Bağış Erten

Kötülüklerin babası onlar

13 Ocak 2016 Çarşamba

Sen her gün antrenör kovacaksın...
Sahaya çıkmadan kovacaksın, bir saatte kovacaksın, otele almayarak kovacaksın, yabancı diye kovacaksın, yerli diye kovacaksın, başarısız diye kovacaksın, başarılıyken de kovacaksın, iyi oynatırken de, kötü oynatırken de, gak dedi diye, guk dedi diye, şampiyon yapmadan önce de, sonra da kovacaksın... Üstelik her kulüpten kovacaksın, senede beş tane kovacaksın, kurtarmak için kovacaksın, kurtulmak için kovacaksın...
Sonra sana diyecekler ki, yeter
artık, yuh artık, ayıp artık, rezillik artık... Çıkacak yetkili yetkili ağızlar, koca koca isimler sana arka çıkacak. Sözleşme serbestisi
diyecekler. Hak diyecekler. Hukuk diyecekler, gukuk diyecekler.
Olur öyle diyecekler...
Biz de bunları yutacağız, öyle mi? Konuşanlar kimler? Kulüplerin bir araya gelip kurduğu Kulüpler Birliği ve Futbol Federasyonu. Hangi federasyon bu? Futbolun paydaşlarının seçtiği herkesi temsil eden ‘futbolumuzun
federasyonu’, öyle mi? Hayır öyle değil. Ana statü diyor ki, federasyonu genel kurul seçer. Kimlerden oluşur bu genel kurul?
18 Süper Lig takımının başkanı.
18 Süper Lig takımı başkanlarının 6’şar kankası.
18 TFF 1. Lig başkanı.
18 TFF 1. Lig başkanının birer kankası.
36 TFF 2. Lig başkanı.
57 TFF 3. Lig başkanı.
Kaç yaptı? 255. Yetti mi? Yetmedi. Bir de amatör kulüplerden gelen 10 temsilci var. Oldu mu 265. Bu kadar mı? Sayılır aslında. Ama ayıp olmasın, azıcık çeşni olsun diye diğerlerinden de biraz almışlar. Kim bu diğerleri? 6 futbolcu, 6 teknik adam, 6 da hakem. Yani sahada oyunu oynayanların toplam temsilci sayısı 18. Yazıyla yazması bile kolay on sekiz!..


Onların söz hakkı yok 
Futbolu yöneten bu isimler işte. Onların söz hakkı var ama bunların yok: 
Aykut Kocaman’ın oy hakkı yok... Sorsanız sabaha kadar size futbolun sıkıntılarını anlatacak olan Hasan Şaş’ın yok. 
Altyapı eğitimini kafaya takmış olan Metin Tekin’in, herkesin saygı duyduğu bir isim olarak Ünal Karaman’ın oy hakkı yok… 
Bu memleketin bir jenerasyonunu yetiştirmiş Serpil Hamdi Tüzün’ün oy hakkı yok… 
Futbol emekçisi Rıza Çalımbay’ın oy hakkı yok. 
Futbolumuzun gururu dediğimiz Nihat’ın, Tayfun’un yok. 
Sadece onların değil, futbol gelişsin diye didinen, üniversiteler okuyan, memleketi karış karış gezen pek çok isimsiz futbol emekçisinin de yok. 
Kimin var peki? Profesyonel Futbolcular Derneği’nin başkanı sıfatıyla Hakan Ünsal’ın ve en çok milli olan beş ismin: Rüştü Reçber’in, Hakan Şükür’ün, Bülent Korkmaz’ın, Tugay Kerimoğlu’nun ve Alpay Özalan’ın. Onlar sonuna kadar hak ediyor ama yedinci Tuncay Şanlı giremez! (Aktif futbolcuların zaten oy hakkı yok.)

Mehmet Ağa seçiyor ama! 
Oy hakkı lütfedilmiş başka futbol insanı var mı peki? Türkiye Futbol Antrenörleri Derneği başkanı ile en uzun süre A Milli Takım teknik direktörlüğü yapmış beş isim daha. Ki onları da beşe zor tamamlıyoruz. 
Evet, sahada olanlardan sadece bunların oy hakkı var! Hakemleri de sayınca altı üstü 18. Ama Kozan Belediyespor’un başkanının var. Bayburt Grup Özel İdare kulübünün başkanının var! Bir düğün salonunda yapılan ve 60 kişinin katıldığı bir kongrede, kulübün borçlarının bir kısmını üstlenen eşraftan Mehmet Ağa, futboldan pek anlamasa da başkan seçildiği için oy kullanabiliyor. 
Ama Antalya’da kampta Tutunamayanlar okurken yakaladığım, “Ne olacak bu memleket futbolunun hali” diye dertleşecek insan arayan Tolunay Kafkas kullanamıyor! 
Sözün özü: Federasyonu kulüpler seçiyor. Kulüpler Birliği zaten kulüplerin. Ki neden varlar, anlayan yok. Ama her şeyi bunlar yönetiyor. Her şeyi bunlar ‘hallediyor’Marx’ın sınıf tavrı göstermesini önerdiği emekçi kesimin aksine, yine asıl sınıf tavrının kralını kulüp başkanları sergiliyor. “Kulübede başka, sarayda başka düşünürsün” sözünün timsali olarak önlerine ne gelirse önce kendilerine yarar mı, zarar mı diye bakıyorlar. 
Futbolcu alacakları şıp diye kulüplerin elini kolunu bağlıyor mu? Hooop, bir değişiklik; artık mahkemeler uğraşıyor ve süreç uzuyor. Kulüpler, başkanlar mutlu. Vergi borcu mu var? Hooop, bir görüşme, bir ayar. Kulüpler mutlu. Borsada sıkıntı mı var? Hooop bir müdahale. Başkanlar sırıtıyor. Oh ne güzel değil mi? 

‘Yeter artık’ demedikçe... 
Bu düzen onların düzeni. Azalan seyirci, rezil zeminler, feci futbol kalitesi, adaletsizlik, mutsuzluk da o yüzden en çok onların eseri. Kusura bakmasınlar ama neredeyse her şeyin müsebbibi onlar. 
Birileri onlara dur demedikçe, birileri örgütlenip yeter demedikçe, hesap sormadıkça istediklerini yapacaklar. Hoca kovmada gösterdikleri ‘maharetin’ kralını kulüp hesaplarında zaten yapıyorlar. Onca parayla batıp batıp duruyorlar. Ama kime ne! Düzen onların, intizam onların; denetleyen yok, sorgulayan yok, sıkıştıran yok!.. 
Hal böyle olunca insanın şöyle beş on teknik direktör alası gelmez mi?

Peki ya diğer ülkeler?
Peki ya diğer ülkeler? Gidelim futbolun beşiğine. Britanya’da her şeyi Manchester United başkanı mı belirliyor acaba? Abramoviç masaya vuruyor ve federasyon yola mı geliyor? 
Yoo! Bir kere her şey kulüpler üzerinden dönmüyor. Düşünün, Liverpool kulübünün şu an temsilcisi bile yok. Ama çok kuvvetli bir bölgesel yapı var. 
Sıkı durun! Federasyon seçimlerinde oy kullanma hakkı olan sadece 7 Premier League temsilcisi söz konusu. Diğer profesyonel liglerin toplam temsilcisi de 8 kişi. 
Bitmedi!.. Neredeyse her şehrin bir temsilcisi var. Tabii futbolcular, teknik adamlar ve diğer paydaşlar da temsil ediliyor. Oy kullanma hakkına sahip kesimler arasında üniversiteler, taraftar temsilcileri, askeri futbol federasyonları, üniversite federasyonları, kadın futbolundan gelenler, engelli temsilcileri var. 
Yani futbolun tüm bileşenleri bir araya geliyor. 
Aynı biz değil mi?



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Bu sezon o sezon değil 2 Eylül 2018
Herkes biliyor 29 Ağustos 2018

Günün Köşe Yazıları