Kafkaslar’da Ortadoğu’laşma!

29 Eylül 2020 Salı

Ermenistan’ın Azerbaycan’a saldırısıyla başlayan savaş, bir süredir dikkatlerden uzak duran Kafkaslar’ı yeniden gündeme getirdi. 

Sovyetler Birliği’nin çöküşünün kanlı devam ettiği başlıca yer olarak Kafkaslar gösterilebilir. Rusya, Kuzey Kafkasya’yı sınırları içinde tuttu. Azerbaycan, Ermenistan ve Gürcistan’dan oluşan Güney Kafkasya’da ise “en hâkim ülke” olarak kalmak istiyor. 

Araplar 17. yüzyılda İslamiyeti yaymak ve bölgede etkin olmak üzere Kafkaslar’a geldiklerinde şu adı takmışlardı:

Cebel-ül elsine… Yani diller dağı!

Hazar’la Karadeniz arası 600 kilometre, 200 dil konuşuluyor. 1990’ların başında bölge hakkında rapor hazırlayan CIA şefleri şu “öngörüyü” yapmışlardı:

Kafkaslar’dan 50 devlet çıkar!”

Rusya 1990’lardan 2010’lara Kafkaslar hâkimiyeti için zaman zaman bütün kara gücünün dörtte birini burada bulundurmak zorunda kalmıştı.

***

Ermenistan’ın Azerbaycan’a saldırmasına giden yolun yakın tarihi 10 Temmuz 2020’de başladı. O gün Ermenistan yönetimi yeni bir strateji belgesi açıkladı. Önceki 2007 yılına aitti, son belge kadar köşeli değildi. Belge ana hatlarıyla şöyle:

- En büyük stratejik ortağımız Rusya’dır.

- En yakın dostumuz İran’dır.

- En büyük düşmanımız Azerbaycan’dır.

- Türkiye, bize düşmanlık besleyen, Azerbaycan ortağıdır.

Rastlantıya bakın ki bu belgenin yayımlanmasından 2 gün sonra 12 Temmuz’da Ermenistan, Azerbaycan’a saldırdı. İkinci saldırıyı da önceki gün başlattı.

Soralım:

Sınırları Rus askerleri tarafından korunan, havaalanları ve tüm stratejik noktalarına Rusların hâkim olduğu, bu topraklarda 5 bin asker bulunduran Moskova’nın bilgisi, oluru olmadan Ermenistan böyle bir saldırı düzenleyebilir mi?

Mümkün değil!

O zaman saldırının anlamı ne?

1- Rusya… Batı’ya göz kırpan Ermenistan yönetimine, “Sakın ha, bensiz kıpırdayamazsın” diyor.

2- Ortadoğu’da İsrail’le Arap ülkelerini barıştırma harekâtı yapan ABD’de, “Yukarı çıkma” diyor.

3- Suriye’den Libya’ya Doğu Akdeniz’de Rusya ile ters düşen Türkiye’ye, “Seni meşgul edecek çok şey bulurum, ona göre” diyor.

4- Azerbaycan topraklarının işgaliyle oluşan Dağlık Karabağ yönetimine, “Seni Ermenistan ve Azerbaycan kendine istiyor, bana biat et rahat et, yoksa bitersin” diyor.

***

Azerbaycan yanı ise 1988’den beri kanayan yara. Sovyetler döneminde Azerbaycan toprağı olan Dağlık Karabağ’da yüzde 70 Ermeni, yüzde 30 Azeri nüfus vardı. İşgalle birlikte bir milyondan fazla Azeri topraklarını terk etti. Bugün hâlâ Azerbaycan’ın en ciddi  sorunu bu. 

Ermenistan’ın saldırısı Azerbaycan’a işgal altındaki topraklarını geri alma ortamı da hazırlamış görünüyor. Türkiye, Azerbaycan’ın yanında yer alırken haklı olmanın da özgüveni içinde.

Ancak haklı olmak yetmez, haklı kalmak ve haklılığı kurumsallaştırmak gerekiyor. Doğu Akdeniz’de yaşadığımız yalnızlığın burada yenilenmemesi için ilk aşamada iki kapı var:

Türk Keneşi (Konseyi) ve Karadeniz Ekonomik İşbirliği (KEİ)…

2009’da kurulan Türk Konseyi, 2019’da Özbekistan’ın da katılımıyla 5 Türk devletinin ortaklığını içeriyor. Türk Konseyi Genel Sekreterliği’nden “toprak bütünlüğüne saygı” cümlesini içeren bir açıklama geldi. Bu açıklamayı tek tek üye ülkelerin yinelemesi güçlü bir duruş olur.

KEİ’de Türkiye, Rusya, Azerbaycan ve Ermenistan’ın da içinde olduğu 13 Karadeniz ülkesi var. Burada da en azından bir girişim gerekli.

İran yanı başka yazı konusu!

Kafkaslar, Ortadoğu’laşmaya hazır bir bölge. Olası bir yeni sürecin içindeyiz. Tek başımıza haykırırken koro arayışına da girmeliyiz!


Yazarın Son Yazıları

Sırıtıyor... 22 Ekim 2020
Hukuksal soykırım! 18 Ekim 2020
Bütöv Azerbaycan! 30 Eylül 2020