Yazgülü Aldoğan

Simitle saray arasına sıkışmak!

19 Aralık 2019 Perşembe

Bu ülkede asgari ücretle yaşamak zorunda olan insanların oranı, çalışanların yüzde 70’ini bulmuş! Yani çalışanların bile nefesi kokuyor. Asgari ücretli sadece gıdaya, ulaşıma, kiraya ve elektrik, su gibi zorunlu faturalara para yetiştirmeye çalışıyor. Halen sürmekte olan asgari ücret tartışmalarında Türk-İş 2 bin 500 TL dese ne olur, eldeki paraya göre verebilecekleri artış, gerçeği görmemezlikten gelmeyelim, 150 - 200 TL arası, ki o da eder 2 bin 250 TL! Bunun karşılığı insanların Fransa’daki gibi sokağa dökülmesi ve kıyameti koparması niye değil? Çünkü işsizlik kapıda bekliyor, sokakta da elinde gaz ve copla polis. Çalışma Bakanı bile “istihdamı düşünerek” diye başlıyor söze, onun elindeki sopada işsiz kalırsınız yazıyor.

Asgari ücretli geçinemiyor, onun enflasyonu herkesinkinden de yüksek; çünkü asgari ücretli ancak karnını doyuruyor, dedik ya. Gıda enflasyonu TÜİK’in dediği gibi yüzde 10’larda değil ki, iki katı! Sadece çarşıya pazara çıkan biliyor peynirin fiyatının nasıl katlandığını, ete nasıl uzaktan bakıldığını. Sudan’dan at eti, eşek eti, sakatatı ithal ediyorlar, onu yeriz artık!

Hal böyleyken bu ülkeyi aralıksız 17 yıldır yöneten ve o sayede gelip tıkandığımız noktada, iktidar ne yapıyor? Merkez Bankası’nın ihtiyat akçesini çekip yandaş kurtarıyor. Devlet bankaları, faizini ödeyemeyen kredi borcu yüzünden çiftçinin traktörüne el koyarken Simit Sarayı’nın borcu kapatılmak isteniyor. Ne ki sosyal medyada kıyamet kopuyor ve RTE iki şapkasından birini çıkarıp diğerini takarak karşı çıkınca vazgeçiliyor. Bu yeni taktik, bir ileri bir geri. Ver mehteri.

Senin kredi borcun ötelenmiyor, sana teşvik verileceğine Sudanlı çiftçiye yardım ediliyor, senin şeker fabrikan özelleştirilip yok edilir, arazilerine çökülürken Rusya’dan şeker ithal ediliyor. Ne bu? Ekonomi yönetimi mi?


Sonu ne olur?


Halkını ve hakkını düşünmeyen iktidarın sonu ne olur? AKP içindeki homurtular, partinin yavrulamasına, yeni AKP’lerin eski model üzerinden ortaya çıkmasına neden oluyor. Sokağa çık sor, giderler mi? Erbakan’ın Odalar Birliği’ndeki seçimleri kaybettikten sonra kendisini odasına kilitleyip çıkmadığı anlatılır. Bu zihniyet pek kolay gitmiyor. Atı alan Üsküdar’ı geçiveriyor. Bu kez bıçak kemiğe dayandığı için sona yaklaştık mı soruları gündemde.

Siz Kanal İstanbul’u yapacağız tartışmasını niye ateşlendirdiler sanıyorsunuz? Yine bir kutuplaşma yaratmak için. Siz ve biz! Yeni bir polemik konusu. Bak biz hamleler yapmak istiyoruz, hayal vaat ediyoruz, CEHAPE zihniyeti engel oluyor. Cambaza bak oyalan. O arsaları kim almış olursa olsun, hangi parayla yapacaksın?

Bir taraftan da son 17 yılın getirdiği fakirliğe tepki, büyükşehir belediyelerinin muhalefete geçmesi olarak yansıdığı için, onları çalıştırmamak üzere her türlü engelleme yapılıyor. Çünkü muhalefe güven, belediyelerin başarıları üzerinden gelecek. Belediyeler iyi yönetildiği takdirde merkezi iktidarın da muhalefete teslimi yolda. İşte onun için İmamoğlu ayrı, Yavaş ayrı, parasız pulsuz bırakılırken, zaten yalnız olan HDP belediyeleri de kayyımlaştırılıyor, seçilen içeri giriyor. Bu oyunu gör ve uyuma. İBB’nin 420 kişiyi işe almak için açtığı duyuruya 25 bin kişi müracaat etmiş. İçlerinde sımsıkı tesettürlü kızlar da var. Çünkü ayrımcılık yapılmayacağına güveniyor. Siz son 25 yılda İBB’nin herhangi bir eleman alımı için ilan açtığını duydunuz mu? AKP il ve ilçeden kartla giriliyordu, şimdi sınavla giriliyor, herkesin hakkı! Bu bile yeter değişim için.


Yazarın Son Yazıları

Maskeli balo! 30 Nisan 2020