MİT Katliam Yapar mı?

24 Şubat 2014 Pazartesi

Geçenlerde bir haber dikkatinizi çekti mi? “Gösterilerde molotofkokteyli atarken yakalanıp mahkemeye çıkartılan genç, MİT ajanı çıktı.” MİT tasarısında bu yasalaştırılıyor. Molotofkokteyli değil, bomba atsa, kitleleri tarasa, bu işi “görev” olarak yaptığı için, yargı ve yasalar karşısında sorumsuz olacak. MİT elemanları her türlü suçu işleyebilecek, ama bu suçları “devletin ve milletin bekası için” yaptığından yasal olacak.
MİT, ajanlarını örgütlere sızdırır veya içeriden ajan devşirir... Amacı bilgi sızdırmaktır... Tamam, bu söz konusu örgütlerin meselesi!
Peki MİT elemanına suç işletmenin mantığı ne derseniz:
a) Hedef aldığı örgütü, yasal olmayan eylemlere, mesela terörist faaliyetlere çekerek, onu bir suç örgütüne dönüştürmek... Örgüt olması şart değil, mesela barışçı kitle gösterilerini yoldan çıkartarak şiddet faaliyetlerine özendirmek, böylece polisin vahşetini kitlelerin üzerine yöneltmek de, MİT ajanının görevleri arasında. Çeşitli araç ve gereç kullanabilir bunu yaparken.. Zaten kitlesel gösterilerin içinde Vandalizme, yani kırıp dökmeye meyilli birileri mutlaka vardır.. Ajan öncelikle onları buna heveslendirir ve böylece bir şiddet yanlısı grup oluşturur.. Böylece gelsin polisin gaddarlığı.. Bunu Gezi gösterilerinde çok gözlemledim!
b) MİT ajanı şu amaçla da görevlendirilmiş olabilir: Davanın keskin savunucusu ol.. Göze gir, gerekirse örgütün varsa karşı koymak gibi bir politikası, en önde bunun uygulayıcısı ol.. Şiddetle savaş.. Hatta yaralanman bile tercih edilir. Böylece örgüt içinde güven kazanır ve yükselirsin!
MİT yasa tasarısı, böyle kullanılan ajanlara, yasal dokunulmazlık kazandırıyor. Görev gereği suç işlemek diye bir şey mi olurmuş!
Evet olur. Çünkü yeni tasarı, MİT yasasını, bütün yasalardan üstün kılıyor. Yasalar ve hatta anayasa üzerinde bir süper yasa! Bakın: “Bu kanun ile diğer kanunlarda aynı konuyu düzenleyen farklı hükümler bulunması halinde bu kanun hükümleri uygulanır.”
Anayasanın uygulanışı bile neredeyse tamamen MİT’e bağlanıyor!

***

Mesela diyelim kişiler hakkında bilgi toplama, internet kullanımı ile ilgili yasada bazı uyduruk kısıtlamalar var, mahkeme kararları istenecek falan.. Hayır, MİT söz konusu olunca hiçbir kısıtlama yok, her şey MİT’e açık.. MİT’in önünde hiçbir engel yok.. Hiçbir yasa MİT’e engel çıkartamaz. MİT yasaları tanımıyor, bütün haberleşmelere istediği gibi ulaşabilecek.. Kimsenin bir haberleşme özgürlüğü-gizliliği yok.
Mahkemeler, medya, Askeriye, iş dünyası.. MİT istedi mi bütün bilgileri belgeleri göndermek zorunda. MİT mesela haberin kaynağını ver bana, kim söyledi bunları sana, diye sordu ve sen vermedin, ayvayı yedi muhabirden yazıişleri müdürüne, genel yayın müdürüne ve patrona kadar... yıllarca hapis ve milyonlarca para cezası..
Mesela şunlara bakın neler suç kapsamına giriyor:
?“Temel milli yararlara karşı faaliyette bulunmak için yarar sağlama” (Bu ne demek? Her şeyi, herkesi, her işi içine sokabilirsiniz, tamamen yoruma açık.. Mesela gittiniz Brüksel’de iktidarın icraatını, yolsuzluklarını, rüşvetlerini, diktatörlüklerini, yasaları çiğnemesini eleştirdiniz.. Veya bir yazı yazıp gönderdiniz, geçmiş olsun!)
“Düşman devlete maddi ve mali yardım” (Bu ne demek? Kim düşman, bunu kim saptayacak, iktidar veya MİT her yıl düşman devletler listesi mi yayımlayacak?
“Düşmandan unvan ve benzeri payeler kabulü” (Yine düşman devletler listesine bakacağız herhalde, yoksa mesela Fransa’dan bir unvan aldın, o sırada MİT veya iktidar Fransa’yı gizlice düşman devlet sayıyor olabilir.. Küt içeri..)
“Devlet sırlarından yararlanma, devlet hizmetlerinde sadakatsizlik”.. Eni boyu açık.. Mesela İzmir’de uyduruk askeri casusluk davasında bir sürü açık bilgi “gizli bilgi” olarak kabul edilip, askerler içeriye atıldı..
? MİT’in soruşturacağı suçlar listesi o kadar kabarık, net tarifi olmayan ve her şeyi kapsayıcı ki, iktidar kendisine karşı olan mesela 40 milyonu içeri atabilir!

***

MİT tasarısı hükümetin yasa teklifi olarak Meclis’e gelmiyor. RTE anlaşılan iki milletvekilinin eline bu tasarıyı tutuşturdu ve kanun teklifi olarak Meclis’in önüne getirtti.
Dünkü gazetelere baktım, bir kısmında “yasadan geri adım, rötuş” diye manşetler.. Hayır yalan, özünde hiçbir geri adım yok. Efendim, basına uygulanacak ceza mesela 9 yıldan 6 yıla düşürülmüş! Başbakan “Milli İstihbarat Koordinasyon Kurulu Başkanı” olmayacakmış. Yakışır aslında da, ama olsa ne olur olmasa ne olur.. Nasılsa her şey ona gidecek, ondan sorulacak..
İlk tekliflerinde biraz abartılı maddeler yazdılar ki, Meclis’te komisyonlarda “aaaa bu kadar olmaz, bizim milletvekili de topuzun ucunu kaçırmış, bunu iki yıl indirelim” diyerek, yasanın diktatoryal, polis ve istihbarat devleti ve iktidarı olan özüne zerre kadar dokunmadan, uyduruktan düzeltmeler yapsınlar! Yasayı da geçirsinler!

***

Tamamen yalan ve sahte Müslümanlık üzerine inşa edilen bir iktidar, şimdi MİT-istihbarat devletine-iktidarına dönüşüyor.
Bu, HSYK ve İnternet yasakları yasaları, bu ülkeyi fiili olarak iç savaşa götürebilecek potansiylleri taşıyor.
Yahut şöyle diyelim: İktidar, her şart altında iktidarda kalmak için, şimdiden bütün önlemlerini alıyor.. Savaşsa savaş, darbeyse darbe, provokasyonsa provokasyon.. Hepinizi statlara doldururum..
Eceli gelen, cami duvarına işermiş..
Bu yasalar da öyle..
Ve Cumhurbaşkanı Gül, yeniden Çankaya ışığını aldıktan sonra, bu diktatörlüğün işbirlikçisi olma yoluna girdi, demektir..  



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları


Günün Köşe Yazıları