Rusya merkezli ateşkes!

11 Ekim 2020 Pazar

Ermenistan’ın Azerbaycan’a saldırısı ile 27 Eylül’de başlayan savaş, iki hafta sonra Moskova’nın devreye girmesiyle “ateşkes” sürecine girdi.

Gelinen noktayı sütuna yatıralım...

Rusya, “Ben ne dersem, o” dedi. Savaşın başından beri Rusya’nın yeri konuşuluyordu. Rusya’nın yeri, işin göbeği. Sovyetler dağıldığından beri Kafkaslar’ı yaşam sahası görüyor. 

Rusya, Dağlık Karabağ sorununun kalıcı biçimde çözülmesini istemiyor. İki ülke arasında gerilim devam ettiği sürece silahlanacaklar. Bir “bölge büyüğüne” gereksinim duyacaklar!

Azerbaycan, Fuzuli ve Cebrail başta olmak üzere işgal altındaki topraklarının yaklaşık yüzde 20-25’ini kurtardı. Bundan da önemlisi büyük bir moral güç kazandı. “Artık eski Azerbaycan yok, güçlü bir ekonomimiz ve ordumuz var” duygusu yerleşti. Ateşkes, bu duyguya hitap eder mi?

Etmez...

Önümüzdeki günlerde Dağlık Karabağ’ın tümüyle işgalden kurtarılması için halkta da bir dalgalanma beklenebilir. 

***

Ermenistan, 12 Temmuz’daki saldırının ardından son savaşla birlikte ciddi bir özgüven kaybına uğramış görünüyor. Paşinyan yönetimi yeni duruma göre atacağı adımları netleştirmeye çalışıyor. Ateşkes öncesinde Türkiye’deki MİT’e karşılık gelen istihbarat ve güvenlik birimi sorumlusu Artam Grigoryan görevden alındı. Grigoryan, Fransa’da da çok bulunmuş, daha çok diyasporanın politikalarına göre hareket eden bir yöneticiydi. Nüfusu yıllardır 3 milyon civarında kalan Ermenistan’dan özellikle gençler umudunu kesmiş durumda. Erivan yönetimini Rusya ve İran’ın yardım-yatırımları ve diyasporadan gelen paralar ayakta tutuyor. Bu tabloda Erivan’da yönetime kim gelirse gelsin, bağımsız bir politika izlemesi çok zor.

Türkiye’de yaşayan ve Türkiye’ye yasal yollarla gelen Ermenilerin yanı sıra ekmek parası için kaçak gelenler de var. 100 bin civarında olduğu tahmin ediliyor. Genel bir hesaplamayla Ermenistan’da doğan her 100 kişiden 4’ü geleceğini Türkiye’de arıyor.

Babası Ermeni, annesi Rus kökenli Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov’un hakemliğinde Moskova’da bir araya gelen Ermenistan Dışişleri Bakanı Mnatsakanyan ve Azerbaycan Dışişleri Bakanı Bayramov’un bundan sonraki görüşmeleri de büyük olasılıkla yine Moskova’da olacak.

***

Türkiye başından beri, “Can Azerbaycan’ın yanındayız” mesajı verdi.

Ermenistan saldırısına Azerbaycan’ın cevabı Türkiye’nin Bakû ile ilişkilerinde ikinci bir “büyük fırsat” yarattı. Azerbaycan 1991’de bağımsızlığını ilan ettiğinde dönemin Cumhurbaşkanı Özal’ı Bakû havaalanında 100 bin kişi karşılamıştı. Bu başlangıç heyecanı elbette aynı şekilde süremezdi ama zamanla farklı nedenlerle soğumalar yaşandı. 2010’lardaki Türkiye’nin “Ermenistan açılımı” Azerbaycan’da “kapanmaya” neden oldu. Her neyse!

1994-96’da Türkiye’nin Bakû Büyükelçiliği’nde askeri ataşe olarak görev yapan Engin Alan başta olmak üzere bu sorumluluğu alan TSK mensupları, Azerbaycan ordusunun kurulmasında önemli katkılar sağladı. 15 günlük savaş o altyapıyı test etti. Öteki Orta Asya ülkelerinden ses çıkmaması ise 30 yılda alınan-alınamayan yolu gösterdi.

Şimdi bu gerçekler ışığında yeni bir strateji oluşturma zamanı! Bu da başka yazı konusu...


Yazarın Son Yazıları

Seçim istemek yetmez! 26 Kasım 2020
Kılavuzu ABD olanın... 25 Kasım 2020
11 Mart’a dönüş! 19 Kasım 2020
40. yıl! 11 Kasım 2020
Nasıl bir Bayraklı? 5 Kasım 2020