Ayşegül Yüksel

Tiyatro bilimi ile 65 yıl önce tanıştık: DTCF Tiyatro Araştırmaları Enstitüsü

18 Temmuz 2023 Salı

Tiyatronun yalnız bir sanat değil, aynı zamanda bir bilim dalı olduğu düşüncesi 1958 yılında Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’nde (DTCF)Tiyatro Araştırmaları Enstitüsü’nün kurulmasıyla pekiştirilmişti. O güne dek tiyatro eğitimi, “oyuncu yetiştirme” edimi olarak algılanıyordu. Enstitünün, DTCF gibi seçkin bir yükseköğretim kurumunun bünyesinde oluşturulmasıyla, Cumhuriyet döneminin kazanımları arasında bir ilk daha gerçekleştirilmiş, tiyatronun bilimsel niteliği 65 yıl önce bir araştırma alanı olarak benimsenmişti.

Kuruluş öyküsünü, aynı fakültenin İngiliz dili ve edebiyatı kürsüsü mezunu olan ve enstitünün kurucularından Prof. Şahinbaş tarafından göreve çağrılan -Enstitünün ilk asistanı ve çevirmeni- Prof. Dr. Sevda Şener’den dinleyelim: “Tiyatro eğitiminin üniversite düzeyinde yapılması isteği öncelikle Muhsin Ertuğrul’dan geldi. (Ertuğrul yabancı ülkelerin üniversitelerinde tiyatro eğitimi verildiğini görmüş, bizde de bu nitelikte tiyatro eğitimi verilmesini öneren yazılar yazmış, bir kamuoyu oluşturmuştu.) İngiliz dili ve edebiyatı kürsüsü profesörü İrfan Şahinbaş ile Fransız dili ve edebiyatı profesörü Bedreddin Tuncel onun bu isteğini desteklediler ve DTCF de uygulamaya koydular. (Enstitünün ilk başkanı Prof. Dr. Bedreddin Tuncel’di.) Ünlü Amerikalı tiyatro adamı Kenneth McGowan’ın yönettiği bir oyun yazarlığı kursu açıldı. Bu kurslara o günlerin genç, bugünün ünlü yazarları katıldı. (Prof. Dr. Selda Öndül, 19 Şubat 2017 tarihli Evrensel Pazar’daki ‘İhraçtan öncesi ve sonrası ile DTCF Tiyatro Bölümü’ başlıklı yazısında, katılımcılar arasında Refik Erduran, Haldun Taner, Orhan Asena, Cahit Atay, Metin And, Aziz Nesin, Turgut Özakman, Çetin Altan gibi önemli isimleri anıyor.) Prof. Bedreddin Tuncel, Prof. Grant Redford, Ahmet Kutsi Tecer, Haldun Taner, Refik Ahmet Sevengil, Mustafa Nihat Özön gibi değerlerin katkılarıyla iki yıllık unutulmaz bir eğitim dönemi yaşandı.” (A. Yüksel, Uzun Yolda Bir Mola, 2019, s.199-200.)

Şener gibi İngiliz dili ve edebiyatı kürsüsü mezunu olan, enstitünün ikinci asistanı Prof. Dr. Özdemir Nutku kurumun ikinci yılını şöyle anlatıyor: “1959’un ortalarında yurda döndüğümde enstitüye asistan olarak alındım. Sevda Şener bir önceki yıl, Eugene O’Neill’in yazarlık öğretmeni Prof. Dr. McGowan’ın yardımcısı olmuştu. Ben de McGowan gittikten sonra yerine gelen yazarlık hocası Prof. Grant Redford’a asistanlık yaptım, çevirmenliğini üstlendim.” 

(Ö. Nutku, Suda Ayak İzleri I, s.195)

Nutku, iki yıl süren enstitü çalışmalarından 1964 yılında kurulan ve dört yıllık lisans öğretimi yapacak olan tiyatro kürsüsüne geçiş aşamasını değerlendirirken, enstitüyü kuran Şahinbaş ve Tuncel hocaların da hakkını vermektedir: “Tiyatroya yakın ilgisi ve tiyatro çevirileri olan Prof. Şahinbaş ve Prof. Tuncel, dört yıl sonra da ileride bölüm haline gelecek olan tiyatro kürsüsünü kurup kürsüyü Prof. Dr. Melahat Özgü’ye devrettiler. (...) Muhsin Ertuğrul’un yıllardan beri istediği üniversite düzeyinde tiyatro eğitiminin tohumlarını atmışlardı. Böylece DTCF bu iki bilim insanı sayesinde, başka bir ilki daha gerçekleştirmiş oluyordu.” (a.g.y. s.195)

2024 yılında 60. yaşını kutlayacak olan Ankara Üniversitesi DTCF Tiyatro Bölümü’nde onlarca bilim insanı ve yazar, yüzlerce tiyatro-sinema-dizi sanatçısı eğitim gördü. Bölümden yetişmiş ilk doktoralı öğretim üyeleri olan Sevda Şener, Özdemir Nutku ve Metin And yalnız verdikleri derslerle değil, kitap, makale ve inceleme yazılarıyla da ülkemizde tiyatro bilimini nitelikli bir çalışma alanı olarak yücelttiler. Artık aramızda değiller ama kitaplarının yeni basımlarıyla genç kuşakları eğitmeyi sürdürüyorlar. Yetiştirmiş oldukları bilim ve sanat insanlarının zaman içinde yetiştirdikleriyle yalnızca kendi yuvaları olan DTCF Tiyatro Bölümü’ne değil, sayıları günden güne artan yükseköğretim kurumlarının tiyatro eğitim programlarına da önemli oranda öğretim elemanı sağlamaktalar.

Bir başka deyişle, 65 yıl önce Tiyatro Araştırmaları Enstitüsü’nün kuruluşuyla yapılan akademik girişimin geçen zaman içinde nasıl ülke düzeyinde bir üretkenliği kucakladığına hepimiz birinci elden tanıklık etmekteyiz.

Tiyatro Araştırmaları Enstitüsü’ne emeği geçenleri sevgiyle, saygıyla anıyoruz.



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları


Günün Köşe Yazıları