CHP’nin iktidar kurultayı: Evin içi tamam...

23 Temmuz 2020 Perşembe

Cumhuriyet Halk Partisi’nin 37. Olağan Kurultayı’nda genel başkanının kim olacağı sorusu gündemde değil. Soru şu:

Kemal Kılıçdaroğlu kaç oyla seçilir?

22 Mayıs 2010’daki 33. Olağan Kurultay’da 1249 delegenin 1200’ünün imzası ile genel başkan adayı olan Kılıçdaroğlu, 1189 oyla liderlik koltuğuna oturdu. Sonraki olağan-olağanüstü kurultaylarda genel başkanlığı korudu ve liderlikte iki haneli rakamlara geldi; onuncu yılda.

Kılıçdaroğlu, bu hafta sonu yapılacak kurultaya yine rekor imza ile aday gösterilecek. Bugün genel merkezde il başkanları toplantısı var. Başkanlar delegelerinin imzasını cebine koyarak başkente geliyor. Binin üzerinde imza hazır. 31 Mart 2019 yerel seçimlerinde elde edilen başarı, Kılıçdaroğlu’nun oy hanesine yansıyacaktır.

Başka genel başkan adayı çıkar mı?

Eski Mersin milletvekili Aytuğ Atıcı, aday adaylığını çok önceden açıkladı. İllerin neredeyse tamamını dolaştı. Dünkü konuşmamızda durumu şöyle özetledi:

Oy veririm diyen çok ama imza veririm diyen az!

PM üyesi İlhan Cihaner de aday adayları arasında, açıklamasını bugün yapması bekleniyor.

Tolga Yarman, kamuoyu önünde yola çıktı.

Kılıçdaroğlu’nun delegelerin neredeyse tamamının imzası ile aday olması kurultaya da kendisine de yakışmaz. Doğrusu, gerekli sayı olan yüzde 5’in iki katı imzayla aday olmak!

Kurultayın divan başkanlığını Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu yapacak.

Topuklu efe”liğini her ortamda hissettiren Çerçioğlu’nun işi zor değil.

İkinci gün yapılacak parti meclisi (PM) seçiminde genel merkezdeki hava şu yönde:

Kılıçdaroğlu 80 kişilik bir liste önerecek, delegeler bunun içinden 52 kişi işaretleyecek.

Bu listenin dışından PM’ye giren olur mu?

Yakışan, yarışı olabildiğince özgür bırakmak olur...

***

Kılıçdaroğlu’nun kurultayda yapacağı konuşma bir başka beklenti. Bugünkü il başkanları toplantısından sonra konuşmasına son şeklini verecek.

Görünen o ki Kılıçdaroğlu’nun 19 Mart, 22 Nisan ve 19 Temmuz’da Cumhuriyet gazetesinde yayımlanan üç yazısı konuşmanın omurgasını oluşturacak.

19 Mart’ta solu tarif etmiş, “Cumhuriyeti demokrasi ile taçlandıracağız, sol budur” demişti.

22 Nisan’da küresel gidişi eleştirmiş, “Tarihin akışı değişiyor... Yeni bir dünya kurmak mümkün” demişti.

19 Temmuz’da, “Devletçiliği yeniden yorumlamak gerekiyor, sosyal devlet devletçiliği” demişti.

CHP’nin geleneksel olarak kurultaylarında şekillenen yol haritalarından birine daha tanıklık edeceğimiz söylenebilir.

CHP, Türkiye Cumhuriyeti tarihine üç büyük devrim armağan etti:

Cumhuriyetin ilanı...

Çok partili yaşama geçiş...

Sosyal devlet kavramı...

Bugün sosyal devlet demek elbette kolay ama CHP bunu 1960’larda gündeme getirdiğinde “sosyal” sözcüğü “komünizm”le eşdeğer görülüyordu. 1965’te sosyal devlet temelli olarak “ortanın solu” diyen CHP’ye sağ partiler şöyle yüklenmişti:

Ortanın solu, Moskova’nın yolu...

CHP, antikomünizmin çok yükseldiği o dönemde yüzde 40’ın üstüne çıkmayı başarmıştı.

***

37. kurultayın nasıl bir Türkiye’de yapıldığını anlatmak için uzun irdelemelere gerek yok. Sadece son bir hafta içinde olanlar bile her şeyi anlatıyor.

CHP, AKP’den iktidarı alabilir mi?

Yakın geçmişte bunun iki somut örneği var.

İlki, 7 Haziran 2015 seçimleri. Tek başına iktidar gücünü kaybeden AKP, “Ben sandıkla gitmem” dedi. 4 aylık uzun sürecin sonunda, 1 Kasım’da seçim yenilendi. AKP’nin deyimiyle, “halk hatasını düzeltti”!

İkincisi 31 Mart 2019 yerel seçimleri. AKP, İstanbul sonuçlarını beğenmedi. İstanbulluların hatasını düzeltmesini istedi. 23 Haziran’da seçim yenilendi. Bu kez, düzeltilen AKP oldu!

Bu iki örnek, CHP’nin işinin hiç de kolay olmadığını gösteriyor.

O nedenle 37. kurultay evin içinde herkesi kucaklamalı, devamında da ağustostan tezi yok, toplumun tüm kesimleriyle kucaklaşmalar başlamalı.


Yazarın Son Yazıları

O... 20 Eylül 2020
Sudan dersleri... 16 Eylül 2020
Siyasal ısınma! 10 Eylül 2020
Ömür boyu Atatürk’le... 30 Ağustos 2020