Ş-ahlanış!

17 Ocak 2021 Pazar

2020’nin kasımında yeni yılın müjdesini verdi:

Şahlanış dönemine giriyoruz!

2021’e girdikten hemen sonra altını çizdi:

Şahlanma dönemine girdik!

Devam etti:

18 yıllık hazırlık dönemi bitti!

Hazırlık kısmı buysa, devamını siz düşünün!

Şahlanış birinci anlamıyla, atın ön ayaklarının yükselmesi, arka ayaklarının üzerinde durması. Bu halde durmak elbet sanat ister, iki de arka ayak ister! 

İkinci anlamı da şöyle:

Taşkın davranışlarda bulunmak, kükremek, coşmak...

Her iki anlam da çok anlamlı... İkisi de iktidarı çok iyi tarif ediyor. Ön ayaklar havada, sanılır ki yükseliyoruz... Oysa arka ayaklar batmış. Batınca ne oluyor? Ön ayaklar daha da dikilmiş oluyor!

***  

Taşkın davranış, kükreme, coşma iktidar ve çevresinde fazlasıyla var zaten.

Bu durumda sormak gerek:

Şahlanışın hangi anlamı iktidara daha çok yakışıyor. Seçmek zor. Gel de çık işin içinden. 

Türkçemizin kelime içinde kelime saklı hazinesinden yardım istemek gerekirse, “şahlanışın” içindeki “ahlanış” da bu anlam bütünlüğünü tamamlıyor.

Ön ayaklar havada, gururla şahlanıyor:

Salgın döneminde zor durumdaki ülkelere yardım gönderiyoruz. Türkiye büyüklüğünü burada da gösterdi. İşte aşılama da başladı. Salgını en iyi atlatan ülke biziz...

Arka ayaklar iyice battı batacak, ahlanıyor:

Dayanacak gücümüz kalmadı. Bütçeyi halkı için kullanan ülkelerde bu dönemde gelir kaybeden herkese karşılıksız destek var. Siz borç verdiğiniz parayı bile destekten sayıyorsunuz. Seçimden önce erteleyip onu da oy malzemesi yapacaksınız!

Ön ayaklar coşmuş dünyaya meydan okuyor, şahlanıyor:

İşsizliği azaltıyoruz, enflasyonu dizginliyoruz, IMF’ye borç verecek durumdayız...

Arka ayaklar battı batacak, ahlanıyor:

Dünyada parası en çok değer kaybeden ülkeler arasındayız. Merkez Bankası ilk kez eksiye geçti. 130 milyar dolar kayıp, faili meşhur ama ortada yok. Artık enflasyon tek hane değil, her hanede!

Ön ayaklar elde kılıç, şahlanıyor:

Terörün belini kırdık. Dünyada terör örgütleriyle en iyi mücadele eden ülke biziz. Sıkıntısı olan varsa bize gelsin, üç hamlede hallederiz. 

Arka ayaklar ağzını açsa terörist, ahlanıyor:

Başkentinde gazeteciler, siyasetçiler evinden çıkarken saldırıya uğruyor. Terör örgütleriyle mücadele ediyorum diyorsun, herkesi terörist ilan ediyorsun. Her çeşit terörün üstüne bir de siyasi terör mü konduruyorsun!

Ön ayaklar bereketlenmiş, şahlanıyor:

Tarımda dünyaya örnek ülkeyiz. Artık başka ülkelerde de üretim yapıyoruz.

Arka ayakları tarlada kalmış, ahlanıyor:

Yat mazotuna vergi indir, traktör mazotuna verdi bindir. Sıkışınca ithalat. Siz yabancı çiftçiyi destekleme şirketi misiniz?

***  

İktidar, ayakları havada şahlanırken, ayakları yere basan toplum ahlanıyor.

Nasıl ahlanmasın?

Dünya beşten büyük dediler, Türkiye’yi beşten küçük yaptılar.

Yoksulluğu, yolsuzluğu, yasakları yok edeceğiz diye geldiler. Yoksulluğu herkese yayıp görünmez hale getirdiler. Yolsuzluğu yasal hale getirip, yasadışı olmaktan çıkardılar. 

Sayıştay umurlarında değil, sanki Madagaskar Cumhuriyeti’nin kurumu. 

Yasakları dile getirmeyi suç sayıp ortadan kaldırdılar.

Bir yanımız şahlanıyor...

Bir yanımız ahlanıyor...

Arka ayaklar batmış, ön ayaklar havada...

Atın duruşu muhteşem!


Yazarın Son Yazıları

Gara-bet durum! 23 Şubat 2021
Vurun gençliğe... 9 Şubat 2021
Anayasa mı kaldı? 4 Şubat 2021
Zam teröristleri! 3 Şubat 2021