Öner Yağcı

Aziz Nesin

04 Temmuz 2020 Cumartesi

Onu anlamak, onun çabalarının gizine ulaşmak, onun değerlendirmelerinden dersler çıkarmak benim için çok anlamlıydı. Ondan hep öğrendim. Onunla panellerde yan yana olmanın, onunla rakı sofralarında ve “çocuk cenneti”nde söyleşmenin keyfini hep yaşadım. Yazdıklarından, söyleşilerinden, öğütlerinden, gözü pekliğinden hep öğrenmeye çabaladım. Onunla dost olmak bana her zaman kıvanç verdi…

Yıllar boyunca onun düşünsel yapısını, aydın ve sanatçı kimliğini anlamaya, anlatmaya çalıştım. Aziz Nesin adlı yapıtımla, bir okuru, bir yazar ve dostu kimliğiyle onunla ilgili düşüncelerimi, ondan öğrendiklerimi aktararak bu aydınlığın yaygınlaşmasına damla katmak istedim.

Onu özlüyoruz

Ne yazık ki kahramanlara gereksinmesi olan bir ülke olduk hep. Toprağımız, kıvanç duyduğumuz, yüz akımız olan yaşam ustalarımızı yarattı. Hep önde gitti onlar. Ortak yönleri yurtseverlikleri, kararlılıkları, dirençleri, özgürlük arayışları, bilinçleriydi.

İnsanı güzellemenin beşiği olan toprağımızın 20. yüzyılına damga vuran bu büyük kahramanlardan biri de, “Ulusunu, halkını, insanı ve bütün dünyayı sevmiş olmanın bedelini ödeyen insanların ne ilkiyim, ne de sonuncusu...(Bir Tutam Aydınlık) diyen Aziz Nesin’dir.

Ülkemiz hâlâ onun sesine, tavrına, çığlığına, korkusuzluğuna gereksinim duyuyor.

O, örnek bir aydının, öncü bir yazarın, dirençli bir edebiyatçının, sevdalı bir yaşam ustasının, ölümsüzlük ve özgürlük arayışının önemli bir doruğudur.

1945’ten 1995’e 50 yıl yazarlık

1945’te gazetelerde ve dergilerde yazmaya başlayarak muhalif aydın ve halkın yazarı olma kimliğini bütünleştiren, kültürel ve siyasal yaşama aydın bilinci ve duyarlılığıyla katılmada etkin ve önder bir tavır sergileyen, ölene kadar halkını bilinçlendirme savaşımından geri durmayan, sunduğu yüzden fazla yapıtın birçoğu oyunlaştırılan, filme alınan, halkının hep bağrına bastığı Aziz Nesin’i ölümünün 25. yılında (yarın, 5 Temmuz 1995) anarken özlemek, özgürlük, eşitlik, demokrasi, sömürüsüz toplum savaşımı veren herkesin hakkı ve görevidir.

O, bir aydınlık öncüsüdür ve onun örnek yaşamından süzülen yapıtları aydınlığımıza eklenen en zengin gıdalardır.

Hep halkına borçlu bir aydın

O, gözyaşını gülmeceye çeviren bir simyacı gibi ömrü boyunca hep aydın olmanın gereklerini yerine getirdi.

Yaşadığı yıllar boyunca halkına borçlu olduğunu, borcunu ödemek zorunda olduğunu hiç unutmadı. Tüm yazdıklarında görülen bu borçluluk düşüncesi, ülkesine hizmet etmeyi kendisine borç bilen bir aydının düşünceleridir.

Aziz Nesin gerçekliği, toprağımızın örnek bir aydınının, öncü bir yazarının, direngen bir edebiyatçısının, sevdalı bir yaşam ustasının dünden bugüne akan ölümsüzlük ve özgürlük arayışının önemli bir doruğudur.

Gülmecenin büyük ustası

Yalın ve alaycı bir söylemle ince eleştiriler gönderir topluma. Isırıcı, uyarıcı bir sertlikle sevecen bir bilgenin yumuşaklığı iç içedir onda. Yaşamın tipik olaylarını, durumlarını, kişilerini gözlemleyerek bunları renkli diliyle yeniden yaratır.

Gülmece öğesi onun ürünlerinde gerçekliğin kendisidir. Olağanüstü öncülüğü ve başarısıyla Türkçeye Aziz Nesinlik olay deyimini kazandırmış ve onu gülmece yazınımızın büyük ustası yapmıştır. Okuyanda düşünme ve değiştirme isteği uyandırmak amacıyla düş gücü zenginliğiyle yazdıklarında çağdaş dünya insanlarının sorunlarını anlatan, uyarıcı, sevgiye çağırıcı, kışkırtıcı bir büyük usta.

***

Sivas katliamı”nı unutmayalım ve 2 Temmuz 1993’te canları alınan, aralarında Asım Bezirci, Metin Altıok, Behçet Aysan’ın da olduğu canları saygı ve sevgiyle analım.


Yazarın Son Yazıları

Korku kültürü 17 Ekim 2020
Korkudan korkmak 3 Ekim 2020
Bin yıllık kavga 26 Eylül 2020
Kadınlara selam 12 Eylül 2020
Kadınlar: Hep savaşıyor 29 Ağustos 2020
Yaz sıcağında kitap 22 Ağustos 2020
Kaygı ve umut 15 Ağustos 2020
İnsan olmak 25 Temmuz 2020