Erdal Sağlam

Yeni ekonomi yönetiminin önüne taş koyuluyor

26 Kasım 2020 Perşembe

Yaşanan ağır ekonomik sıkıntılardan ülkeyi çıkarmaları için göreve getirilen ekonomi yönetiminin işinin çok zor olacağı anlaşılıyor. Piyasalarda büyük sevinç yaratan yeni ekonomi yönetiminin önüne mevcut kadrolar tarafından taş koyulduğu, istediklerini zamanında yapmalarının engellendiği anlaşılıyor.

Bunun en somut örneği Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tarafından yayımlanan aktif rasyosu kararında yaşandı. Yeni ekonomi yöneticileri, aktif rasyosunun hemen kaldırılmasını isterken bürokrasi, önce bu kararın alınmasını, sonra da uygulamasını geciktirme yoluna gitti. Hafta sonu yerine geçen salı günü yayımlanan BDDK kararıyla aktif rasyosu uygulamasının yılbaşında kaldırılması öngörüldü. Halbuki yeni ekonomi yöneticileri piyasalarla yaptıkları görüşmelerde aktif rasyosunun yüklü faiz artırımıyla birlikte hemen kaldırılacağı mesajlarını vermişlerdi.

Hem kararın gecikmesi hem de yılbaşına kadar uygulamada kalacağı yönündeki karar piyasalarda tedirginliğe yol açtı. Piyasa oyuncuları ve iş dünyasında “yeni ekonomi yönetimi döneminde gereken kararların alınmasında gecikmeler yaşanacağı” korkusu başladı. Bir piyasa yetkilisi, aktif rasyosunun şimdi ya da yılbaşında kaldırılmasının teknik açıdan bir şey fark ettirmeyeceğini belirterek “Aktif rasyosunun hemen kalkması piyasalar için sembolik değeri yüksek bir karardı. Aynı zamanda yeni ekonomi yönetiminin inisiyatifi eline aldığını da gösterecekti ama belli ki birileri bu algıyı istemedi” yorumunu yaptı.

Ankara kulislerinde ise ya Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ya da mevcut bürokrasinin yeni ekonomi yöneticilerinin önüne taş koydukları, yapılması gerekenleri en azından geciktirerek yeni ekonomi yöneticilerine karşı tavır aldıkları konuşuluyor. Bu dönemde kritik kararlar alınması beklenen Hazine ve Maliye Bakanlığı ve BDDK gibi bağlı kuruluşları ile Merkez Bankası yönetimlerinde yer alan bürokratların hepsinin eski bakan ve Merkez Bankası Başkanı’nın atadığı kişiler olduğu hatırlatılıyor. Dolayısıyla bu kurumlarda yeni yönetimin anlayışı doğrultusunda hızlı ve gereken kararlar alınamaması halinde yeni ekonomi yönetiminin başarı şansının azalacağı ifade ediliyor.

Kurumların, kurumlardaki bürokratların ve ekonomi anlayışlarının bir önceki ekonomi yönetiminin damgasını taşıdığını hatırlatan, kamu idaresinin işleyişiyle ilgili deneyimli bir uzman, “Doğal olarak akıllara eski yönetim ve kadrolarının yeni ekonomi yönetiminin başarılı olmasını istemediği geliyor” dedi. Bu eğilimin Ankara’da bürokrasi içinde bilinen bir eğilim olduğunu, kadroların birbirleriyle çekişmesinin doğal olduğunu biliyoruz. Böyle durumlarda yani kadrolar arası çekişmelerde ise belirleyici olan siyasi otoritedir.

Albayrak’ın Varlık Fonu’ndaki görevi

Mevcut siyasi iradenin kadrolar arasında çekişme yaşanması halinde duruma el atıp ancak görevlendirdiği üst düzey yöneticilerin görüşleri doğrultusunda olaya müdahale etmesi ve gerekirse bürokraside görevden almalar yaparak bu sorunu çözmesi sonuç getirir.

Böyle bir siyasi müdahale gelmediği takdirde önümüzdeki dönemde yeni ekonomi yönetiminin işinin çok zor olacağı açık. Merkez Bankası Banka Meclisi, başkan yardımcıları ve Para Politikası Kurulu’nun önümüzdeki dönemde belirleyici olacağını, BDDK’nin öneminin artacağını ama buralardaki üst yönetimin tümünün Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak tarafından atandığı unutulmamalı. Albayrak’ın bu aşamada doğrudan müdahale ettiği konusunda bir bilgimiz yok ama eski yöneticilerinin doğrudan müdahalesi olmasa bile anlayış birliği ve temasın olmasının, bürokrasinin tavrını etkilediğini, daha önceki deneyimlerimizden biliyoruz.

Bu arada Berat Albayrak’ın bakanlıktan ayrılmasına rağmen Türkiye Varlık Fonu yönetimindeki görevinin devam etmesi bile, başlı başına yeni ekonomi yönetimine tümüyle inisiyatif verilmediğinin bir kanıtı gibi ortada duruyor. Kamu bankaları başta olmak üzere, ekonomi yönetiminde kritik öneme sahip kuruluşların üzerinde en yüksek iki yetkiliden biri olarak çalışmaya devam etmesi, ekonomi yönetiminin yaşadığı zorluğu artıran önemli bir unsur olarak görülüyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bürokraside yaşanan bu sıkıntıdan haberdar olduğunu düşünüyoruz. O nedenle önümüzdeki kısa sürede bu yönde alınacak kararların, yeni ekonomi yönetiminin başarısını yakından ilgilendirdiğini söylemek gerekir. Eğer durumu düzeltecek bir karar gelmezse yeni ekonomi yöneticilerine rağmen eski anlayışın süreceği algısı yayılacaktır.

Bu durum sadece AKP’nin iç meselesi olmaktan çıkıyor, aynı zamanda piyasaları da yakından ilgilendiriyor. Piyasaların hukuk reformu umutları, yaşanan son siyasi gelişmeler ve açıklamalarla zaten azaldı. Reformlar konusunda umutlar azalırken, piyasaların büyük prim verdiği yeni ekonomi yöneticilerinin yapmak istediklerinin sınırlanması, eski ekonomi yönetiminin ülkeyi getirdiği ağır ekonomik koşullara da geri dönüş anlamı taşıyabilir.


Yazarın Son Yazıları