Maalesef Üniversitesi!

30 Mayıs 2020 Cumartesi

12 yaşındaki kız çocuklarının “mükemmel vücutları” ile “çocuk doğurmak için ideal” olduklarını söyleyen Muttalip’in, AKP iktidarının YÖK Başkanlığı’na atadığı Yusuf Ziya Özcan döneminde “doçent”, Yekta Saraç döneminde de “profesör” olduğunu yazmış; Muttalip’i “AKP dönemi üniversitelerinin yere göğe sığdıramadıkları”nı anlatmaya çalışmıştık.

YÖK Basın Danışmanı aradı. YÖK’ün doçentlik ve profesörlük atamalarına karışmadığını anımsattı ve üniversitelerden Muttalip gibilerin de maalesef çıkabildiğini aktardı.

Danışmanını bize aratan YÖK Başkanı Yekta Saraç da, AKP döneminde maaleseflerin bir rastlantı olmadığının ayrımında mıdır, bilemeyiz.

AKP dönemi üniversitelerinden birkaç örnek vermekle yetineceğiz:

Cumhurbaşkanı’na itaat etmek farz-ı ayn’dır. İtaat etmemek savaştan kaçmak gibi haramdır” diyen Prof. Dr. Ramazan Taşaltın, Harran Üniversitesi Rektörü yapılmıştır.

Teyze kızı, amca kızı, hala kızı, dayı kızı, hepsi caiz olan evliliklerdir” diyen Nihat Hatipoğlu, Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Rektörlüğü’ne getirilmiştir.

Görücü usulüyle kız istemeye giden bir kişinin abladan vazgeçip kardeşine talip olabileceği” fetvasını veren AKP’nin “akil adamıHayrettin Karaman’ın damadı, Prof. Dr. Ahmet Saim Kılavuz Uludağ Üniversitesi Rektörlüğü’ne atanmıştır.

Cahil ve okumamış halka daha çok güvendiğini açıklayan Prof. Dr. Bülent Arı, Sabahattin Zaim Üniversitesi Rektör Yardımcısı olmuştur.

İzmirlilere “Bu kadar mı haysiyetsiz gâvur olunur, azıcık efendi gâvur olun” diyen Zekiye Çomaklı’nın oğlu, Prof. Dr. Şafak Ertan Çomaklı Anadolu Üniversitesi Rektörlüğü’ne seçilmiştir.

Kanserden ölen Neslican Tay’ın ölümü üzerine “Neslican kızımız seküler dünyasallaşma rüzgârına kapılmasaydı, hastalığı düşman gibi görmezdi” diyen Prof. Dr. Nevzat Tarhan Üsküdar Üniversitesi Rektörlüğü’ne oturmuştur…

Üniversitede işte böyle bir dönem yaşanmaktadır. Maalesef!

Demokrasi Havarileri İçin

27 Mayıs’ın yıldönümünde övgüyle anılan Demokrat Parti iktidarı döneminden kimi anımsatmalar:

Yıl 1954: Gazeteci Cemal Sağlam 65 ay, Fuat Arna 8 ay hapse mahkûm oldu. Bedii Faik tutuklandı. 79 yaşındaki Hüseyin Cahit Yalçın cezaevine konuldu.

Yıl 1955: CHP’nin Lozan Antlaşması’nı kutlama toplantısı yasaklandı. CHP Genel Sekreteri Kasım Gülek, Zonguldak’ta işçilere yaptığı konuşma nedeniyle tutuklandı. İstanbul’da Rumların dükkânlarına, evlerine, kiliselerine ve mezarlıklarına saldırıldı.

Yıl 1958: Menderes, muhalefeti “…şunu bunu yapacağız derlerse demokrasiye paydos olacaktır” diye tehdit etti.

Yıl 1959: Uşak’ta, Topkapı’da, Çanakkale’de, Konya’da, Kayseri’de İsmet İnönü’ye ve CHP’lilere saldırıldı, onların hayatlarına kastedildi. DP’li İbrahim Arvas, “Bir fesat ve melanet yuvası haline gelen CHP’yi kapatın” diye bağırdı.

Yıl 1960: DP Grubu, CHP’nin “hücre örgütü kurduğu, silahlandığı, isyan hazırladığı” gerekçesiyle Meclis’te Tahkikat Komisyonu kurdu. Cumhurbaşkanı Celal Bayar, Prof. Dr. Ali Fuat Başgil’e, “Şimdi tenkil (topluca ortadan kaldırma) zamanıdır” dedi.

Görüldüğü üzere, tıpkı bugün olduğu gibi, o dönemde de “ileri demokrasi” uygulanıyordu!

Kurtuluş Yok

Seçim yasalarını kendilerine yontsalar da, sahaya inseler de, baskın seçime gitseler de hazin sondan kurtuluşları yok.

Kendileri de görüyor ve ürküyorlar. Çünkü, gidiciler…


Yazarın Son Yazıları

Ekşimiş Sirke Takımı 19 Eylül 2020
Hangi Bağımsızlık? 22 Ağustos 2020
Tutmayın, Uçuyoruz 15 Ağustos 2020
Egemenlerin Yeni Kurgusu 8 Ağustos 2020
AKP Ateşle Oynuyor! 25 Temmuz 2020
Kız Adından Baraj Olmaz 11 Temmuz 2020
Bakın Şu Konuşana... 27 Haziran 2020
Sosyal 13 Haziran 2020