapılar arkasını görmek için çabalamaya gerek yok. Yanıt basit:

Bugüne kadar yaptığını yapacak!

Genel olarak Sovyetler’in Aralık 1991’de “kansız” çöktüğü vurgulanır. Ancak Kafkaslar’ı bu tanımın dışında tutmak gerekir. Baltık, Doğu Avrupa ve Orta Asya’nın aksine Kafkaslar, 30 yıldır yükselip alçalan çatışmalarla, sorunlarla yaşıyor. 

Rusya, ne pahasına olursa olsun, Kafkaslar’dan vazgeçmiyor. Gerek kendi toprakları içindeki Kuzey Kafkasya’da gerekse Azerbaycan, Gürcistan, Ermenistan’dan oluşan Güney Kafkasya’da o kadar kanlı çatışmalar oldu ki Rusya tüm kara gücünün beşte birini bu bölgede tutmak zorunda kaldı.

*** 

Azerbaycan’ın bu kez daha hazırlıklı bir şekilde Dağlık Karabağ’ı istediği görülüyor. Buna vurgu yaparken “30 yıl önceki Azerbaycan değiliz” diyorlar. Doğru... Sovyetler yıkıldığında Azerbaycanlı muharip subay sayısı 8’di. Bu rakam Ermenistan’da yüzlerleydi. Şimdi Azerbaycan ordusu var. 

Şunu da unutmamak gerek: Rusya da 30 yıl önceki Rusya değil. O günden bugüne kurduğu mekanizmaların ikisini paylaşalım...

2000’lerin başında Belarus, Ermenistan, Kırgızistan, Türkmenistan, Tacikistan’ı da içine alan Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü’nü kurdu. Buna göre bu ülkelerden birine dışarıdan bir saldırı olursa hepsine yapılmış sayılacak. Ermenistan, Azerbaycan’ın topraklarına füze atıp karşılık vermesini sağlamak ve Bakû’yu bu konuma sokmak istiyor.

ABD’nin Irak’ta kullandığı “özel güvenlik şirketi” Blackwater’a karşılık Rusya da Wagner’ı kurdu. 5-6 yıllık bir geçmişi olduğu bilinen Wagner adı, Hitler’in sevdiği besteciden geliyor olması durumu daha ilginç hale getiriyor. Rusya, bu gücü yakın geçmişte Suriye ve Ukrayna’da kullandı. Kırım’ın Ukrayna’dan koparılıp Rusya’ya bağlanması sürecinde de “özel şirket ordusu” görünümlü Wagner timleri adını duyduk.

ABD politikaları çevresinde oluşan yeni dünyaya göre kendisini konuşlandıran Rusya, Wagner grubunu “közden kestaneleri almak için” kullanıyor.

***

Ermenistan’da halen 5 bin askeri bulunan, bütün Ermeni topraklarını kendine ait bir üs gibi kullanan Rusya’nın son gelişmeler karşısında hiç tavır koymayacağını söylemek olanaksız. 

Şu aşamada uzak olasılık gibi duruyor ama Wagner timlerinin yarı karanlık işler için kullanıldığını unutmamak gerekiyor.

Aliyev’le Putin dün konuştu. Haberinin ikinci cümlesi şuydu:

Putin endişeli olduğunu söyledi!

Her yere çekilebilecek bir cümle.

Rusya’nın en çok isteyeceği, gerilimin devamıdır.

Rusya, bu süreci sadece Ermenistan yönetimini değiştirmek için kullanmakla yetinmez. Bölgede etkinliğini daha da artırmanın, ABD ve NATO’ya, “buralara ayak basma” demenin zemini yapmak da hesaplar içinde olabilir.

Azerbaycan, deneyimlerinin de ışığında diplomasiyi elden bırakmamaya, Rusya’yı dengede tutmaya çalışıyor. Bunu sürdürürken başta Orta Asya ülkeleri olmak üzere destekçilerini artırması, Ermenistan’ın propaganda gücünü göğüslemesi gerekiyor.


Yazarın Son Yazıları

Kılavuzu ABD olanın... 25 Kasım 2020
11 Mart’a dönüş! 19 Kasım 2020
40. yıl! 11 Kasım 2020
Nasıl bir Bayraklı? 5 Kasım 2020