Elçin Poyrazlar

Koronavirüs : Komplo teorileri salgını

30 Nisan 2020 Perşembe

“Çok güvendiğim birinden geldi. Koronavirüs laboratuarda üretilmiş.” 

Koronavirüs salgınının başından bu yana ekranınızda buna benzer en az yarım düzine mesaj ve paylaşım belirmiştir. 

Salgının en tehlikeli yan etkilerinden biri, dünyayı aniden, hazırlıksız vuran virüs üstüne dezenformasyon ve komplo teorilerinin yayılması. 

Bu, komplo teori hattı hiçbir sağlam kanıta dayanmadan virüsten daha hızlı yayılıyor ve evlerine hapsolmuş milyonların sağlığını tehlikeye atıyor. 

Virüs salgınının bir yalan olduğunu düşünen gruplar ABD’de toplu eylem yapabiliyor örneğin. Ya da kimileri ABD Başkanı Donald Trump söz ettiği için vücutlarına dezenfektan enjekte etmeye kalkışıyor. 

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) Şubat ayında virüsle ilgili ‘Infodemic’ (Bilgi Salgını) olduğuna dikkat çekmiş ve yanlışlarla doğruların ayrılması gerektiği uyarısında bulunmuştu. 

Ancak devlet adamlarının birinci ağızdan bu tür komplo teorilerini gündeme getirmesi, devlet destekli medyada, sosyal ağlarda ve mesajlar yoluyla paylaşılması bilim insanlarının iyi niyetli çabalarını baltalıyor.

1980’li yıllarda HIV/AIDS salgını yaşandığında virüsün CIA tarafından eşcinselleri ve Afrikalıları yeryüzünden silmek için üretildiği yönünde komplo teorileri türemişti. 

İnternette koronavirüsle ilgili komplo teorileri hakkında geniş bir literatür oluşmuş bile. Aşağıda sıkça dillendirilen birkaç komplo teorisi ve şaibeli kaynakları var:

‘Virüs ABD’de planlandı Microsoft’un kurucusu Bill Gates bundan sorumlu’ 

Komplo teorisyenlerinin en sevdiği iddialardan biri bu. Bill ve Melinda Gates Vakfı’nın canlı hayvan hastalıkları ve immünoloji üstüne bir projeye mali destek vereceğini açıklaması 2015’te tavuklarda görülen koronavirüsle ilişkilendirilmişti. Covid-19’un tavuklardan kaynaklanmadığı biliniyor. Ancak asıl komplo teorilerini Bill Gates’in 2018’de yaptığı bir konuşma tetikledi. 

Gates, 1918’deki İspanyol Gribi’ne benzeyen bir salgının altı ay içinde 50 milyon kişiyi öldürebileceğini ve küresel sağlık tesislerinin bunun karşısında yetersiz kalacağını söylemişti. Gates ‘dünya savaşlara hazırlanır gibi salgınlara hazırlanmalı’ demişti. 

Bunun üstüne Trump yanlısı, sağlık için çamaşır suyu içilmesini savunan YouTube ünlüsü Jordan Sather, Gates’i virüsü yaratmakla suçladı. Bu iddia diğer komplo teorisyenleri ve aşı karşıtları arasında büyük destek topladı.

‘Virüs laboratuarda biyolojik silah olarak üretildi’

Polisiye kurgu için harika bir malzeme. Bu ABD’deki Washington Times gazetesinin Ocak ayında İsrailli eski bir askeri istihbarat yetkilisine dayandırarak verdiği haberle ortaya çıktı. İsrailli yetkili virüsün Çin’deki Vuhan Viroloji Enstitüsü’nde biyolojik silah olarak yapılmış olma olasılığından söz etmişti. 

Ancak Washington Post ve diğer medya kuruluşlarına konuşan uzmanlar virüsün genomuna bakıldığında laboratuarda genetik olarak tasarlandığına dair hiçbir kanıt bulunmadığını açıkladı. Bilim insanları virüsteki mutasyonların doğal evrimle uyumlu olduğunu söylüyor. 

ABD’deki MIT Üniversitesi’nden profesör Vipin Narang, biyolojik silahların bu kadar hızlı yayılamayacağını ve çok daha ölümcül olduğunu açıkladı. 

Ancak araştırma kuruluşu Pew Research Center’in yaptığı bir anket ABD’lilerin üçte birinin virüsün üretildiğine inandığını ortaya koydu. Buna Trump ve bazı Cumhuriyetçi politikacılar da dahil. 

Öte yandan Çin, İran ve Rusya’da virüsün ABD’nin küresel ekonomik üstünlük hedefiyle CIA tarafından üretildiğine yönelik yaygın komplo teorileri dolaşıyor. 

Şubat ayında ABD Dışişleri Bakanlığı Rusya’nın binlerce sahte sosyal medya hesabı üstünden komplo teorilerini ve dezenformasyon yaydığını açıklamıştı. 

Şu sıralar CIA virüsün viroloji laboratuvarından kazayla yayılıp yayılmadığını araştırıyor. 

‘Virüsün yayılmasında 5G teknolojisi rol oynadı’

Virüsün 5G teknolojisiyle yayıldığı teorisi kısa zamanda sosyal medya üzerinden yüzbinlerce insana ulaştı. 5G daha önce de kansere ve orman yangınlarına neden olmakla suçlanmıştı. 

Bu komplo teorisi Vuhan’da 5G teknolojisine geçildiği gerekçesiyle gündem oluşturdu. 

BBC’ye konuşan İngiltere’de Reading Üniversitesi hücresel mikrobiyoloji uzmanı Dr. Simon Clarke bu iddiaları ‘tam bir saçmalık’ olarak nitelendiriyor. 

Uzmanlar elektromanyetik dalgalarla virüs yaymanın mümkün olamayacağını, hastalığın insandan insana geçtiğini söylüyor. 

5G ile ilgili komplo teorilerine inananlar İngiltere, Hollanda, İrlanda ve Kıbrıs’ta baz istasyonlarını ateşe vermişlerdi. 5G teknolojisinin olmadığı ülkelerde de Covid-19 hastalığı görülüyor. 

Krizin yarattığı güven boşluğunu dolduran komplo teorileri dünyayı koronavirüsten daha süratla zehirliyor olabilir. 




Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları


Günün Köşe Yazıları