ABD’ye demokrasi öğretmenin zamanı geldi!

27 Eylül 2020 Pazar

Eyy Amerika’nın bilmem ne meclisi başkanı, Türkiye demeden önce ağzını iyice çalkala, ondan sonra konuş.

Sen kim oluyorsun da Türkiye’yi otokrat ilan ediyorsun?

Bisikletimize atlayıp gelmeyelim oraya... Sana öyle bir demokrasi tarifi yaparız ki cehaletinle yüz yüze gelir saklanacak yer ararsın. Üstüne bir de milli irade dersi veririz, diplomalarını yırtarsın.

Siz iki meclisinizi bir araya getirip karar alıncaya kadar, biz üç tane kanun hükmünde kararname yayımlar, ilk yayımladığımızı iki defa değiştirir, üstüne devrim yazarız.

Yok denetim, olmadı veto, sizin demokrasi su kaynatıyor, farkında değilsiniz.

Temsilciler mi teslimciler mi ne meclisi başkanıysan, sana nazik davranmamızın nedeni hoşgörüye verdiğimiz önemdir. Yoksa şimdiye çoktan ağzının payını verdiğimiz gibi hakkında soruşturma da başlatırdık. Sen bizi Trump’a sor, ne kadar çok kararlı olduğumuzu bilir. O kadar çok karar veririz ki hangisi hangisinden önceydi, sonuç ne oldu, üç gün sonra anlarsın.

***

Yeri geldi sana biraz demokrasi dersi verelim.

Ne olmuş, benim mektup arkadaşım Trump, “Seçimi kaybedersem gitmeyebilirim” dediyse!

Demokrasilerde halka hatasını düzeltme hakkı vermek diye bir kavramdan haberin var mı senin?

Olmaz tabii... İyi dinle, burası çok önemli; baktın seçim sonuçları istediğin gibi gelmiyor. Başkanlığı kaybetme olasılığın var. Ne yapacaksın? Kaderim buymuş, kazanan gelsin mi diyeceksin? Olur mu öyle şey? Var mı öyle kaderine boyun eğmek? Biz tarih boyunca boyun eğmemiş bir milletiz. O yüzden seçim sonuçlarına da yerine göre boyun eğmemek gerekir. Halkın hatasını düzeltmesini sağlamak demokrasinin en önemli inceliğidir.

Bunun anlamı halka daha çok önem vermektir. Siz “bir kere sorulur, sonuç neyse o olur” diyorsunuz, biz art arda iki kere, olmadı üç kere sormak lazım diyoruz.

Şimdi zerre kadar varsa elini vicdanına koy, cevap ver:

Hangimiz daha demokrat?

Metroda dayak yemedin, kadın cinayetine kurban gitmedin diye senin dilin çok uzadı...

Şimdi akıllı ol, Trump’a şöyle yüklen:

- Türkiye kadar demokrat olamadın!

Bunu yaparsan kazançlı da çıkarsın; bak bir sürü lobi şirketi var, biz onlara arada bir para da aktarıyoruz, demokrasiden sebeplensinler diye...

Anladın di mi?

Sana düşünce özgürlüğünü de öğretmek lazım...

Türkiye’deki düşünce özgürlüğü dünyada yok. İstediğin her şeyi söylüyorsun. Kimse engellemiyor. Sadece bedeli var! O da üç yıl, beş yıl, bilemedin yedi-sekiz yıl hapis olur...

Eğer bu özgürlüğü iktidarı eleştirmek için kullanırsan yukarıdaki bedeller var ama övmek için kullanırsan nimetleri de var.

***

Bak Nensi,

Velev ki kasım ayındaki seçimde Amerikan halkı faka bastı, hata yaptı başkanı değiştirdi...

Velev ki demokrat bir başkan geldi...

Ne yapacak?

Amerikan çıkarları neyi gerektiriyor ona bakacak...

O gün gelsin, o başkanın istediklerinin iki katını vermezsek namerdiz!

Siz bizi ne sandınız beee...

Biz bu işlerde yük olmaya değil, yük almaya geliriz.

Yeni başkan bir bakacak, mevcut yönetimden istediği her şeyi almış, üstüne de bir mektup almış:

Başka bir arzunuz var mı?

Ne yapacak haaa?

Var mı ulan bizden iyisi?

Biz var ya biz; kurtla bir olur kuzuyu

yeriz, koyunla bir olur kuzuya ağlarız...

Sana kendini düzeltmen için üç gün süre...

Bu demokratlığımızı da unutma!


Yazarın Son Yazıları

Sırıtıyor... 22 Ekim 2020
Hukuksal soykırım! 18 Ekim 2020
Bütöv Azerbaycan! 30 Eylül 2020