Savaş Yıllarının Türkiyesi

04 Mart 2023 Cumartesi

Yıl 1945. İkinci Dünya Savaşı’nın yarattığı yıkım ve yokluk sürüyor.

Halkevi gönüllüleri, haftanın her pazar günü radyoda, yaptıkları çalışmalara ilişkin bilgi veriyorlar. Bunlardan biri de Dr. Ragıp Tüzün’ün “Halkevleri ve Sosyal Yardım” üzerine konuşması.

Tüzün, yardımseverlik alanında görev yapan kurumların başında geldiğinin altını çizdiği Kızılay’ın savaşta ve barışta üstlendiği işlevlerle yurda büyük hizmetleri dokunduğunu anlatıyor. Ardından, Ankara Halkevi’nin kentin en yoksul bir semtinde bulunan “Kızılay Şefkat Yurdu”nda 1936’da açtığı polikliniğin hiçbir aksaklığa uğramadan yaklaşık 10 yıl boyunca çalışmalarını sürdürdüğüne değinip diyor ki:

“Polikliniğe başvuran her hasta burada muayene olmakta ve ilacını alamayacak derecede düşkün olanların ilaçları da sosyal yardım komitesi hesabına verilmektedir.”

Ülkü dergisi de o dönemde, Halkevlerinin her yıl gerçekleştirdiği etkinlikleri topladığı bir ek yayımlamıştır. O eklerde, Ödemiş’ten Silifke’ye, Muş’tan Merzifon’a, Trabzon’dan Urla’ya; Halkevlerinin spor, gösteri, dil-tarih, köycülük, kitapsaray gibi şubelerinin il ve ilçelerde yaptıklarına ilişkin dökümler yer almıştır. 

Sosyal yardım şubelerinin etkinliklerine ilişkin birkaç örneği şöyle sıralayabiliriz:

Çocuklara yemek, kitap-defter yardımı. Onların giydirilmesi, okutulması. Yoksulların ilaç ve bakımlarının karşılanması. Kömür dağıtımı. Özellikle işsiz kızlara iş bulunması. Yardım dernekleri kurulması, yurtlar açılması, sıtmalı bölgelere kinin gönderilmesi, hasta muayene ocakları açılması...

İşte o Halkevlerini kapatan kadroların devamı bugün ülkenin, dolayısıyla depremde yurttaşına çadır ve yiyecek satan Kızılay’ın başındadır!

HAFIZLIK ÜCRETİ

Artık her şeyin bir bedeli var. Saray’a iliştirilmiş; bağnazlığın, particiliğin göbeğine oturtulmuş Kızılay’ın depremde kâr etmeye çalıştığı bir dönemde, hafız olmanın da hiç kuşkusuz bir bedeli olacaktır. 

6 yaşındaki kız çocuğun evlendirilmesi nedeniyle gündeme gelen Hiranur Vakfı, AKP-MHP iktidarı döneminde yeniden açılan medreselerinde hafızlığı da satışa çıkarmış bulunuyor. Vakfın, konuya ilişkin duyurusu özetle şöyle: 

“Medreselerimizde çocuklarımızın tuttukları kalemden yazdıkları kâğıda, giyecek ve içeceklerine kadar her ihtiyaçlarını siz gönüllülerimizin desteği ile sağlıyoruz ki onların ilim ve irfan öğrenmekten başka dertleri olmasın. Hafızlık ve İslami ilim tahsili alan bir öğrencinin aylık burs bedeli 250 liradır. Öğrencinin eğitimlerini tamamlama süresi 18 ay olup toplam burs bedeli 4 bin 500 liradır.”

Din ticareti böyle bir şey...

KAÇINILMAZ SON

İtiş kakış, sonunda masayı devirdiler ya...

Karamsarlığa düşmeden ısrarla savunmalıyız: Türkiye’nin mutlaka yeni bir siyaset anlayışına gereksinimi vardır!




Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları


Günün Köşe Yazıları