Mustafa Balbay
Mustafa Balbay mustafabalbay35@gmail.com Son Yazısı / Tüm Yazıları

Atatürk’ün en büyük devrimi: Millet iradesi!

29 Mart 2025 Cumartesi

İnsanlar ikiye ayrılır; tanıdıkça küçülenler, tanıdıkça büyüyenler!

Mustafa Kemal Atatürk şüphesiz tanıdıkça büyüyen bir lider. Bunun ötesinde zamanla da büyüyen bir dünya lideri. 21. yüzyılda yaşanan hemen her uluslararası olay, milletleri etkileyen gelişme Atatürk’ün devrimlerini yeniden güncelliyor.

Bu devrimleri yazan, sonraki kuşaklara aktaran aydınlarımızın yanı sıra pek çok yabancı yazar da yüzlerce yılda atılabilecek adımların bir kuşağa sığdırılmasını hayranlıkla kaleme almıştır. Lord Kinross’tan Paul Gentizon’a kadar.

Zamanın işlemediği bir dehadır Atatürk. Gerçekleştirdiği devrimleri önem sırasına göre listelemek olanaksızdır. Günün gelişmeleri, “En önemlisi bu devrim” dedirtir. Kısa bir süre sonra meydana gelen bir olay, yine Atatürk’ün bir başka devrimini öne çıkarır.

***

Saray’ın en güçlü rakibini tutuklatıp milletin iradesini hapse attığı şu günlerde Atatürk’ün bütün devrimlerinin toplamı şöyle de özetlenebilir:

Milletin, iradesini özgürce kullanmasını sağlamak!

Eğitimde atılan adımlardan Meclis’e yazılan “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” tanımına, kadınların eşit yurttaşlık haklarından laikliğe kadar yaşamın her alanını aydınlatan devrimlerin özü, kula kulluktan özgür birey olmaya geçişin altyapısıdır.

Milletimiz bu iradesini en somut biçimde sandıkta gösterir. Cumhuriyet tarihi boyunca kim sandıkta seçmene yön vermeye kalktıysa millet onu dinlememiştir. Zaman zaman onaylamasa bile “Daha güven veren bir seçenek yok” diyerek beğenmediği partiye de oy verdiği olmuştur ama iradesini teslim etmemiştir!

AKP iktidarı bugün devlet idaresini teslim aldı, millet iradesini de tümüyle teslim almak istiyor. Millet ise beni bir dönem, birkaç dönem idare edebilirsin ama irademi teslim alamazsın diyor. “İrade” ile “idare”, “r” ile “s” harflerinin yer değiştirmesinden öte anlamlar içeriyor.

Siyasi tarihimizde derin iz bırakacak günlerden geçiyoruz. 19 Mart sivil darbe ise 23 Mart da halk devrimi.

23 Mart sabahı Ekrem İmamoğlu’na tutuklama kararı verilirken milyonlarca kişi de onu cumhurbaşkanı adayı olarak görmek istediğini ifade etmek üzere sandıklara koşuyordu. 1 milyon 700 bin kayıtlı üyenin üstüne on kata yakın yurttaş irade bildirdi.

***

Milletimiz sandıkta patlar. 23 Mart önseçimi önümüzdeki seçimlerin de provasıdır. CHP şöyle deme hakkına sahiptir:

3 günde 15 milyon oy topladık her yaştan!

Önseçime çok kısa bir süre kala üyelerin yanı sıra isteyen yurttaşların da oy kullanabileceği açıklandı, bu sonuç alındı.

Bugün saat 12.00’de İstanbul Maltepe’de miting var.

Miting CHP’nin değil, milletin. CHP’nin bunu böyle okuduğunu görüyoruz. Önümüzdeki günlerdeki buluşmalar da yine bu zeminde sürmeli.

Millet, “Yeter artık” diyor, CHP bu isteme karşı sorumluluk alıyor, öncülük ediyor!

Şunu akıldan çıkarmamalı:

İstanbul’a kayyum atamak için fırsat kolluyorlar! Toplumsal hafızanın biraz zayıfladığını, refleksin biraz düştüğünü hissettikleri an adım atacaklar.

İmamoğlu tutuklanmasaydı önseçimin ardından kolları yeni bir iradeyle sıvayacaktı.

O zaman aynı şekilde devam ettirmeli.

Umut ve mücadele, gerilim ve heyecan, coşku ve kaygı dolu bir süreç Türkiye’yi bekliyor.

Demokrasilerde iktidarlar, oyu milletten, meşruiyeti hukuktan alır.

Hukuku çiğneyen iktidar, aslında kendi meşruiyetini çiğnemektedir!

Millet bu gidişe karşı kaderini tayin etme iradesini kullanmak istiyor.



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları


Günün Köşe Yazıları