Ve Araplar İsrail’e Türkiye’den daha yakın!

08 Eylül 2020 Salı

Uluslararası ilişkilerde üç temel yöntem vardır:

1- Savaşarak sorunu çözmek.

2- Anlaşarak, barışla çözmek.

3- Sorunlarla yan yana yaşamak.

Geçmişte üçünü de yaşadık.

Türkiye’nin kuruluş temelinde “yurtta barış dünyada barış” ilkesi geçerli oldu. AKP iktidarına kadar buna genel olarak uyuldu. 

Muhatap ülkeler Türkiye’yi temsil edenlerin sözlerinin bağlayıcılığını kabul ettiler. “Bugün böyle dediler ama yarın başka türlü düşünürler” duygusuna kapılmadılar.

Bunun yansıması olarak Türkiye, bölgesinde savaş halindeki ülkelerin tümüyle diyalog kurabilen ender devletlerden biri oldu. İran’la Irak 8 yıl savaştı. Arap ülkeleri saftan safa geçti. Türkiye iki tarafla da diyaloğunu korudu, büyükelçiliğini açık tuttu.

İsrail’le Filistin konusunda da öyle oldu. 

AKP iktidarı döneminde ise her şey birbirine karıştı. Sıfır sorundan sırf soruna...

Yurtta barış dünyada barıştan, yurdu karıştır dünyayı karıştıra...

Medeniyetler buluşmasından medeniyetler atışmasına...

AB’ye girmekten birbirimize girmeye...

İhvanı Müsliminden iflası müslimine...

***

Geldiğimiz noktanın özeti, Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) İsrail’le yaptığı anlaşma sonrası çıkan tablodur.

BAE ile İsrail’in “normalleşme” sürecine girdiği ağustos ortasında resmen duyuruldu.

Buna göre; iki ülke arasında karşılıklı seferler başlayacak, ticaret hacmi 50 kata varan oranda artacak, İsrail yeni yerleşim yerleri konusunda tedirgin edici adımlardan sakınacak, iletişim ve enerji başta olmak üzere bölgenin tüm olanakları ortak değerlendirilecek.

Anlaşmaya Arap dünyasından büyük bir destek geldi. Suudi Arabistan, Mısır başta olmak üzere memnuniyet açıklamaları yapıldı. Üç ülke tepki gösterdi:

Türkiye, İran, Filistin...

Bir de Libya’da Sarraj yönetimi...

En sert tepki Türkiye’den. Erdoğan, BAE Büyükelçisi’nin çekilebileceğini söyledi.

Ya Katar?

Anlaşmaya ilişkin açıklaması yok ama İsrail’le Hamas arasında ateşkes ilan edilmesinde arabuluculuk rolü üstlendi.

Katar bile arabulucu, bizimki ara bozucu!

İsrail bu anlaşmanın benzerinin yakında Sudan ile yapılacağını duyurdu. Onu Suudi Arabistan, Bahreyn, Fas, Umman izleyecek.

Bu durumda ortaya şu çıkıyor:

Arap ülkelerinin İsrail’le ilişkisi Türkiye’den daha iyi.

Sayı olarak da ağırlık olarak da...

Tartıyı nereden vurursanız vurun böyle!

Saray’a göre BAE zaten PKK, FETÖ destekçisi, onlardan başka şey beklenmez. Libya’da bize saldıran da onlar! 

9 milyon nüfuslu, içinde Pakistanlılardan Hintlilere kadar 32 milletten insanı barındıran, Batı’nın Basra Körfezi’nde İran’a karşı oluşturduğu devletlerden biri olan BAE bu kararı elbet tek başına almıyor! 

Ancak uluslarası ilişkilerde hüner düşmanını değil dostunu artırmak!

AKP iktidarının ilk yıllarında şöyle bir yorum yapılsaydı:

2020’lere kadar Arap dünyası ile ilişkilerimiz daha kötüye gidecek. İslamı referans aldığını söyleyen AKP, İslam ülkeleriyle ilişlilerimizi bozacak. Arap ülkeleri İsrail’i Türkiye’ye tercih edecek!

Herhalde kargalar gülerdi...

Şimdi İsrail Başbakanı Netanyahu’ya bakıp, “neden yahu” diye bağırmadan önce gelinen noktayı aklıselimle analiz etme zamanı...

***

Mısır’da büyükelçimiz yok...

Suriye’de büyükelçimiz yok...

İsrail’de büyükelçimiz yok...

Sıra BAE’de!

Efendim bu ülkelerle diyalog zaten perde arkasında sürüyormuş.

Neredeeeeeen nereye geldik!

Saygın, açık, uluslararası hukuk zemininde ilişkilerden, perde önünde başka perde arkasında başka işlere!

İster misiniz yakın gelecekte, Türkiye’nin İsrail’le ilişkilerini düzletmek için Suudi Arabistan arabulucu olsun! 


Yazarın Son Yazıları

Sırıtıyor... 22 Ekim 2020
Hukuksal soykırım! 18 Ekim 2020