Aykut Küçükkaya

Okluk Koyu’na 4 kat!

20 Temmuz 2020 Pazartesi

Tam 1480 kilometre kıyı şeridi... Bu kıyıları yeşiliyle saran yüzde 68’lik orman varlığı... Akdeniz’e komşu 9 ülkeden daha uzun kıyı şeridine sahip bir kent... Halikarnas Balıkçısı’nın literatüre kazandırdığı mavi yolculuğun hikâyesinin başladığı yer: Muğla!..

Kısa bir mola için Datça Palamutbükü’nde, ağabeyden öte Mehmet Tekbacak’layım. Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün, CHP Muğla İl Başkanı Adem Zeybekoğlu, Datça Belediye Başkanı Abdullah Gürsel Uçar’la, Mavi Beyaz’da akşamüstü buluşuyoruz. Hem Türkiye’nin hem dünyanın gündemi ağır. Muğla’nın gündemi ise yağmalanmak istenen “kıyılarımız...”

***

Muğla’nın kıyılarını “korumak, geleceğe miras bırakmak için büyük uğraş verdiklerini” söyleyen Osman Gürün, “artık kararların Ankara’da bakanlıklarda alındığına” dikkat çekiyor...

“Bakanlıklarla onlarca davamız devam ediyor. Yetki ve sorumluluk olarak Ankara’da alınan kararlar yerel yönetimlere sorulmadan uygulanmaya çalışılıyor. Kısmen de olsa görüşlerimizin alındığı konu ve durumlar da oluyor. İlimizin yüzde 75’lik kısmında plan onama yetkisine sahibiz. Yüzde 25’lik kısım yani kıyılarında bulunduğu özel çevre koruma bölgeleri, doğal sit alanları, milli parklar, tabiat parkları vb. korunan alanlar ile turizm merkezleri, kültür turizm koruma ve gelişim bölgeleri Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın plan onama yetkisindedir. Buradaki yetkiler yerelde olmalı, denetim bakanlıklar tarafından yapılmalıdır.”

Osman Gürün’e zaman zaman gündeme gelen “Gökova Körfezi ve Okluk Koyu”ndaki son durumu soruyorum. Yanıt düşündürücü...

“Değişiklik üzerinde görüş bildirmemize rağmen körfezin büyük bölümü ve deniz üzerinde yapılacak imar değişikliğine itiraz ettik. Bunun içerisinde Okluk Koyu’nda bulunan Cumhurbaşkanlığı Yazlık Konutu da bulunuyor. Muğla Büyükşehir Belediyesi olarak Marmaris Okluk Koyu’na yapılan Cumhurbaşkanlığı Yazlık Konutu için iki dava açtık. Ormanın içine yapılan konutun imar planlarına uygun olmaması nedeni ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na açılan davamız reddedildi. İkinci dava ise iskele ve kıyı düzenlemesi ile ilgili imar planı onayınadır. Büyükşehir belediyemizin Muğla’yı korumak için açtığı dava sayısı 104, 39 dava aleyhte, 36 dava lehte sonuçlandı, 29 dava ise sürüyor. Okluk Koyu’nda sit derecesi düşürülen bu alanın 20 hektarlık kısmında kamu hizmet alanı amaçlı imar planı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nca onaylandı. Plan alanı 20 hektar yani 200 dönüm. İnşaat alanı 40 dönüm ve 4 katlı bina yüksekliğinde. Ayrıca iskele ve kıyı düzenlemesi amaçlı 1/5000 ve 1/1000 ölçekli nazım ve uygulama imar planı yapıldı. Söz konusu alanda planlanan kamu hizmet alanı büyüklüğü ve yapılaşma yoğunluğu itibarıyla bölgenin doğal-ekolojik yapısını etkileyici nitelikte. Bu planlara ilişkin itiraz ettik ve itiraz gerekçemize dair hukuki süreci başkanlığımızca başlattık.”

***

Muğla’da kıyılarla ilgili MUÇEV adında bir şirket yetkilendirilmiş. Eşsiz güzellikteki 14 kıyı, bu şirketin yönetimine bırakılmış. Osman Gürün, bu konuda “Büyükşehir Belediye Başkanı” olarak isyan ediyor:

“2014 yerel seçimlerinden hemen sonra Büyükşehir Belediyesi’ne devredilmesi gereken kıyı tesislerinin yerele bırakılmaması için apar topar kurulan, geliri, gideri ve kazancının nereye harcandığı belli olmayan bir yapılanma MUÇEV. Milletvekillerimizin TBMM’de verdiği soru önergelerinden öğrendiğimiz kadarı ile 2014-2018 kazancı 18 milyon denilmiş. Bu kazancın Muğla’da çevreyi korumak için harcandığı sadece bir cümle ile vekilimize iletilmiş. Büyükşehir belediyesi olarak bu şirkete tam 20 dava açtık ve hukuk yoluyla Muğlamızın hakkını arıyoruz. MUÇEV himayesine verilen 14 kıyı tesisinin yerel belediyelerimizde olması gerektiği yurttaşlarımız tarafından da dillendirilen ve talep edilen bir durum. Çünkü bu şirketin açıklamalarını AKP il ve ilçe başkanları yapmakta. Son olarak ormana ait 25 dönüm arazi bu şirkete şartsız, ihalesiz, habersiz verilebilmekte. Aynı şirket kıyı tesislerini istediği kişi ve kurumlara kiralamakta, bundan yerel yönetimlerin hiçbir zaman haberi olmamaktadır.”

***

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Atatürk’ün dediği gibi, “Toprakların ucu deniz olan bir ulusun sınırını, halkının kudret ve yeteneğinin hududu çizer.”

Şimdilerde ise bir büyükşehir belediye başkanı “kıyılar betona teslim olmasın” söylemiyle yüzlerce dava açıyor. Açtığı davalardan ikisi Cumhurbaşkanlığı’nın Okluk’taki yazlık konutuyla ilgili.

Evet, düşünebiliyor musunuz... Cumhurbaşkanlığı’nın Okluk Koyu’ndaki yazlık konutu için “imar planlarına” aykırı diyerek hukuki mücadele yürütülürken ormanın içine, denizin kıyısına “4 kat izni” çıkıyor. Sahi!.. Tek derdi temiz bir denize girip şöyle bir serinlemek olan yurttaş bu durumda ne yapsın!..


Yazarın Son Yazıları

Dayanışma!.. 23 Kasım 2020
Hesap sorulsun... 2 Kasım 2020
Ne çektin be karga!.. 12 Ekim 2020
Toplumsal çöküntü... 28 Eylül 2020
Kullanışlı Aptallar!.. 21 Eylül 2020
Nefes aldıkça... 7 Eylül 2020
Kadın devrimi... 24 Ağustos 2020
3 bin 135 hastaya ne oldu? 10 Ağustos 2020