Hikmet Altınkaynak

Orhan Kemal Müzesi'ni Gezerken...

05 Ekim 2011 Çarşamba

Türk edebiyatının öykü ve roman ustası Orhan Kemal için ailesinin kurduğu Orhan Kemal Müzesi, 11 yaşında. Müzede onun anısını yaşatmak üzere pek çoğu fotoğraf ustası Ara Güler’in çektiği Orhan Kemal’in, ailesinin, ünlü edebiyatçıların 70 dolayında fotoğrafı, kitaplarının ilk basımları, özel mektupları, hakkında yapılan tezler, yazılan yazılar bulunuyor. Ayrıca yıllarını geçirdiği çalışma odası, yazı masası, daktilosu, yatağı, özel eşyaları ile yıllarca yaşamına eklediği İkbal Kahvesi adlı bir kahvehane de müzenin bir parçası olarak girişte yer alıyor.

İşte bu müzeyi geçen günlerde CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu gezdi. Ben de oradaydım. Bunu sizlerle de paylaşayım istedim. Öncelikle şunu söyleyeyim, Kılıçdaroğlu büyük bir basın ordusuyla karşılandı. Orhan Kemal ailesi şaşkındı. Keşke kuşaktaşı Oktay Akbal, keşke arkadaşı Fikret Otyam da olsaydı. Küçücük müzeye basın çalışanlarının yarısı giremedi. Ben giren şanslılardandım. Neredeyse omuz omuza müzeyi gezdik. Tek tek önünde durulan fotoğraflar, onlarla ilgili canlanan anılar, dokunulan kitaplar ve müze defterinin imzalanmasıyla, İkbal Kahvesi’nde içilen demli bir çayla ziyaret sona erdi. Kılıçdaroğlu müze defterine şunları yazdı: “ Orhan Kemal, edebiyat dünyamızın gururu ve onuru. Onu yaşatmak hepimizin ortak görevi. Onu saygıyla selamlıyorum. Saygılarımla,”

Evet Orhan Kemal, Türk edebiyatının onuru ve gururu bir yazardır. Üstüne kitap yazma isteğim bundandır. Bu kitap müzede karşıma çıkmaz mı? 34 yıl önce çıkan bu kitabı görünce elbette çok sevindim. Orhan Kemal ustayı ve bana ‘Kitabı birlikte yazalım’ önerisi getiren Asım Bezirci’yi burada saygıyla anmak istiyorum. Daha sonra Asım Abi, “Orhan Kemal’in Romanları”nı, ben de “Orhan Kemal’in Hikâyeciliği”ni ayrı ayrı yayımladık. Ortaklıktan ayrıldık. Keşke öyle tek kitap olarak kalsaydı. Onun acıyla biten yaşamı herkesi olduğu gibi beni de elbette çok çok üzdü. Sözünü ettiğim kitabı “Orhan Kemal /Hayatı, Sanatı, Eserleri” adıyla 1977’de Cem Yayınları yayımlamıştı. Tüm bunları ve hiç tanışmadığım Orhan Kemal’i, müzeleri düşünmeye başladım.

Yıllar önce bu müzede TV 8’de yayımlanan “Yıldız’da Sohbet” programı için çekim yapmıştık, on yıl geçmiş, Orhan Kemal’i yitirişimiz üstündense, 41 yıl… Bir müze… Yalnızca sergilediği fotoğraflarla, kitaplarla, eşyalarla mı anımsanır? Hayır! Müzeler öylesine geniş bir dünya sunarlar ki insana, insan düşünmeye başlayınca, içinde kaybolur. Doğasıyla, tarihsel eserleriyle bir açık hava müzesi gibi olan yurdumuzda 120 dolayında müze olduğu söyleniyor. Bunlardan kaçı şair, yazar, sanatçı müzesi? Sanırım 10’u geçmez. Oysa edebiyat dünyasında toplumu aydınlığa çıkarmak için hayatını adayan, büyük bedeller ödeyen yazarlarımızın her biri için birer müze gerekir.

Orhan Kemal ailesi bunu başarmış, ama devletten katkı alamamış. Kuruluşundan bu yana sorunlar yaşamış, yeri küçülmüş. Oysa Orhan Kemal’e ve onun gibi kalemini toplumu aydınlatmaya adayan bu uğurda ömürlerini harcayan Pir Sultan’dan Namık Kemal’e, Nâzım Hikmet’ten Asım Bezirci’ye, Yaşar Kemal’den Mahmut Makal’a, Karacaoğlan’dan Dadaloğlu’na Metin Altıok’tan Hasan Âli Yücel’e, Tonguç’a müzeler kurmak, onları yaşatmak gerekmez mi? Hem müze kurmak hem de müzeleri müzelik olmaktan kurtarmak, desteklemek gerekir. Bunu da gerçekleştirecek olan elbette kültüre önem veren bir yönetimdir. Müzeleri geçmişimizi olduğu kadar geleceğimizi yansıtan kültür kurumları durumuna getirmek gerekir. Bunu gerçekleştirecek olan da sanırım sosyal demokrasinin gerektirdiği kültür politikalarını hayata geçirecek olan partiler ve liderlerdir. Bu anlamda CHP’ye ve Kılıçdaroğlu’na çok iş düşüyor.

Orhan Kemal Müzesi’ni gezerken şunları da düşündüm: 2012 baharında bilim, eğitim, edebiyat, kitap, basın, sinema, tiyatro, fotoğraf, resim, karikatür.. alanlarında sempozyumlar düzenleyip ilgili alanın ustalarıyla sorunları ve çözüm önerilerini saptamak, tartışmak, kitaplaştırmak… Ülkemiz için, bilim, kültür ve sanat için bir yol haritası ortaya koymak... Güzel olmaz mı?


Yazarın Son Yazıları

Yarın 24 Temmuz... 23 Temmuz 2020
Kısa yazmak... 16 Temmuz 2020
Yolculuk deyince... 9 Temmuz 2020
Bugün 2 Temmuz! 2 Temmuz 2020
İlhan Abi’yi okumak... 18 Haziran 2020
Korona sözlüğü 28 Mayıs 2020
Korona yalnızlığı! 14 Mayıs 2020