Vegan Devrimi ve Hayvan Özgürlüğü

Vegan Devrimi ve Hayvan Özgürlüğü

12.08.2021 07:30
Güncellenme:
Takip Et:

Yazımın başlığı, Cumhuriyet yazarlarından Zülâl Kalkandelen’in yeni kitabının adı.

Daha önce yayımlanmış ama ambargo yiyerek satışa sunulamamış olan kitap, yeni ve çok önemli eklerle Yeni İnsan Yayınevi tarafından, “Türkiye’den ve Dünyadan Mücadele Örnekleriyle” alt başlığı ile basılmış. (İstanbul, 2021)

İlk baskıya ulaşabilmiş olanların da bu baskıyı mutlaka okumalarında yarar var. Çünkü ilk basımda bulunmayan çok önemli tartışmalar ve bu tartışmalara ilişkin çok önemli yorumlar var.

***

Sevgili okurlarım, Vegan Devrimi ve Hayvan Özgürlüğü, çağımızın en devrimci ideolojisi ve hareketidir:

Hayvanların da insanlar gibi canlı olduklarını ve onların da duyguları olduğunu, bu nedenle insanlar gibi muamele görmelerini savunur.

Sakın bu hareketi hemen, “Etyemezlerin aktivizmi” filan diye küçümsemeyin.

Elbette sağlıkla, uzun ömürle, sağlıklı beslenmeyle ilgili tarafı da var ama, çok daha derinlerde, ciddi felsefi yaklaşımlarına ilave olarak, bugün dünyamızı tehdit eden ve bütün insanları etkileyen, “İklim Krizi” gibi, su ve havanın kirlenmesi gibi, yeryüzündeki kaynakların giderek tükenmesi gibi, salgınlar ve pandemiler gibi insanlığın karşı karşıya olduğu sorunların çözümüne kadar uzanan biyolojik, teknolojik, toplumsal ve ekonomik temelleri de var.

***

Kalkandelen, kitabına “Türcülük” teriminin tanımı ile başlıyor:

“Türcülük” Oxford Sözlüğü’ne göre, “İnsan türünün üstünlüğü varsayımına dayanarak belli hayvan türlerinin sömürülmesi ya da ayrımcılığa uğratılması” anlamını taşıyor.

Bundan 44 yıl önce Cambridge Üniversitesi’nde 150 bilim insanının imzaladığı “Türcülüğe Karşı Deklarasyon” ile bütün dünyanın dikkatini çekti ve o zamandan beri insanlığın tartıştığı en önemli konulardan biri haline geldi.

Deklarasyonda şunlar yazıyordu:

Diğer birçok türün hissedebildiğine dair yeterli kanıt olduğuna inandığımız için, kendi yararları için gerekli olmadıkça, kardeş hayvanlarımıza acı çektirilmesini ve haklarının azaltılmasını tümüyle kınıyoruz.

Yalnızca türlerdeki bir farklılığın (ırktaki bir farklılıktan daha fazlası) bilim, spor, yiyecek, ticari kazanç veya diğer insan kazançları adına yapılan ahlaksız sömürüyü veya baskıyı haklı gösterebileceğini kabul etmiyoruz.

Tüm hayvanların evrimsel ve manevi akrabalığına inanıyoruz.

Tüm duyarlı canlıların yaşama, özgürlük ve mutluluk arayışında bulunma hakkına sahip olduğuna inancımızı beyan ediyoruz.

Bu hakların korunması çağrısında bulunuyoruz.” (s.22)

***

Sevgili okurlarım, henüz “insan hakları”, “kadın hakları”, “Hak”, “Hukuk”, “Adalet” gibi konularda bile:

Din uğruna, mezhep uğruna, ırk uğruna, milliyetçilik uğruna, erkeklik, maçoluk uğruna birbirinin gırtlağını kesen...

İnsanın insanı sömürüsünü önlemeye çalışan Marxismi dahi “hainlik” sayanlara...

Hayvan haklarından” söz etme ve hayvanların da insanla aynı yaşam haklarına sahip olmalarını anlatma çabasını neden “Çağımızın en devrimci ideolojisi” ve “Çağımızın en devrimci hareketi” olarak nitelediğimi herhalde hepiniz hemen fark etmişsinizdir:

Çünkü “Hayvan Hakları” ve onu gerçekten savunan “Etik ve Politik Veganlar”, yani veganlığı aynı zamanda bir ahlaki ve siyasal çözüm olarak görenler, önce her türlü sömürüye, dolayısıyla, insanın insanı sömürmesine, yani en başta kapitalizme, sonra, insanın hayvanı sömürmesine, etçil beslenmeye, yani en başta hayvancılık, tavukçuluk, endüstrilerine ve bunlara dayalı olan bütün bir pazar sistemine karşıdırlar.

Bu nedenle de çıkarlarını rahatsız ettikleri her yerden dışlanırlar, rahatsız olan herkes tarafından saldırıya uğrarlar. (ss.79-147)

Ama onlar, sadece insanların bireysel olarak sağlığına yararlı değil, bütün canlıları koruyan ve insanlığın karşı karşıya olduğu COVID-19 dahil, insanlığın bütün sorunlarına da çözüm getiren bir ideolojinin, hareketin savunucuları oldukları için yılmadan mücadelelerini sürdürmektedir. (ss.147-163)

***

Hayvan haklarını savunan ve gerçek bir “etik ve politik vegan” olan Zülâl Kalkandelen, sıradan bir vegan veya sıradan bir köşe yazarı da değildir:

Çok iyi bir müzik yazarı, Türkiye’yi ve ABD’yi en iyi tanıyan, bu ülkelerin medyalarını ve siyasal yapılarını en iyi analiz eden uzmanlardan biridir.

Şimdiye kadar yayımlanmış olan kitapları şunlardır:

New York’u Yaşamak, Remzi Kitabevi, 2003.

30 Saniyede Bush, Remzi Kitabevi, 2004.

Utanmış Sessizlik (roman), Remzi Kitabevi, 2005.

İkinci Cumhuriyetçiliğin Temelleri, Cumhuriyet Kitapları, 211.

Veganizm: Ahlakı, Siyaseti ve Mücadelesi, (Can Başkent ile birlikte) e-kitap, Propaganda Yayınları, 2013.

İkinci Cumhuriyetçiliğin Temelleri, İkinci Gruptan Yetmez Ama Evetçi Liberallere 90 Yıllık İhanetin Mirası, Kırmızı Kedi Yayınevi, 2018.

***

İlginç olaylar, ufuk açıcı yorumlar, çarpıcı söyleşiler ve akıcı bir üslup:

Beslenmeniz ve sağlığınız bir yana, çağımızın sorunlarını öğrenmek, çağımızı yakalamak, çağ gerisi kalmamak istiyorsanız, mutlaka bu kitabı okuyunuz.

Yazarın Son Yazıları

Siyasette yeni ittifak arayışları 4

Türkiye şu anda “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” denilen “Şahsım Devleti” modelinden kaynaklanan bir “Rejim Bunalımı” ile karşı karşıya.

Devamını Oku
16.01.2026
Siyasette yeni ittifak arayışları 3

Kemalistler ile Sosyalistler arasındaki ittifak arayışı, tarihimizin en özgürlükçü Anayasası olan 1961 Anayasası sonrasında, TİP’in kuruluşu...

Devamını Oku
15.01.2026
Siyasette yeni ittifak arayışları 2

Devletin ve toplumun bütünlüğü ile, Demokratik ve Laik Cumhuriyet Rejimi’ni korumak için bugünlerde dile getirilen, Kemalistler ile Sosyalistler arasında ittifak önerisi, bir hayli eskidir.

Devamını Oku
13.01.2026
Siyasette yeni ittifak arayışları (1)

ABD’nin Venezuela’yı basıp Başkan Maduro ve eşini alıp götürmesi, bütün dünyada “İç cephenin güçlendirilmesi” sorununu gündeme getirdi.

Devamını Oku
11.01.2026
Venezuela dersleri 3: Muhalefet

“İç cepheyi tahkim etmek için”, muhalefet de etnikçilik, dincilik ve mezhepçilik üzerinden bölücülük yapmamalı, Bağımsız Cumhuriyeti tehlikeye atacak iç ve dış süreçlere destek vermemelidir.

Devamını Oku
09.01.2026
Venezüella dersleri 2: Muhalefet ne yapmalı?

ABD Başkanı Trump’ın, Venezüella Başkanı Maduro’yu, konutunu basarak alıp götürmesi, bütün dünyada müthiş bir şok etkisi yarattı...

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella olayı: Küreselleşmenin üçüncü aşaması

Küreselleşmenin birinci aşaması Sovyetler Birliği’nin çökmesi ile 1991’de başlamıştı:

Devamını Oku
06.01.2026
Nüfusu eğitmek yerine ithal etmek!

Çağdaş Demokratik Devlet vatandaşlarının eğitimlerini çağın gereklerine göre belirlemek zorundadır...

Devamını Oku
04.01.2026
İktidar toplumla ters düştüğünde

Sosyal Psikolojinin en net kuralıdır...

Devamını Oku
02.01.2026
2026, umut ve direniş yılı olsun!

YENİ YILINIZ KUTLU OLSUN...

Devamını Oku
01.01.2026
2025’ten 2026’ya: Terör yeniden sahnede!

2025’in son yazısı:

Devamını Oku
30.12.2025
Dolandırıcılık, kumar ve uyuşturucu niçin yaygınlaştı (Devlet ve ahlak ilişkileri)

Devlet, vatandaşların güven içinde yaşamaları için vardır.

Devamını Oku
28.12.2025
SHP-HEP işbirliğinin ibretlik ‘hüzünlü öyküsü’

Bu “Hüzünlü Öykü”nün ibretlik kronolojisini Zülâl Kalkandelen ile birlikte yazdığımız “Devrim ve Karşı Devrimin Yüzyılı”ndan özetleyerek aldım.

Devamını Oku
26.12.2025
Asıl uyuşturucu sorunu: Narko devletler

Sovyetler Birliği çöktükten sonra oluşan dünyayı anlamak için onu çökerten Emperyalizmin nasıl bir dünya istediğine bakmak gerek.

Devamını Oku
25.12.2025
CHP’nin ‘süreç’ açmazı

İmralı Heyeti olan DEM Parti yöneticileri, İmralı temaslarını anlatmak ve yeniden oraya gitmeden önce CHP’nin görüşlerini almak için Özgür Özel’le görüştü.

Devamını Oku
23.12.2025
‘Sürecin’ tarihi ve bugünü

“Sürecin bugününü” doğru değerlendirebilmek için terör örgütü PKK’nin ve İktidarla olan ilişkilerinin tarihine bakalım...

Devamını Oku
21.12.2025
İktidarın, PKK ve DEM çıkmazı

Emperyalizm, İsrail’in güvenliğini sağlamak ve bölgeyi daha kesin olarak kontrol edebilmek için Ortadoğu’da, Irak’la birlikte, Suriye’yi de kapsayan bir Kürt Devleti kurulmasını dayatıyor...

Devamını Oku
19.12.2025
Atatürkçülük, Marksizm ve Ataol Behramoğlu

Okan Toygar’ın “HAYATIMIZ GÜZELDİR, Ataol Behramoğlu’nun Siyasal Kimliği” adlı nehir söyleşisi, Tekin Yayınevi tarafından yayımlandı.

Devamını Oku
18.12.2025
On birinci yargı paketi: Komedi değil, trajedi!

31 Temmuz 2023 ve öncesinde suç işleyenlere infaz indirimi de getiren 11. Yargı Paketi, TBMM Adalet Komisyonu’nda kabul edilmiş:

Devamını Oku
16.12.2025
Tarihi geri götürmek olanaklı değildir!

Orta Doğu’da İsrail’in güvenliği için bir Kürt Devleti kurmak isteyen ve bu nedenle Suriye’de, Terörist Radikal İslam’la uzlaşan ABD, Çağdaş bir Demokratik Laik ve Sosyal Hukuk Devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’ni de, İktidarla el ele, Suriye gibi Orta Çağ’a, dinler, mezhepler ve aşiretler bazında örgütlenmiş olan Merkezi Feodal bir yapıya geri götürmek istiyor!

Devamını Oku
14.12.2025
Devlet çökertildi ama yenisi kurulamadı (7)

Bu yazı Özgür Özel’in “Stockholm Sendromu” uyarısı yapmasından sonra, geçen hafta başında yazmaya başladığım yazıların yedincisi.

Devamını Oku
12.12.2025
Stockholm sendromunun kaynağı (6)

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in, HDP’li ve onun devamı olan DEM Partili politikacılar ve belediye başkanları görevlerinden alınır ve bazıları hapse atılırken, DEM Parti’nin “Süreç” bağlamında iktidara destek vermesindeki çelişkiyi vurgulamak için zekice dile getirdiği “Stockholm Sendromu”, Türkçemizin bütün çarpıcı güzelliğiyle, “Celladına âşık olmak” biçiminde ifade edilen bir durumdur.

Devamını Oku
11.12.2025
Açılım, Stockholm sendromu ve toplumsal şok (5)

İktidar, kamuoyundaki yaygın izlenime göre, “Açılım Süreci”ni, ilan ettiği gibi “Barış” “Demokrasi” ve “Terörsüz Türkiye” için değil, başarısızlıklarından dolayı siyaseten biten ömrünü uzatmak için içeride DEM Parti’den, dışarıda Emperyalizmden destek aradığı için yapıyor.

Devamını Oku
09.12.2025
Açılım: Stockholm Sendromu ve şok doktrini (4)

Bu yazı Özgür Özel’in “Stockholm Sendromu” uyarısı üzerine, geçen hafta Salı günü başladığım yazıların dördüncüsü.

Devamını Oku
07.12.2025
Mezhepçilik ve tarikatçılık da demokratik rejim düşmanlığıdır!

Dün Etnikçiliğin Demokratik Rejim karşıtlığını (düşmanlığını) yazmıştım.

Devamını Oku
05.12.2025
Etnikçilik demokratik rejimi yıkar!

Etnikçilik, insanların tarih boyunca sahip oldukları Aile, Aşiret, Din, Mezhep, kimlikleri üzerine, Endüstri Devrimi’nin getirdiği “Ulusal” ya da “Milliyetçi” kimliğin, Totaliter bir anlayışla istismar edilmesinden kaynaklanan Faşist bir ideolojidir.

Devamını Oku
04.12.2025
Siyasette Stockholm Sendromu

CHP Genel Başkanı Özgür Özel Kurultay konuşmasında, “Stockholm Sendromu” anımsatmasını yapmadan önce, İktidarın, “Terörsüz Türkiye” sloganı bağlamında başlattığı “Sürecin” bütün çelişkilerini vurgulayan bir konuşma yapmış.

Devamını Oku
02.12.2025
Darağacı edebiyatı ve terör gölgesinde yeni yargı paketi

25 Kasım 2025 tarihinde MHP lideri Devlet Bahçeli TBMM Meclis Grubu konuşmasında şöyle demiş...

Devamını Oku
30.11.2025
Faşistliğin dini mezhebi ırkı milliyeti yoktur

Faşizm ve Faşistlik, gerek Rejim gerek Kişilik yapısı olarak Demokrasi ve Demokratlık karşıtlığıdır.

Devamını Oku
28.11.2025
İki hukuk profesörü konuşurken...

“Anayasa”, “Hukuk” ve “Yargı” bir devletin omurgasıdır..

Devamını Oku
27.11.2025
CHP’nin savunması için Okkam’ın usturası!

“Okkam’ın Usturası” bir önermedir:

Devamını Oku
25.11.2025
Çıldırtan çelişki!

Emperyalizmle işbirliği yapan İktidar: “Barış” sloganı ile halkı aldatarak...

Devamını Oku
23.11.2025
CHP, kendisini ve demokrasiyi etnikçiliğe kurban edemez!

Emperyalizm ve İktidar ittifakı, hem dıştan hem içten son derece güçlü bir biçimde çeşitli baskılar uygulayarak, Türkiye’yi, “Ortadoğu Bataklığında” parçalanarak boğulacağı bir “Sürece” sürüklüyor!

Devamını Oku
21.11.2025
'Kişiye özel rejim' önerisinin çıkmazı

Devlet Bahçeli aynı anda üç öneride bulundu...

Devamını Oku
20.11.2025
Atatürk üzerine birkaç kitap

Son zamanlarda, Atatürk’e, İstiklâl Savaşı’na ve Cumhuriyet Dönemi Tarihi’ne ilişkin saldırılar, saptırmalar ve iftiralar çok artınca, bu konulardaki gerçek tarih araştırmaları, kitapları da çoğaldı.

Devamını Oku
18.11.2025
İddianame, devlet yönetimine yansıtıldığında?...

Cuma günkü yazımı şöyle bitirmiştim...

Devamını Oku
16.11.2025
Başarılı politikacılık ve avukatlık suçlanınca?...

Lafı dolandırmaya gerek yok...

Devamını Oku
14.11.2025
İddianame, Atatürk, Haberal ve umut!

Bugünlerde, tam 10 Kasım Atatürk’ü anma törenlerinin ertesi günü açıklanan...

Devamını Oku
13.11.2025
Atatürk: İki yalan dört düşman

Dün Atatürk’ü andık; bu vesileyle, bugün, Atatürk konusundaki çok önemli iki yalana ve dört düşmana değinmek istiyorum.

Devamını Oku
11.11.2025
İkinci Silivri trajedisinde anayasa ihlalleri

“Birinci Silivri Trajedisi Dönemi”, Ahmet Necdet Sezer’in cumhurbaşkanlığından ayrılma zamanı olan Haziran 2007 tarihinde başladı.

Devamını Oku
09.11.2025