Kadınlar Halk Fırkası’ndan Türk Kadınlar Birliği’ne

Kadınlar Halk Fırkası’ndan Türk Kadınlar Birliği’ne

13.03.2024 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

"Türk kadını! Büyük Atatürk, yüce önder, Türk kadınının (milletvekili seçme ve seçilme) hakkını verdi... Layık olduğun siyasi hak sana verilmiştir. Bu mesut günü bugün hep beraber kutlayacağız. Saat 10'da Beyazıt Cumhuriyet Meydanı'na gel." (Türk Kadınlar Birliği, 7 Aralık 1934)

8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü geride bıraktık. Ben de bugünkü yazımda, Türkiye’de kadın hakları tarihi söz konusu olunca ya göz ardı edilen veya çarpıtılan bir konudan; Kadınlar Halk Fırkası’ndan ve Türk Kadınlar Birliği’nden söz edeceğim.

KADININ SEÇİM HAKKI TARTIŞMASI

Türkiye’de ilk kez, 15 Kasım 1921’de, TBMM’de, “Köy ve Bucak Yönetimi Kanun Tasarısı” görüşülürken kadınların siyasal hakları Meclis gündemine geldi. O Meclis oturumunda Hüseyin Avni Bey (Erzurum), kadınların hayata katıldığını ve vergi verdiğini, dolayısıyla Meclis’e de girmeleri gerektiğini söyledi. Bu sözler üzerine Meclis’te tartışma çıktı. Tunalı Hilmi Bey, Hüseyin Avni Bey’i destekleyerek kadınlara seçim hakkı verilmesini savunurken bazı milletvekilleri “şeriat hükümlerinin buna izin vermediğini” ileri sürerek kadınların seçim hakkına karşı çıktılar. Sonunda 1921’de, tamamı erkeklerden oluşan Meclis, kadınlara seçim hakkı verilmesini kabul etmedi. (1)

Bu tartışmalardan yaklaşık iki yıl sonra, 1923’te, Kadınlar Halk Fırkası kurulacaktı. 

ATATÜRK ETKİSİ

16-17 Ocak 1923’te İzmit Basın Toplantısı’nda, Vakit gazetesi yazarı Ahmet Emin Yalman’ın, “Halide Edip Hanımefendi’yi milletvekili görecek miyiz?” sorusuna, Atatürk şöyle yanıt verdi: “Kanunlara göre şimdiye kadar 50 bin erkek nüfusa 1 milletvekili çıkmıyor mu? Şimdi genel olarak 50 binde 1 milletvekili dersek o zaman bu şekilde erkeklerle birlikte kadınlar da söz konusu olur. Bu tabir ile kadınlara da seçim hakkı verilmiş olur.”

Bunun üzerine Halide Edip Hanım, “Paşam, bu kararı bu Meclis mi verir, yoksa ikinci bir Meclis mi verir?” diye sordu. Atatürk, Halide Edip Hanım’ın bu sorusuna da şu yanıtı verdi: “Bu noktayı ben bazıları ile konuştum. Buna henüz itiraz edenler var. Fakat er geç olacaktır. (...) Bizde her yerde fazla mı taassup vardır, nedir?” (2)

KADINLAR HALK FIRKASI

TBMM, 1 Nisan 1923’te seçim kararı aldı. Milletvekili Seçimi Kanunu’na göre “18 yaşını dolduran 20 bin erkek nüfus için 1 milletvekili seçilecekti.” (Daha önce 50 bin erkek nüfus 1 milletvekili çıkarıyordu.) Osmanlı’da, II. Meşrutiyet’in özgürlük ortamında bazı öncü kadınların liderliğinde bir kadın hareketi ortaya çıkmıştı. Bu hareket, 30 Mayıs 1923’te Nezihe Muhittin Hanım’ın öncülüğünde bir kongre düzenledi. 

Daha Halk Fırkası kurulmadan, cumhuriyet ilan edilmeden, Medeni Kanun ortada yokken ve kadınlar hiçbir siyasi hakka sahip değilken, 16 Haziran 1923’te, İstanbul’da Darülfünun’da toplanan kadınlar şûrasında, Kadınlar Halk Fırkası kuruldu. Nezihe Muhittin’in başkanlığında kurulan partinin ikinci başkanı Nimet Remide Hanım’dı. Partide, Latife Bekir, Şükufe Nihal gibi isimler de görev aldı. (3) Partinin, 27 maddelik kuruluş bildirisinde kadınların, toplumsal, hukuki ve siyasi haklarını elde etmek için mücadele edileceği belirtiliyordu.

O zamanki Milletvekili Seçimi Kanunu’nda kadınların seçme seçilme hakkı olmadığı için Kadınlar Halk Fırkası tescil edilmedi. Ayrıca Atatürk, 6 Aralık 1922’de Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’ni siyasi parti haline getireceğini, adının da “Halk Fırkası” olacağını ilan etmişti. Dahası, Kadınlar Halk Fırkası, “cinsiyet temelli” bir parti olarak düşünülmüştü. Oysa Atatürk, hiçbir ayrım yapmadan halkın tamamını kucaklayan bir “Halk Fırkası” kurmak istiyordu. (4)

Atatürk, Türk kadınlarının medeni ve siyasal haklara kavuşmalarını istiyor, bunun için kadınların mücadelesini önemsiyordu. Bu nedenle hükümet, o sırada yasal olarak parti kurmaları mümkün olmayan kadınlara, cemiyet kurmalarını önerdi. 

HER ERKEK TÜRK 

Bu arada 1924 Anayasası hazırlanırken oluşturulan anayasa taslağında -Atatürk’ün, 1923’te İzmit Basın Toplantısı’nda dile getirdiği formülle- anayasanın 10. ve 11. maddeleri, “18 yaşını dolduran her Türk milletvekili seçme, 30 yaşını dolduran her Türk milletvekili seçilme hakkına sahiptir” biçiminde düzenlenerek kadınlara seçme ve seçilme hakkı verilmek istendi. 16 Mart 1924’te Meclis’te bu maddeler bu haliyle tartışılmadan oybirliğiyle kabul edildi. (5) Fakat daha sonra “Her Türk” denilerek kadınlara da seçme ve seçilme hakkı verilmek istendiği fark edilerek buna itiraz edildi. Tartışmalardan sonra anayasa taslağının 10 ve 11. maddelerindeki “Her Türk” ifadesi çıkarıldı, yerine “Her erkek Türk” ifadesi konuldu ve maddeler bu haliyle kabul edildi. (6)

Atatürk’ün isteğine rağmen 1924’te kadınlara seçme ve seçilme hakkı verilemedi. (7) Bunun için daha 10 yıl mücadele etmek gerekecekti.

8 Aralık 1934 tarihli Akşam gazetesinde Türk Kadınlar Birliği'nin Beyazıt mitingi fotoğrafından.

TÜRK KADINLAR BİRLİĞİ

7 Şubat 1924’te, Kadınlar Halk Fırkası’nın tüzüğü değiştirilerek yine Nezihe Muhittin başkanlığında, Türk Kadınlar Birliği kuruldu. 23 maddeden oluşan tüzüğe göre Türk Kadınlar Birliği, kadınlığı “fikri ve sosyal alanlarda” yükselterek ileri bir düzeye ulaştırmayı amaçlıyordu. 28 Haziran 1925 kararnamesi ile kamuya yararlı dernek sayılan Türk Kadınlar Birliği, 1924-1927 yıllarında İstanbul dışında da örgütlenerek Denizli, Afyonkarahisar ve Diyarbakır’da şubeler açtı. Üye sayısı kısa sürede 500’ü buldu.

Türk Kadınlar Birliği, “Türk Kadın Yolu” adlı bir dergi çıkardı. Kadınlara yönelik bilgilendirici kurslar açtı, konferanslar yaptı. Kadınların çeşitli meslekleri yapabilmeleri için girişimlerde bulundu. Anadolu’dan İstanbul’a okumaya gelen genç kızlara yardım etti. Fakir ve kimsesiz öğrencilere yemek verdi. Yabancı dil öğrenmek isteyen kadınlar için kurslar açtı. Kadınları çağdaş kılık kıyafete özendirdi. Balolar düzenledi. (8)

1926’da Türk Medeni Kanunu kabul edildi. Böylece Türk kadını en temel medeni haklarına kavuştu. Şimdi sıra, siyasal haklara gelmişti. 

Türk Kadınlar Birliği, 1927’de tüzüğüne bir madde ekleyerek kadınlara siyasi haklar sağlamayı temel amaçlarından biri haline getirdi. Birlik, bir kadın adayla 1927 seçimlerine katılmak istediğini bildirdi. Ancak anayasaya ve seçim kanuna göre “sadece erkek Türklerin seçme ve seçilme hakkı” olduğu için bu istekleri gerçekleşmedi. Bunun üzerine birlik, feminist olduğu gerekçesiyle, İstanbul Vilayeti Hukuk İşleri Müdürü Kenan Bey’i kadınlar adına Halk Fırkası’na aday olarak önerdi. Bu süreçte Türk Kadınlar Birliği, Ankara’ya bir heyet gönderip Atatürk’le görüştü. (9)

3 Nisan 1930’da kadınlara belediye seçimlerine katılma hakkı tanındı. Türk Kadınlar Birliği, bunu kutlamak için 11 Nisan 1930’da İstanbul’da bir miting düzenledi ve seçimlere katılma kararı aldı. Eski başkan Nezihe Muhittin Serbest Cumhuriyet Fırkası’ndan, yeni başkan Latife Bekir ise Cumhuriyet Halk Fırkası’ndan İstanbul Şehir Meclisi’ne aday gösterildiler. Seçim sonucunda Eminönü’nden Rana Sanıyaver ve Refika Hulusi Behçet, Beyoğlu’ndan Nakiye Elgün ve Latife Bekir, Beykoz’dan ise Seniye İsmail Hakkı Cumhuriyet Halk Fırkası’ndan İstanbul Şehir Meclisi üyesi seçildiler. (10)

26 Ekim 1933’te kadınlara köy ihtiyar heyeti ve muhtar seçimlerinde seçme ve seçilme hakkı tanındı.

5 Aralık 1934’te de kadınlara milletvekili seçme ve seçilme hakkı tanıdı.

Türk Kadınlar Birliği, Beyazıt Meydanı’nda düzenlediği bir toplantıyla bunu kutladı.

Kadınlar, Cumhuriyetin verdiği bu hakkı ilk kez 8 Şubat 1935’teki milletvekili seçimlerinde kullandılar. 1 Mart 1935’te toplanan TBMM’ye 18 kadın milletvekili girdiğinde henüz İsviçre, Belçika, Fransa gibi ülkelerin parlamentolarında hiç kadın milletvekili yoktu. 

ULUSLARARASI KADINLAR BİRLİĞİ KONGRESİ

Cumhuriyet hükümeti, Türk Kadınlar Birliği’nin uluslararası toplantılara katılmasını destekledi, bu konuda birliğe gerekli yardımı yaptı.

Türk Kadınlar Birliği, 1926 Paris Kongresi’nde Uluslararası Kadınlar Birliği’ne kabul edildi. 1929’da Berlin’de toplanan 11. Uluslararası Kadınlar Birliği Kongresi’nde Türkiye’yi Türk Kadınlar Birliği adına Eyzayiş Suat temsil etti. Türk Kadınlar Birliği’nin davetiyle Uluslararası Kadınlar Birliği, 12. kongresini 1935’te İstanbul’da toplamaya karar verdi. Bunun nedeni Türkiye’de 1934’te kadınlara siyasal hakların verilmesiydi.

Atatürk, Türk Kadınlar Birliği’nin ev sahipliğinde İstanbul’da düzenlenen bu kongreye büyük önem verdi. Birlik üyelerinin İstanbul’da konaklama, ulaşım, haberleşme gibi tüm ihtiyaçlarını Türk hükümeti karşıladı. Türkiye Cumhuriyeti konsoloslukları kongreye katılacak delegelere ücretsiz vize verdi. (11) Ayrıca hükümet, kongre anısına özel posta pulları (15 çeşit) çıkardı. (12) Gazete ve dergiler “feminizm kongresi” dedikleri kongreye geniş yer ayırdı. 

40 kadar ülkeden 500’e yakın temsilcinin katıldığı 12. Uluslararası Kadınlar Birliği Kongresi, 18-24 Nisan 1935’te İstanbul’da toplandı.

Kongrede, Uluslararası Kadınlar Birliği delegeleri, kadınlara siyasal haklar veren Türkiye’den övgüyle söz ettiler. Mısır Heyeti Başkanı Hoda Şaravi, “Şark’ta kadınlığın kurtuluşunu Atatürk’e borçluyuz” dedi. Türk Kadınlar Birliği Başkanı Latife Bekir ise “Son zamanlara kadar yalnız erkeklere mahsus olan medeni ve siyasal bütün haklardan büyük şefimiz Atatürk sayesinde bugün yararlanan Türk kadınlığı adına söz aldığını” belirtti. Bekir sözlerini, “Türk kız kardeşlerimizin dileklerini yerine getiren dâhi (Atatürk), bizim için yalnız bir vatan kurtarıcısı değil, aynı zamanda Türk kadınının kurtarıcısıdır” diye bitirdi. (13)

1935’te birlik başkanının, “Kadın Birliği ülkülerine kavuşmuştur. Türk kadınlığına bütün haklar tanınmıştır. Bundan sonra Kadın Birliği’ne ihtiyaç yoktur” sözleri ile Türk Kadınlar Birliği kapatıldı. Bu konudaki boşluk Cumhuriyet Halk Fırkası’nın kadın kolları şubesinin oluşturulmasıyla doldurulmaya çalışıldı. (14)

Türk Kadınlar Birliği, 1949’da yeniden kuruldu. 

***

Atatürk Cumhuriyeti, 10 yıl içinde kadınlara önce medeni, sonra siyasal haklarını verdi. Bu süreçte Türk Kadınlar Birliği, kadın hakları konusunda farkındalık yaratılmasına, kamuoyu oluşmasına katkıda bulundu. Cumhuriyet hükümeti de genelde birliğe destek oldu. Türk kadını haklarını, -o haklar için mücadele eden öncü kadınların hep hatırlanacak çabasıyla birlikte- Atatürk’e ve Cumhuriyet Devrimi’ne borçludur. Bu gerçeği Türk kadın hareketinin öncülerinden Nezihe Muhittin şöyle ifade etmiştir: “Cumhuriyet hükümetimiz bu ihtiyacı hissetmiş ve kadınlara bu hakkı vermiştir. Bu hak, alınmamış verilmiştir.”

Dipnotlar:

  1. TBMM Zabıt Ceridesi, D1, C.14, s. 221-224.
  2. Arı İnan, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 1923 Eskişehir-İzmit Konuşmaları, Ankara, 1982, s. 85.
  3. Zafer Toprak, “Türkiye’de Siyaset ve Kadın: Kadınlar Halk Fırkası’ndan ‘Arşıulusal Kadınlar Birliği Kongresi’ne (1923-1935)”, Kadın Araştırmaları Dergisi, Ocak 2012, s. 6.
  4. Toprak, s.8; Aliye Kaçar, Kadınlar Halk Fırkası’ndan Türk kadınlar Birliği’ne Kadın Hareketi ve Basına Yansıması, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Bursa, 2020, s. 48,56.
  5. TBMM Zabıt Ceridesi, D.2, C.7,İ.13, s. 540.
  6. TBMM Zabıt Ceridesi, D.2, C.7,İ.13, s. 542- 543.
  7. Ahmet Mumcu, Atatürkçülükte Temel İlkeler, İstanbul, 2000, s. 4.
  8. Toprak, s. 8.
  9. “Kadın Birliği Dün Gazi Hazretlerine Arz-ı Tazimat Etti, Milliyet, 4 Temmuz 1927, s.1.
  10. “Seçilen Belediye Azaları”, Cumhuriyet, 29 Teşrin-i Evvel 1930, s.1.
  11.  BCA, 30.18.01.02.49.79.14.
  12. BCA, 30.18.1.2.52.14.6.
  13. Toprak, s. 11-12.
  14. Toprak, s. 12; Kaçar, s. 124-126; Ayten Sezer Arığ, “Türk Kadınlar Birliği”, https://ataturkansiklopedisi.gov.tr/

       

Yazarın Son Yazıları

İstanbul Lozan’da kurtarıldı

İstanbul resmi olarak Lozan’da kurtarıldı.

Devamını Oku
07.10.2026
Dil Devrimi'nin İki Dev Adımı: CHP Programı'nın ve Anayasanın Türkçeleştirilmesi

1945 yılında anayasa dilinin Türkçeleştirilmesi bir devrimdi, 1952 yılında anayasa dilinin eski dile döndürülmesi ise karşı devrim...

Devamını Oku
30.09.2026
'Yazı Devrimi'nin Psiko-Sosyal Anlamı

Cumhuriyet bizi geçmişimizden koparmadı, tam tersine kopuk olduğumuz geçmişimize bağladı.

Devamını Oku
23.09.2026
1921 Anayasası Görüşmeleri ve 'Mahalli Muhtariyet'

1921 Anayasası taslak metnindeki “tam muhtariyet” ifadesinin “siyasi özerklik” veya “etnik özerklik” olarak yorumlanabileceği düşünülerek 14 Aralık 1920 tarihli meclis oturumunda, taslak metindeki “tam” sözcüğü anayasadan çıkarılmıştı.

Devamını Oku
16.09.2026
“İzmir’in Kurtuluşu Sadece İzmir’in Kurtuluşu Değildir”

Bugün 9 Eylül 2026; İzmir Marşı’ndaki ifadelerle İzmir’in dağlarında çiçeklerin açtığı, bozulmuş düşmanların yel gibi kaçtığı gün; bugün güzel İzmir’imizin kurtuluşunun 104. yıl dönümü…

Devamını Oku
09.09.2026
Atatürk'e göre Büyük Zafer'in Anlamı - 1924 Dumlupınar Konuşması

“Efendiler! Milli hakimiyet öyle bir nurdur ki, onun karşısında zincirler erir, taç ve tahtlar yanar, yok olur…”

Devamını Oku
02.09.2026
‘Geçmişi ve geleceği de kurtaran BÜYÜK ZAFER’

“Allah’ım, ne muazzam zaferdi o, ortalık hercümerç oldu; beş altı saat içinde başka bir dünya doğdu ve biz mest olduk…

Devamını Oku
26.08.2026
Lozan, Laiklik ve Bağımsızlık

“İslam hukukunda, Osmanlı İmparatorluğu’ndaki Müslüman olmayan toplulukların yararına din ve öğretime ilişkin bir takım çok özel ayrıcalıkların bulunduğunu Türk temsilci heyetine hatırlatmak isterim. Bu ayrıcalıkların kaldırılmaması (…) çok istenir bir şeydir…”

Devamını Oku
22.07.2026
Atatürk'ün Gözünden 'Vahdettin'in Kaçışı

“Vahdettin Efendi, bu gece saraydan gaybubet eylemiştir (kaçmıştır). Zat-ı Şahane İngiliz himayesine girerek bir İngiliz savaş gemisiyle İstanbul’dan müfarekat etmiştir (ayrılmıştır).”

Devamını Oku
15.07.2026
‘Kurtuluş Savaşı’na savaş açmak!

“Gerçekte, içinde bulunduğumuz o tarihte, Osmanlı Devleti’nin temelleri çökmüş, ömrü tamamlanmıştı.

Devamını Oku
08.07.2026
Unutulan Cumhuriyet şehidi: Mehmet Zeki Dündaralp

Cumhuriyeti daha doğarken boğmayı amaçlayan Şeyh Sait İsyanı sırasında asker-sivil şehitlerimiz vardı. O şehitlerimizden biri de Lice’de, isyancılar tarafından vahşice katledilen Mehmet Zeki Dündaralp öğretmendi.

Devamını Oku
01.07.2026
Hatay'ın Kurtuluşu ve Atatürk'ün Fotoğrafı

“Hatay işlerinde hayırlı neticeler elde edileceğine emin olabilirsiniz. Atatürk’ün reisliği altında yapılan bütün toplantıların hayırla neticelendiğini bilirsiniz!’

Devamını Oku
24.06.2026
Atatürk’e ve Cumhuriyet’e Suikast - 'İzmir Suikastı'

“Benim naçiz (değersiz) vücudum bir gün elbet toprak olacaktır; fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır (sonsuza kadar yaşayacaktır).”

Devamını Oku
17.06.2026
‘Devlet aklı’ kimin aklı?

1919'da Mustafa Kemal Paşa ve arkadaşları o zamanki ''devlet aklına'' göre hareket etselerdi ne ulusal hareket örgütlenip emperyalizme karşı bir bağımsızlık savaşı kazanılabilirdi ne de üniter, laik çağdaş Türkiye Cumhuriyeti Devleti kurulabilirdi.

Devamını Oku
10.06.2026
Direniş mitingleri: ‘Halkın önünde hiçbir güç duramaz!’

‘Milletin heyecanını ve milli gösterileri yasaklamak için hiç kimsede güç ve kuvvet göremem.’

Devamını Oku
03.06.2026
19 Mayıs'ın Matematiği: 'Teslim Olan Saray, Direnen Halk'

Türk Kurtuluş Savaşı, sarayın (sultanın-halifenin; padişahın) desteğiyle değil, saraya (padişaha) karşın kazanılmıştır.

Devamını Oku
20.05.2026
1935 CHP Kurultayı ve Kemalizm

“Partinin güttüğü bütün bu esaslar Kemalizm Prensipleridir.”

Devamını Oku
06.05.2026
Meşruti Monarşi Övgüsü ve II. Abdülhamit

“II. Abdülhamit’in 33 yıllık iktidarının 30 yılı meclis denetiminden uzak tek adam otoritesiyle geçmişti. II. Abdülhamit bu 30 yıl içinde devleti genelde saraydan yönetmiş ve muhaliflerine nefes aldırmayan bir İstibdat (Baskı) Düzeni kurmuştu.”

Devamını Oku
29.04.2026
23 Nisan ve Ulusal Egemenlik

“Milli egemenlik öyle bir nurdur ki, onun karşısında zincirler erir, taç ve tahtlar yanar yok olur…”

Devamını Oku
22.04.2026
Köy Enstitüleri: ‘Türkiye’yi Aydınlatan Fenerler’

“Köy Enstitüleriyle kapalı olan köylü hazinesi keşfolunmuştur...

Devamını Oku
15.04.2026
Anayasa böyle laikleştirildi

“Kanunlarımızı bugünün gereklerini, maddi zorunluluklarını göz önünde tutarak yapmalıyız. Memleketin maddi hayatı ancak bu şekilde kurtulur. (…) Onun içindir ki biz, her şeyden önce laikliğimizi ilan ettik. Kanunlarımızı ona göre yaptık. Şimdi de anayasamıza koymak istiyoruz…”

Devamını Oku
08.04.2026
II. İnönü Zaferi: ‘Milletin Kötü Kaderini Değiştiren Zafer’

“Siz orada yalnız düşmanı değil, milletimizin makûs talihini (kötü kaderini) de yendiniz. Düşman çizmesi altındaki kara yazılı topraklarımızla birlikte bütün yurt bugün, en kıyıda köşede kalmış yerlerine kadar zaferinizi kutluyor.” (M. Kemal Atatürk, 1 Nisan 1921)

Devamını Oku
01.04.2026
Kurtuluş Savaşı'nda Nevruz Bayramları: “Ergenekon-Nevruz İlişkisinin Anlamı”

“Bugün Türklerin tarihi kurtuluş gününe yani Ergenekon’a tesadüf ettiği için Ankara’da sevinç gösterileri yapıldı...

Devamını Oku
25.03.2026
Atatürk'ün gözünden 18 Mart Deniz Zaferi

“18 Mart 1915 Deniz Muharebesi’nde… O gün sahil bataryalarımızda bulunan askerler, subaylar ve kumandanlar, gerçekten takdire değer bir fedakârlıkla; hani, cesaretin, tevekkülün, en üst düzey(in)de, sonuna kadar toplarını kullanmışlar, görevlerini yapmışlardır…”

Devamını Oku
18.03.2026
Atatürk, Kemalizm ve Üçüncü Dünya

“Doğudan şimdi doğacak güneşe bakınız... Bugün günün ağardığını nasıl görüyorsam, uzaktan bütün Doğu milletlerinin de uyanışlarını öyle görüyorum...”

Devamını Oku
11.03.2026
Devrim Kanunları’nın gerekçesi

“Din ve ordunun siyasetle ilgilenmesi birçok kötülükler doğurur. Bu gerçek, bütün uygar uluslar ve hükümetlerce bir temel ilke olarak kabul edilmiştir…”

Devamını Oku
04.03.2026
Laikliğin gerekçesi

“Çağdaş uygarlık kamu hukukunda, ulusal egemenliğin meydana çıkmasına dayanan en gelişmiş devlet şeklinin ‘Laik ve Demokratik Cumhuriyet’ olduğu kabul edilmiştir…”

Devamını Oku
25.02.2026
Devlet İçinde Devlet DÜYUN-I UMUMİYE

“Düyun-ı Umumiye, ülkenin iktisaden sömürülmesine çalışan Avrupa sermayesinin bekçiliğini yapmıştı.”

Devamını Oku
18.02.2026
Atatürk’ün Mirası Laik Cumhuriyet

“Memnuniyetle tekrar görüyorum ki laik Cumhuriyet esasında beraberiz...

Devamını Oku
11.02.2026
Laikliğin anayasaya girişi

“Din düşüncesi vicdani olduğundan, parti, din fikirlerini, devlet ve dünya işlerinden ve siyasetten ayrı tutmayı milletimizin çağdaş gelişiminde başlıca başarı etkeni görür.”

Devamını Oku
04.02.2026
Misakı Milli nedir ne değildir?

Misakı Milli, İngiliz emperyalizmine teslim olmuş sarayın-sultanın değil, emperyalizme karşı bir bağımsızlık savaşı yürüten Mustafa Kemal Atatürk’ün ve İsmet İnönü gibi arkadaşlarının eseridir.

Devamını Oku
28.01.2026
İran'da Atatürk etkisi ve Rıza Pehlevi

Atatürk’ten etkilenen liderlerden biri de İran Şah’ı Rıza Pehlevi’ydi.

Devamını Oku
21.01.2026
İslam dünyasının derin uykusu ve Atatürk

“Bütün Türk ve İslam âlemine bakın: Düşüncelerini, fikirlerini medeniyetin emrettiği değişiklik ve ilerlemeye uyduramadıklarından ne büyük felaket ve ıstırap içindedirler…”

Devamını Oku
14.01.2026
ABD emperyalizmi, Venezüella ve Türkiye

“Nihayet barışı korumak için en hızlı ve etkili tedbir, barışı bozacak herhangi bir saldırganın istediği gibi hareket edemeyeceğini kendisine fiilen gösterecek uluslararası teşkilatların kurulmasıdır.” (Atatürk, 1935)

Devamını Oku
07.01.2026
Atatürk Ankara’dan sesleniyor

“Her Halde Âlemde Hak Vardır ve Hak Kuvvetin Üstündedir”

Devamını Oku
31.12.2025
Menemen Olayı, İrtica ve Laiklik

“Bizi yanlış yol sevk eden habisler (kötülükler), bilirsiniz ki, çok kere din perdesine bürünmüşler, saf ve temiz halkımızı hep şeriat sözleriyle aldatagelmişlerdir. Tarihimizi okuyunuz, dinleyiniz, görürsünüz ki, milleti mahveden, esir eden, harap eden fenalıklar hep din kisvesi altındaki küfür ve melanetten gelmiştir ” (M. Kemal Atatürk, 16 Mart 1923)

Devamını Oku
24.12.2025
Lozan Antlaşması ve ABD

“Bugün Türk Delegasyonu ile imzaladığımız dostluk ve ticaret antlaşması, benim elde etmek istediğimden çok uzaktır. Bu anlaşma, Türklerden koparmak istediğimizden çok fazla imtiyazı (ayrıcalığı) bizim Türklere verdiğimizin belgesidir.”

Devamını Oku
17.12.2025
‘ABD’nin ‘Yeni Türkiye’ hayali’

Samuel Huntington, “Medeniyetler Çatışması” adlı kitabında Türkiye’nin yönünü Batı’dan Doğu’ya çevirerek İslam dünyasının lideri olmasını öneriyor, bunun için de “Atatürk’ün (laik Cumhuriyet) mirasının reddedilmesi” gerektiğini belirtiyordu.

Devamını Oku
10.12.2025
Atatürk’ün ders kitabında ‘Demokrasi ve Kadın Hakları’

“Özetle kadın, seçmek ve seçilmek hakkını elde etmelidir...

Devamını Oku
03.12.2025
Millet Mektepleri

“Türk harflerinin bütün vatandaşlara kapılarının önünde ve işlerinin başında öğretilebilmesi için daha bu sene içinde Millet Mektepleri teşkilatı yapacağız.

Devamını Oku
26.11.2025