Yazgülü Aldoğan

Kırmızı şapkalı kurttan darbe masalı

07 Mayıs 2020 Perşembe

Cumhurbaşkanının propaganda sürecini yönetenlere bir tek şey önereceğim: Bahçedeki pergoladan daha önemli üstelik; halkın tümünün merakla beklediği önlemlerin gevşemesi açıklamasını yaparken Cumhurbaşkanının reytingi kaç, ardından AKP Genel Başkanı şapkasını giyip CHP’ye saydırmaya başladıktan sonraki reytingi kaç? Kaç kişi televizyonu kapattı, kaç kişi kanal değiştirdi? Cumhurbaşkanının gazeteci görünümlü birkaç uslu çocuğu karşısına dizip yaptığı Saray konuşmaları ilk 100’e bile giremezken hapse atmaya çalıştığınız Fatih Portakal’ın haberleri kaçıncı sırada? Birinci, en kötü ikinci! Bunun için mi medya, virüs olarak niteleniyor? Kapama cezası, hapis cezası sopası hazır! Yarışta geçemiyorsan engelle? Yandaş medyanızda istediğiniz kadar iktidar güzellemesi yapın; çiftçi, üretici, küçük esnaf, işçi, işsiz, atandığı halde ders başlamadı diye maaşını alamayan öğretmen, ne yaşadığını bilmiyor mu? İşkur önünde ağlayan ağlayana. İşim yok, param yok diyene “Vatan bölünmez, ezan susmaz”; faturalarımı ödeyemiyorum, zorunlu izne çıkarıldım diyene darbe yaptırmayız diye parmak salladığınızda sadece komik olmuyorsunuz, akıl sağlığınızdan da şüphe duyuluyor! Cami cemaatinden yaşlı amca, sizden benden daha iyi biliyor ezanın susmadığını, üstüne bir de sela, üstüne bir de dua, üstüne bir de ilahi eklenip sabah akşam hoparlörden duyulduğunu. Zaten iktidar koronayla en çok minareden mücadele ediyor maşallah!

Bu Goebbels taktikleri, 2. Dünya Savaşı’nda işledi çünkü o zaman bir tek radyo vardı; ne internet, ne sosyal medya, ne videolar! Şimdi halkları uyutmak için milliyetçilik, din gibi değerlerin köpürtülmesi hâlâ geçerli olsa da dünya avucumuzdaki telefonun içinde. Kendisinin bulamadığı maskeyi senin Amerika’ya yolladığını gördüğü zaman övünmüyor, kızıyor. Cebinde İşkur kapısına gitmek için dolmuşa binecek para yok, evde çocuklar aç, sen “Ezan susmaz!” diye bağırdığın zaman ona küfür etmiş oluyorsun! Darbe yapılacakmış, kiminle, yürümeyi bilmeyen askerler, adını bilmediğimiz komutanlarla mı? Şimdiye kadar maske işi gibi, ülkeyi de beceremedikleri için yönetemediklerini düşünüyordum, artık başka bir niyet arıyorum: İnsan kendi ülkesini bu kadar mı hoyratça harcar? Kapattıkları Atatürk Havaalanı pistinin ortasına kuş pislemiş gibi inşaat yaptılar, açılma şansını yok ettiler! Turizm tanıtma afişlerimizin hepsinde yer alan Ölüdeniz’e sondaj kuyusu açma izni vermişler! Ölüm ilanı gibi. Salda Gölü’nün kumlarını, Kaz Dağları’nın ormanlarını unutmadık. Hangi birini saymalı?

Hayat normale dönmeyecek

Hepimizin merakla beklediği normalleşme takvimine gelince, esnafı kurtarmak yerine müteahhiti kurtarmak için AVM açma telaşını biliyoruz da önce karar verme süreci tuhaf. MEB Selçuk’a sınav takvimini soruyoruz, Cumhurbaşkanı karar verecek diyor. Sağlık Bakanı Koca’ya, 65 yaş üstü ve 20 yaş altı sokağa ne zaman çıkacak diyoruz, Cumhurbaşkanı karar verecek! Maskeler komedisi parodi oldu zaten. Atı alanın Üsküdar’ı geçtiği o şaibeli seçimden sonra koskoca ülke bir adamın ağzına bakıyor! İki ay içinde üç farklı sınav tarihi açıklandı. Bunun sorumlusu Milli Eğitim Bakanı ise görevden alırsın. Ya da İçişleri Bakanı gibi istifa eder değil mi? Değil. Çünkü bu sistemin acıklı tarafı sorumluluğun hesap sorulamayan kimsede olması, dolayısıyla hesap sorulamaması! O da çok büyük sıkıştığında hata yapmışım, Allah affetsin diye sıyrılıyor içinden. Asıl bu sistem değişmedikçe hayat normale dönmeyecek!

Hayvana şiddet sürüyor

Hayvana şiddet yasasını çıkarın. Annesini emen sıpayı kangal köpeklerine parçalatan manyağa bile ceza veremiyorsun! Her gün bir sadist, köpeği, kediyi, kaplumbağayı, yunusu, kuşu öldürüyor ya da şiddet uyguluyor. Bu sapıklar önce hayvana sonra insana saldırır. Bunu engellemenin yolu, her canlının yaşama hakkının savunulmasıdır. Bizimle dünyayı paylaşan hayvanlar MAL değil, CANdır. Mala değil, cana zarar vermekten yargılanmalı, para cezası değil, hapis cezası olmalı karşılığı. İktidar o kadar talebi niye duymuyor, niye çıkarmıyor bu yasayı? Seçmeni rahatsız olur diyeyse, seçmeniniz buysa, insan utanır yahu!


Yazarın Son Yazıları

Gazeteciyim, casus değil! 11 Haziran 2020
Maskeli balo! 30 Nisan 2020