Olaylar Ve Görüşler

Anayasaya Aykırı Düzenleme: Çoklu Baro - Hamdi Yaver AKTAN

04 Temmuz 2020 Cumartesi

Türkiye Barolar Birliğinin (TBB) etkinliğini kırmak ve özellikle üç büyük ilin (İstanbul-Ankara-İzmir) barolarını bölmek için düzenleme gündemde. Düzenleme, büyük bir olasılıkla yasalaşacak. Söylenenler daha demokratik ve etkinliği sağlama, rekabeti artırma vb. yönünde. Gerçek bir türlü açıklanamıyor; tıpkı 2010 ve 2016’daki anayasa değişikliklerinde olduğu gibi!

Söyleyelim: Özellikle üç büyük baroyu parçalayıp her birinden onlarca baro çıkarıp yandaş” barolar oluşturmak arka planda yatan düşünce! Niyet okuma yaptığımız sanılmasın, görülecek, bundan önce olduğu gibi! “Ölüler mezardan kaldırılacak” söylemiyle anayasa değiştirilirken yazmıştık. Haklı çıktık!

KAMU HİZMETİ

Avukatlık mesleği kamu hizmetidir”. (1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.1) Yargının kurucu unsuru olan avukatlık (m.1/2) bağımsız ve yargı görevi yapmayı içermektedir. (Türk Ceza Kanunu m. 6/1-d) Avukatlık Kanunu’nda avukatlar, hukukun üstünlüğünü ve insan haklarını savunmakla yükümlü kılınmışlardır. (m.76/1) Aynı yasada Türkiye Barolar Birliği’nin kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşu olduğu açıklanmaktadır. Anayasa da kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarını koruma altına almaktadır. (Anayasa m.135)

Avukatların/baroların hukukun üstünlüğünü, insan haklarını savunmakla yükümlü olmaları nedeniyle anılan görevlerini yerine getirmeleri siyaset yapma” olarak nitelenmektedir ne yazık ki!

Oysa siyaset yapmaları kesinlikle yasak olanların Cumhuriyete, kurucu değerlere, Mustafa Kemal Atatürk’e, muhalefet partilerine vb. siyasal söylemli hakaretlerin ifade özgürlüğü”(!) olarak görüldüğüne tanık olunmakta.

DOLAYLI İHLAL

Avukatlık mesleğinin yerine getirilebilmesi için baro kaydı zorunludur. Çoklu baro geldiğinde hiç kuşku olmasın, her siyasi görüş her inanç ve hatta her etnik grup üç büyük kentte kendi barosunu kurmak isteyecektir. Avukatın baroya kaydının zorunlu olması gözetildiğinde tercih ettiği baroya göre avukat, felsefi görüşünü, inancını, bağlı olduğu etnisiteyi dolaylı da olsa açıklamış olacaktır.

İfade özgürlüğü kimi zaman giyim-kuşamla, üye olunan tüzel kişilikle, sivil toplum kuruluşuyla vb. açıklanabilir. Gönüllü olarak yapılması halinde ulusal ve evrensel hukukun koruması altındadır. Ne var ki zorlama yapılamaz. Çoklu barolarda, Türkiye pratiğinde her zaman görüldüğü üzere, siyasal tercihlerin öne çıkacağının kesin olması ve avukatın da baroya kaydının zorunluluğu karşısında avukat inancını ve felsefi görüşünü zorla açıklamış olacaktır.

Oysa Anayasa Her ne sebep ve amaçla olursa olsun kimse, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz” (CM. 25/2) hükmünü getirmektedir.

FETÖ PROJESİ

FETÖ/PDY’nin güçlü olduğu dönemde örgüt üyesi yargıç/savcıların görev yaptıkları mahkemelerde aynı örgüt üyesi avukatların yurttaşlarca arandıkları bilinmektedir. Düzenlemeyle aynı durumun tekerrür etmesi olasılık içindedir. Üstelik anayasaya aykırı olacağı biliniyorken!

HAMDİ YAVER AKTAN 
YARGITAY ONURSAL DAİRE BAŞKANI 


Yazarın Son Yazıları