Siyasal ısınma!

10 Eylül 2020 Perşembe

Başkentteki siyasal ısınma küresel ısınmayla yarışacak kadar etkili seyrediyor. 

Rayına oturmadığı Saray çevreleri tarafından da kabul edilen yeni sistemde siyaset üretim merkezi Meclis değil. İktidar anlamında siyasi partiler de değil. Siyaset, Saray’da ve ittifak ortamlarında şekilleniyor.

Önümüzü görme açısından ilginç bir haftanın içindeyiz. Önce Erdoğan otoyoldan seslendi:

Önümüzde ilk seçim 2023’te. 3 yıl hizmet yılı bulunuyor. Cumhuriyetin 100. yılına kadar var gücümüzle çalışacağız...

Erdoğan’ın bu sözleri hemen yankılandı. Ertesinde Bahçeli seslendi:

Seçimler zamanında yapılacaktır. 2023’te yapılacaktır. Adayımız Erdoğan’dır.

Muhalefetten, “erken seçim isteriz” diyen var mı?

Yok...

Gerçi iktidar katında pek kıymeti kalmadı ama iş dünyasından, “yeni bir seçimle ülke yönetimi yenilensin” diyen var mı?

Yok...

Halk yaşadığı sıkıntıların aşılmasını sağlayacak acilen yeni bir yönetim istediğini dillendiriyor mu?

Hayır...

Bu durumda neden seçimlerin zamanında yapılacağı karşılıklı ilan edilip aday duyurusu yapılıyor?

***

Doğrusu önce Erdoğan’ı, ardından Bahçeli’yi dinlerken aklımıza Şubat 2018 geldi. O soğuk kış günlerinde Erdoğan “erken seçim vatana ihanettir” diyordu. Önceki yıllarda da erken seçim söylemlerine eleştiri dozunu hep yüksek tutuyordu:

Onlar erken seçim sözünün bile ekonomiyi nasıl etkilediğini biliyorlar mı? Erken seçim geri kalmış ülkelerde olur... Bu, geri kalmışlığın göstergesidir...

Nisan 2018’de Bahçeli çağrı yaptı:

Önümüzdeki ağustosta seçime gidelim...

Erdoğan ve Bahçeli’nin “Yüksek Buluşma Meclisi” şu kararı aldı:

Ağustos geç olur, 24 Haziran’da erken seçime gidelim...

Sanki bunlar hiç yaşanmamış gibi Cumhur İttifakı’nın ortakları yine demeç bulamacı çalıyor:

Erken seçim yok... Önümüzde 3 hizmet yılı var!

Bu durumda sormazlar mı:

Madem seçim 3 yıl sonra neden adayınızı şimdiden ilan ediyorsunuz?

Âlem sersem millet kör...

Al siyaseti istediğin gibi ör!

Bu açıklamaların birinci nedeni şu olabilir:

Millet İttifakı’nı aday tartışması içine sokup çatlatmak, olmadı yıpratmak...

İktidar medyası mesajı almış olmalı ki hemen Erdoğan’ın karşısına kim çıkar sorusunu cilalayıp yeniden çengellemeye başladı. 

Saray bu tartışmaların devamında şu arayışın peşinde:

İYİ Parti’yi yanına çekmek!

Tıpkı “seçim 2023”te tekerlemesi gibi geçen ağustos başında İYİ Parti’yi Cumhur İttifakı’na çekme hamlesi de art arda yapıldı. Akşener’in buna verdiği yanıtı Saray şöyle anlamak istiyor:

Hayır dersem belki demek, belki dersem evet anla!

Kokusu bize kadar gelen haberlere göre Erdoğan, İYİ Parti’nin “Parlamenter sistem şart” söylemine karşılık gelebilecek mutfak çalışmaları yaptırıyor!

***

İktidarın geldiği noktanın ana nedeni ise şu:

Ne yapsa etse seçimde yüzde 50’yi geçeceğine inandığı bir iklim oluşmuyor.

Ayasofya’yı açarken “Ayasofya ittifakı” diyecek kadar çok bel bağladılar ama olmadı. Diyanet İşleri Başkanı umutları kılıçtan geçirip lanetledi.

Normalleşme süreci ile birlikte kredi musluklarını sonuna kadar açtılar, bir nebze olsun “ekonomi iyiye gidiyor” havası vermeye çalıştılar. Olmadı. 

İstanbul, Ankara başta olmak üzere Millet İttifakı’nın elindeki yerel yönetimleri bunaltıp, “bunlar üç kazı güdemez” havası yaratıp yerel-genel seçim birleştirilip yenilenir mi arayışına girdiler. Olmadı!

Türkiye’nin ulusal yararları üzerinden Ege, olmadı Akdeniz’de bir kahramanlık üretmeye çalışıyorlar, olmuyor!

Çare, 2023!

Bunda samimiler mi?

Çok geriye gitmeye gerek yok, bir önceki baskın seçim kararının nasıl alındığını özetledik.

Erken seçim olmaz” değerlendirmelerine biz de katılıyoruz...

Baskın seçim olur!

Ne zaman?

Elbette kesin tarih vermek mümkün değil ama...

2023 hariç her zaman!


Yazarın Son Yazıları

Sırıtıyor... 22 Ekim 2020
Hukuksal soykırım! 18 Ekim 2020