Hilmi Türkay

Kör dövüşü

24 Şubat 2020 Pazartesi

Maçın adı derbi olunca erken attım kendimi Kadıköy’e... Son saatlere kalırsanız yanarsınız. Malum İstanbul trafiği. Bir de yollar kapatılıyor. İşte o zaman tam bir işkence. Ama yapacak başka bir şey yok. Yoğurtçu Parkı her zamanki gibi insan seliydi. İçine girebilene aşkolsun. Aralarda karaborsacıları görmek mümkün. Kazıyamadılar kökünü şunların. Fiyatlar uçuk. Yine de almak için arayışta olanlar var. Fenerbahçe ile Galatasaray arasındaki bütün derbiler hareketli olmuştur. Bu derbide ne ararsanız görürsünüz. Kavga vardır, küfür vardır, kartlar havalarda uçuşur, kulübedekiler sahaya girer. Ne kadar olumsuzluk varsa yaşanır. Bu kin, öfke, nefret neden acaba? Bir türlü kardeş kulüp olamadılar. Hep birbirlerine körükleme daldılar. Sözlü saldırıları ayyuka çıktı. Zeytindalı uzatanı hiç görmedim. Futbol dostluğu, kardeşliği simgeler denir. Bizim ülkemizde bu hep sözde kalmıştır. Dün gece küfürler yine tavan yaptı. Beklemediğim bir şey değil. Önüne geçilmiyor işte. Yasa da çıktı, ama olmuyor. Rakip için ayrılan yerler resmen görüntü kirliliği. Ağın içinde bin 800 kişi. Var mı Avrupa’da böyle görüntüler? İşin kolay yanı var o da şu; maçlara misafir seyirci alınmasın. Bir ara olmuştu sanki. Yeniden bu uygulama başlatılsın. İnanın böyle derbilerde tribünleri izlerken her an bir şey olacakmış gibi tedirginlik duyuyorum. 

Nasıl bir derbiydi; eh işte idare eder. Faullerin sayısı fazlaydı, gerginlik vardı, tansiyon yüksekti. Bunlar doğal. Onyekuru’nun süratine 100 metreciler yetişemez. Ama maçın başında kaçırdığı 2 net pozisyon vardı ki... Halil Umut Meler’in penaltı kararı bence doğru, itirazlık bir durum yok. Penaltıyı Kruse gole çevirdi. Tribünlerde izdiham ciddi sıkıntı. Bazı ara merdivenleri göremedim. Aynı koltuğun biletleri birkaç kişiye satılmış. Galatasaray’ın Donk’la bulduğu beraberlik golünde hem savunmacılar hem kaleci Altay sinemada gibiydi! Böyle gol yenmez, hele derbide. Devre arasında yorumlara kulak veriyorum, hemen hepsi hakemin düdüğü ağzından bırakmadığını, bu yüzden de derbide futbol oynanmasına izin vermediği görüşünde. Galatasaray, Kadıköy’e moralli gelmişti. Fenerbahçe’de bundan önceki maçlarda olduğu gibi bir kıvılcım göremedim. Gustavo ve Emre arandı. İkinci yarı futbol adına hiçbir şey izleyemedik maalesef... Hem Fenerbahçeli hem Galatasaraylı oyuncuların sürekli birbirleriyle dalaşmaları, hakemin maçı çok duraklatması, böylesine büyük bir maçın adına hiç yakışmadı. Jailson’un Onyekuru’ya yaptığı harekete hakem Meler penaltı çaldı. Bana pek doğru bir karar gibi gelmedi. Falcao golü buldu, Sarı-Kırmızılılar öne geçti. Fenerbahçe psikolojik olarak iyice düştü. Devamında çıkan kırmızı kartları seyrettik. Muslera kritik 3 kurtarış yaptı, ev sahibi bunlardan birini atsa skora dengeyi getirebilirdi. Ardından Galatasaray’ın hızlı hücumları sıklaştı, bu kez Onyekuru fileleri havalandırdı. Gecenin sonunda futbol adına aklımızda hiçbir şey kalmadı. Sarı-Kırmızılı takım 21 yıl sonra Kadıköy’deki galibiyet hasretini noktaladı.


Yazarın Son Yazıları

Ozan Tufan 28 Haziran 2020
Futbolsuz maç 22 Haziran 2020
Geri dönüşü yok! 8 Mart 2020
Rövanşı bekleyelim 4 Mart 2020
Kör dövüşü 24 Şubat 2020
Yedekleri iyi gördüm 12 Şubat 2020
Harikasın Uğurcan 2 Şubat 2020
Tarihi fark kaçtı 26 Ocak 2020