Jale Özgentürk

Umut tüketen model

04 Şubat 2022 Cuma

Hazine Bakanı Nureddin Nebati, nisana kadar “enflasyonu yüzde 50’ye sabitledi” ve “Umarım yanılmam” dedi. Vatandaşın güveni dipte, üçte ikisi geleceğinden ümidini kesmiş durumda. 

Son günlerde yayımlanan kamuoyu araştırmalarında vatandaşın ana gündemi hayat pahalılığı ve yoksullaşma olarak çıkıyor. Elektrik, doğalgaz, market faturalarıyla çarpılan vatandaş için son derece doğal tabii. Önceki gün yayımlanan İPSOS’un anketinde de toplumun yüzde 76’sının ana sorunu “hayat pahalılığı” oldu.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun geçen ay yüzde 21.31’den yüzde 36.08’e çıkardığı enflasyon, ocak ayında 20 yılın zirvesine çıktı, yüzde 48.69’a fırladı. Üretici fiyatları endeksi ise yüzde 93 ile üç haneye bir adım kaldı ve 1995’ten sonra yeniden yüksek enflasyon korkusunu başlattı.  

Fiyat artışlarının önümüzdeki aylarda etkisini sürdüreceğini, en yetkili ağız Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati dün “Nisan ayına kadar enflasyon yüzde 50 civarında olur. Umarım yanılmam” sözleriyle açıkladı.

Nebati söylemiyor ama yanılacağının farkında...

TÜİK’e alternatif enflasyon oranları açıklayan Enflasyon Araştırma Grubu’nun (ENAG) oranı ise yüzde 114.87. ENAG mı doğru TÜİK mi? ENAG metodolojisi bilinmediği için eleştiriliyor. Peki hayatın gerçekleri ne diyor? Kendi faturalarımdan bir kaç rakamla hatırlatayım:

“Aralık 2020’de 6.40 TL’ye aldığım yoğurt bugün 20.52 TL, 5.19 TL olan süt 12.95 TL, 111.74 TL olan tüpgaz 238 TL, 5.78 TL olan makarna 11.00 TL,  16.06 TL olan ayçiçeğiyağı ise 34.45 TL...”

Elektrikte yüzde 127 zammı, doğalgaz, akaryakıt zamlarını, bu zamların sebze meyveye yansımasını unutmayalım.   

Twitter’da makyajlı rakamlar açıklayan TÜİK’e değil de ENAG’a saldıranlara soruyorum. Sizin hissettiğiniz enflasyon kaç?

Ben halkın hissettiği enflasyonu söyleyeyim, yüzde 100’ün üzerinde...

KONDA Türkiye’nin önemli bir kamuoyu araştırma kurumu. Genel Müdür Bekir Ağırdır’a son günlerde vatandaşla yaptıkları görüşmelerin analizini sordum. Halkın hissettiği yüzde 100 oranını da yaptıkları araştırmalara dayanarak söylüyor. Vatandaşın çarşıda pazardaki gelişmelerle, faturalarla dehşet içinde olduğunu ekleyen Ağırdır, “Vatandaş önünü göremiyor. Üstelik yüzde 80 daha kötü günler yaşanacağını söylüyor. Halkın yüzde 80’i gelecek 5 yıldan da umutsuz” diyor.

MAAŞLAR MUM GİBİ ERİDİ

Enflasyon demek yoksullaşma demek. Geçen ay yapılan maaş zamları şimdiden eridi gitti. Asgari ücret açlık sınırının altına düştü bile. 

Türkiye artık enflasyonda en yüksek 10 ülke arasında. 

 Dünyada büyük bir enflasyon dalgası yaşanırken, gıdadan enerjiye büyük fiyat artışları ve tedarik sorunları yaşanacağı ortadayken AKP’nin gerçekçi bir antienflasyonist politikaya geçmesi şart. Aksi takdirde tartışılan “hiperenflasyon” hiç de uzak bir ihtimal görünmüyor.

ARJANTİN’İ GEÇTİK!

Hakan Kara’nın hesabına göre Türkiye’nin ocak ayı TÜFE verisiyle birlikte, işsizlik ve enflasyonu kapsayan “Sefalet Endeksi”nde Arjantin’i de geçtiği ortaya çıktı.

ÇALIŞANLAR ÇOK KIRGIN!

Katar sermayeli Alternatif-bank’ın zarar ettiği gerekçesi ile 1000’e yakın çalışanına yaptığı enflasyonun altında kalan zamlara tepki sürüyor. 680 milyon dolara alınan bankanın finansal hedeflerine kur ve faiz oynaklıkları nedeniyle ulaşamamasının faturası bazılarına hiç zam yapılmayarak çalışanlara ödetiliyor. Yöneticilerinin tüm gayretleriyle 13 milyon TL kâr ettiği bankanın Katarlı sermayedarları ve Sayın Joseph Abraham, ekonomik krizle zaten yoksulluk sınırının altında yaşayan çalışanlar memnun olmazsa hedefleriniz tutar mı?



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları


Günün Köşe Yazıları