Olayların Ardındaki Gerçek

FETÖ Hareketi ve Alınan Kararlar

18 Temmuz 2020 Cumartesi

15 Temmuz 2016 hain darbe girişiminden sonra alınan doğru kararlar vardır, hatalı kararlar vardır. Cumhuriyet gazetesi, FETÖ hareketini Türk devletine karşı yapılmış dış kaynaklı en tehlikeli ve etkin casusluk hareketi olarak kabul ettiği için bu harekete karşı alınan ve alınacak olan her türlü kararı ama demeden kesin olarak desteklemektedir. Bugüne kadar alınan olumlu kararların yanındadır ve daha da etkin mücadele edilmesi gerektiğine inanmaktadır. Hain darbe girişiminden sonra kimi hatalı kararlar da alınmıştır. Bunların başında askeri okulların ve askeri hastanelerin kapatılması gelmektedir.

Askeri okullar, bu ülkenin milli, yerli ve yüzlerce yıllık tarihine dayanan en önemli kurumlarından birisidir. Bugün dünyanın en büyük orduları ABD, Çin, Rusya orduları kaynak olarak, askeri ortaokul ve liselere dayanıyor. Bunun istisnası yoktur. Askeri okulların kapatılması ulusal çıkarlara ve Türk ordusunun tarihi geleneklerine tamamen aykırı bir harekettir. İkinci hatalı hareket, askeri hastanelerin kapatılmasıdır. Milli Savunma Bakanı Yardımcısı Şuay Alpay, geçen hafta yaptığı açıklamada, “son dört yıldır 2 bin 43 olan askeri doktor sayısının 347’ye düştüğünü, askeri cerrah konusunda durumun vahim olduğunu” belirtmiştir.

Bu konuda verilen yasa tasarısının ivedilikle görüşülüp askeri hastanelerin yeniden açılmasının sağlanması gerekir. Bu konuda siyasi parti ayrışması kabul edilemez. Bütün partilerin bir araya gelmesi, dayanışma içerisinde olması gerekmektedir.

Bu konu çözüme kavuşturulurken askeri okullar unutulmamalıdır. Askeri hastaneler açılırken askeri okullar bir kenara bırakılırsa Meclis’teki tüm siyasal partiler tarihe bu konuda kara harflerle geçerler. Bu konu partiler üstü bir konudur. MSB Yardımcısı, üst düzeyde nasıl askeri hastaneler için açıklama yaptıysa askeri okullar için de yapmalıdır. Türkiye, Ortadoğu’da dört bir yandan ateş hattındadır.

Böylesi koşullarda, Türk ordusunun bağını kaynaklarından kesmek milli, yerli, geleneklere bağlı olduğunu iddia eden partileri çelişkili duruma düşürmektedir. Asıl beka sorunu budur. Türk ordusunu kaynaklarından koparmak büyük bir hatadır. Bu hatadan dönülmesi ve ivedilikle düzeltilmesi gerekir. Beka konusunu en ileri derecede savunan partiler, bu konuda etkin hareket etmek durumundadır. Bu konuda alınacak tavır açık bir gösterge olacaktır. Yoksa “beka” sözleri “edebiyattan” öteye geçemez.


Yazarın Son Yazıları

Kafkaslar’da Savaş 1 Ekim 2020
Doğu Akdeniz Isınıyor 30 Ağustos 2020
Siyasi güçlerin oyunları 23 Ağustos 2020
Hareketli Bir Hafta 16 Ağustos 2020
Din ve Politika 27 Temmuz 2020