Tarikatlar kapatılsın!

06 Eylül 2020 Pazar

Uşşaki tarikatının lideri Fatih Nurullah, 12 yaşındaki bir çocuğa cinsel istismarda bulunduğu gerekçesiyle tutuklandı.

Bu korkunç olay ortaya çıkmadan önce neler yaptı? Devlet protokolünde en üst makamdakiler ile birlikte yer aldı. 2015’te Ankara’da Hacı Bayram Camisi’nin açılışında Cumhurbaşkanı Erdoğan kurdeleyi keserken o da sahnedeydi.

Ayasofya açıldığında, “Hele bir İslam devleti kurulsun, en güzel sarığı biz sarıp en güzel cüppeyi biz giyeceğiz” dedi.

Bir tarikat lideri ne ilk kez cinsel saldırıda bulunuyor ne de ilk kez devlet protokolünde yer alıyor...

Hatırlarsanız, 2009’da Manisa’da Yakup Ağa Sübyan Mektebi’nin açılışında, “şeyh” olarak bilinen sarıklı ve cüppeli Mehmet Salih, protokolün 1. sırasında, dönemin TBMM Başkanı ve AKP Manisa Milletvekili Bülent Arınç, Vali Celalettin Güvenç ve Manisa Belediye Başkanı Bülent Kar ile birlikteydi.

Nakşibendi tarikatının kolu Erenköy Cemaati’ne bağlı Ensar Vakfı’ndaki tecavüz skandalını unutmadık. Karaman’da Ensar Vakfı ve Karaman Anadolu İmam Hatip Lisesi Mezunları Derneği’ne ait evlerde kalan çocuklar, cinsel istismara ve tecavüze uğramıştı.

***

Son yıllarda ardı ardına gazetecilerin yazdığı kitaplar, tarikat ve cemaat batağını gözler önüne seriyor.

Bursa’da Nakşibendi tarikatının Halidiye kolundan Kırklar Grubu’nun şeyhi Uğur Korunmaz, bazıları karı-koca olmak üzere tarikat üyesi en az 17 kişi ile cinsel ilişki kurduğu için yargılandı. Timur Soykan, Badeci Şeyh’in Sır Odası adlı kitabında müritlerine “cennet” vaat ederek ilişkiye giren şeyhi yazdı.

Barış Pehlivan ile Barış Terkoğlu, 15 Temmuz FETÖ darbe girişiminin ardından devlette kadrolaşmaya çalışan cemaatleri, illegal örgütlenmeleri Metastaz adlı kitapta anlattılar.

İsmail Saymaz, cemaat ve tarikat alanındaki holdingleşmenin dışında kalan kayıt dışı ve merdiven altı tarikat ve cemaatlerden altısının hikâyesini Şehvetiye Tarikatı adlı çalışmasında ortaya çıkardı.

Toygun Atilla, İfşa’da, Fethullahçı cemaati, gazeteci olarak yaşadıklarıyla, gördükleriyle, duyduklarıyla, araştırdıklarıyla ortaya koydu.

Saygı Öztürk, Menzil: Bir Tarikatın İki Yüzü adlı kitabında Menzil tarikatının nasıl holdingleştiğini anlattı.

Bu kitapların her biri, laik Cumhuriyete karşı yürütülen karşıdevrime dair belgedir.

***

Devletin tarikat ve cemaatlere desteği, bugüne dek birçok olayla kanıtlandı.

Örneğin 2000 yılında tarikat lideri Şeyh Nazım Kıbrısi’nin önünde diz çöken Merve Kavakçı, Kuala Lumpur’a Büyükelçi olarak atandı.

Menzil şeyhi Saki Erol’un, “Sağlık Bakanlığı’nı ele geçirdik” sözleri medyada yer aldı ama bu konuda herhangi bir işlem yapılmadı.

Milli Eğitim Bakanlığı, tecavüz skandalıyla gündeme gelen Ensar Vakfı ile birçok konuda protokol imzaladı; vakfa öğrencilere yönelik bilgi yarışması düzenleme izni verdi...

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AKP’nin İstanbul belediye başkan adayı Binali Yıldırım, tarikatları ziyaret ettiler. Tarikatlar, AKP’ye açık destek ilan etti.

Tarikat ve cemaatlerin kurdukları şirketlere çeşitli ihaleler, tahsisler ve imarlarla tonla para akıtıldı. Bu oluşumların en önemli gelir kaynağı, bünyelerindeki işletmeler ve bağışlar; çoğu şirketleşmiş durumda.

Tarikat-siyaset-ticaret ağının en vurucu darbesi ise eğitimde oldu. Tarikatlara bağlı okul ve kurslarda, laik Cumhuriyete ve aydınlanmaya düşman gerici kuşaklar yetiştirildi.

Eğitim politikası uzmanı Prof. Esergül Balcı’nın 2018 tarihli raporuna göre, Türkiye’de belli başlı 30 tarikat, onlara bağlı 400 kol ve 800 civarında medrese var. Sadece İstanbul’da açıktan faaliyet yürüten tekke sayısı 445. Özel eğitim kurumlarının en az üçte biri, bir tarikat ya da cemaat ile bağlantılı.

***

Bu manzara karşısında muhalefet ne diyor?

BirGün’deki bir habere göre, İYİ Parti ve Sol Parti, tarikatların kapısına kilit vurulmalı demiş.

CHP ve HDP, “sıkı denetimi” önermiş...

AKP, MHP’nin de desteği ile Türkiye’yi Cumhuriyetten Osmanlı monarşisine, devleti de tarikat-cemaat devletine dönüştürdü. 15 Temmuz darbe girişiminin ardından FETÖ’nün devlet ve bürokrasideki yerini diğer tarikat ve cemaatler aldı. Eski FETÖ’cüler, “Şimdi Hakyolcuyum, Menzilciyim” diyerek işlerine devam ediyor.

Toplumda annelerinin dizinden tahrik olanlar, kendi çocuklarını şehvetle öpenler, 9 yaşındaki çocuğun evlenebileceğini savunanlar, kadın eli sıkmayanlar türedi!

Bu bela, Türkiye’yi kuşatmış durumda.

Birileri de bu gerici ağ yasalmış gibi hâlâ “denetimden” söz ediyor!

Hatırlatırım: Cumhuriyet devriminin en önemli kanunlarından biri olan 677 sayılı kanun ile tarikatlar, tekke ve zaviyeler yasaklanmıştır!


Yazarın Son Yazıları

Üniversitenin sefaleti 17 Kasım 2020
Siyasi enkaz 1 Kasım 2020
Çay 27 Ekim 2020
Kötü örnek! 11 Ekim 2020
Oligark işbaşında! 6 Ekim 2020