Ayşe Emel Mesci

Bir kültür elçisi

08 Haziran 2020 Pazartesi

2017 yılının Mayıs ayında, Tarsus’taydım. Beter bir sıcak vardı ama o anda hissetmiyordum çünkü “Şelale”deydik. Doğal bir dekor gibi sıralanmış kayaların arasına dökülen suyun güçlü sesi kulaklarımızda yankılanırken, serinliği içimizi ferahlatıyordu. Tarihi katman katman biriktirmiş Tarsus kentinin bir has evladıyla, kendini her şeyden önce “Tarsuslu” olarak tanımlayan sevgili dost Mehmet Canbolat’la birlikteydik.

Canbolat inanılmaz üretkenliğini hiperaktifliğiyle besleyen, durmadan proje üretip hepsinin peşinden koşan bir sanat, kültür, edebiyat tutkunu ve tam 45 yıllık gazetecidir. Yerel basından sonra “Cumhuriyet”te de 4 yıl çalışır, 1980’den sonra ise doktorasını yapmak üzere Almanya’ya gider, gidiş o gidiş… 40 yıldır Almanya-Türkiye ve tabii ki Tarsus arasında mekik dokuyup duruyor.

Tarsus’tan Vatikan’a

Yıllarca çeşitli gazetelerin Frankfurt ve Almanya sorumluluğunu, TRT’nin Almanya temsilciliğini yapan Canbolat’ın Almanya’da gerçekleştirdiği en önemli iş, farklı kültürler arasında kurduğu köprü ve üstlendiği kültür elçiliği rolüdür.

Frankfurt’a, aslında genelde Almanya’ya Türkiye’den hangi aydın, sanatçı, yazar, çizer gitse Canbolat onun oradaki işini, etkinliğini kendi işi ve etkinliği bilir, elinden gelen gelmeyen her türlü yardımı, tanıtımı yapmaya uğraşır. Canbolat güzel cümlelerin ardında değil hayatın içinde, laf ebeliği yaparak değil pratikte demokrattır, insan hakları savunucusudur.

Ayrıca ilginç karşılaşmaların insanıdır Canbolat, kendisine hep siz asıl bu karşılaşmaları anlatacağınız bir kitap yazmalısınız, derim. Kolay değil, “Ben Tarsuslu Paulus” diye bir kitap yazmış, sonra da bu kitabı ve “Orada niye Paulus’un bir hemşerisi de yok?” diye sitem eden mektubunu Papa’ya göndererek, Paulus’un 2000. doğum yılı için Vatikan’da düzenlenen kutlamaya katılmıştır. O dönemin Tarsus Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz’ı da alıp Vatikan’a, o törene gidişleri başlı başına bir serüvendir. Vatikan’da mihmandarlığını yapan üst düzey görevli Mehmet Canbolat’a şöyle der: “Vatikan’a tarihinde iki Mehmet girdi. Biri dağıtmak için, diğeri düzeltmek…”

Almanya cumhurbaşkanı: ‘Ben de Tarsusluyum’

Bir diyalog insanıdır Canbolat, yaşadığı Langen kenti ile Tarsus arasında hayata geçirdiği “Kardeş Kent Projesi”nden sonra dönemin Almanya Cumhurbaşkanı Christian Wulff’u Tarsus’a götürmüş, “Tarsus’un Fahri Hemşerisi” ilan edilen cumhurbaşkanı “Artık ben de Tarsusluyum” diye demeç vermiştir.

Almanya’da Langen Belediyesi Kültür Ödülü, Kreis Offenbach Vilayeti Onur Ödülü gibi çeşitli ödüllerin sahibi olan Canbolat şu anda Almanya’da “Toplum” adlı yerel gazeteyi çıkarıyor, 1.5 yıldır da YouTube’dan “Toplum24TV” adlı bir kanalla yayın yapıyor.

Mehmet Canbolat’ın bence en değerli özelliklerinden biri de tiyatro aşkıdır. Zamanında devlet konservatuvarı sınavlarına da girmiş, ama bir şekilde olmayınca gazeteciliğe yönelmiş. O sınavı anlatışını, daha doğrusu oynayışını gülmekten kırılarak izlerken “Ah jüri bunu görseydi, biz Türk tiyatrosunu böyle bir yetenekten nasıl mahrum bıraktık diye hayıflanırdı” demiştim.

Şu günlerde Mehmet Canbolat’ın morali bozuk. Korona günlerinde, “Evde Kal Sanatsız Kalma” başlığıyla çeşitli kültür ve sanat etkinliklerinin videolarını sunduğu “Toplum24TV” kanalı 3 ay yayın yapamayacak. Her zamanki tez canlılığıyla hareket eden Canbolat, hiçbir ticari amaç gütmeyen bu programda bir gösteriyi izin almadan yayımlamış. Gelen şikâyet üzerine de kanala kapatma cezası verilmiş. Eminim, konunun ilgili taraflarının Canbolat’ın nasıl bir insan olduğu hakkında biraz daha bilgi ve veri toplama şansları olsaydı iş buralara gelmezdi. Umarım sorun yakında halledilir, küçümsenmemesi gereken önemli bir kültür hizmeti sunan “Toplum24TV” de yayınına devam eder.


Yazarın Son Yazıları

Maskeli balo sona eriyor 27 Temmuz 2020
Bir kültür elçisi 8 Haziran 2020
Aziz Nesin Kabare 13 Nisan 2020
Korona Günleri 16 Mart 2020
Hesabı kim soracak? 10 Şubat 2020
Mahşer Görüntüleri 13 Ocak 2020