Hilmi Türkay

Tarihi fark kaçtı

26 Ocak 2020 Pazar

Vedat Muriç’in ceza alacağını düşünenler çıkan karardan sonra birkaç gündür eminim ki şoka girmişlerdir. Karar merciiydiler ya? Boş yere ahkâm kesmek olmaz. Bakın dün gece Muriç formasını üzerine geçirdi, çıktı sahaya. Bir kez daha söyleyeyim; ortada cezalık bir durum söz konusu değildi. Çünkü somut bir şey yoktu. Disiplin Kurulu’nun toplantısı da tamamen formalite içeren bir toplantıydı. Ben bu mesleğe yıllarımı verdim, her yerde başım dik dolaşıyorum. Arkamdan bir kimse konuşmadı. Konuşamaz. Çünkü sadece işimi yapıyorum. Birilerine yaranmaya hiç çalışmadım. Başarılarım alın terimle geldi. Ödüllerimle gururlandım. Kalemimi oynatmadım, satmadım. Satan yok mu, var. Hem de çok... Ben inandıklarımı yazdım hep. Yazarken sordum soruşturdum. Yazmış olmak için haber yazmadım. Yapmış olduğum haberlerimden bir gün olsun tekzip yemedim. İşimden hep keyif aldım. Güzel günler geçirdim. Şimdi bu güzel günlerden eser yok. Bir kere ağır kalemşörlerin (ağabeylerimiz) yerlerine ucuz kalemşörler geçti. Bu ucuz kalemşörler istedikleri gibi hem TV’lerde hem köşelerinde talimatlar doğrultusunda yazı yazmaya başladılar. Ben hep eskilerde kalayım. Şimdiye baktıkça yaptığım meslekten utanıyorum valla. Neden mi; utanılacak hale geldi de... 

Ligimizde ikinci yarı maçları yine hakem hatalarıyla başladı. Kupada bazı karşılaşmalarda çalınan düdüklerle takımların kaderiyle oynandı. TFF sessiz, MHK sessiz. İyi de bu işin sonu nereye varacak? Birileri çıkıp konuşsun. Konuşmak için izin mi bekliyorsunuz? Bugün konuşmayacaksanız ne zaman konuşacaksınız?

Maçtan önce Passolig turnikeleri bozuluyor, çözümü yok, kapılar açılıyor, yoldan geçen stada giriyor. Tribünler insan istifi gibi oluyor, açık, maraton üst ve numaralıda merdiven boşluklarını görmek mümkün değil. Çoluk çocuk ezilenler olabilirdi. Bu son olsun. Fenerbahçe’nin futbolunda son iki maçtır değişim söz konusu. Oyuna, mücadelesine tamam ama ya kaçırdıklarına ne demeli? Saydım tam 8 net pozisyon. Futbolcular sanki yarış ettiler birbirleriyle. Soyunma odasına 0-0 gitmek şaka gibi. Başakşehir’in kötü oyunu da kuşkusuz buna etkendi. Emre’yi 11’de görmeyenler mırıldanır gibi olsa da unutmayalım bu takımda iyi bir Gustavo var. Tabii ki Belözoğlu’nun Fenerbahçe’deki yeri başka. 

Fırat Aydınus’un verdiği penaltıya havada uçan kargalar dahi güldü! Neyse ki VAR’a gitti, kararını geri aldı. Sonra dağıldı. Kruse’nin geç gelen golü Sarı-Lacivertlilere hayat verdi. Ardından Rodrigues pasını çıkardı Muriç fileleri havalandırdı, skor 2-0 oldu. Ama bu maç Fenerbahçe adına kolay kolay unutulmaz. Çünkü Sarı-Lacivertliler, dişli rakibi karşısında resmen tarihi farkı kaçırdı. Fenerbahçe bu iştahlı oyununu sürdürürse şampiyonluk yarışındaki iddiası daha da artar. Sarı-Lacivertli taraftarlardan maçın sonunda çok anlamlı bir hareket geldi. Tribünler, depremzede vatandaşlarımız için binlerce atkı ve kaşkolu saha kenarına gönderip, “Elazığ üşüme Fenerbahçe seninle” şeklinde tezahürat yaptı. Takdir ettim, ayakta alkışladım, helal olsun... 


Yazarın Son Yazıları

Altay ve Ferdi 5 Temmuz 2020
Ozan Tufan 28 Haziran 2020
Futbolsuz maç 22 Haziran 2020
Geri dönüşü yok! 8 Mart 2020
Rövanşı bekleyelim 4 Mart 2020
Kör dövüşü 24 Şubat 2020
Yedekleri iyi gördüm 12 Şubat 2020
Harikasın Uğurcan 2 Şubat 2020
Tarihi fark kaçtı 26 Ocak 2020