Erdal Sağlam

Reform umudu azalırken piyasalar coşkulu

07 Ocak 2021 Perşembe

Merkez Bankası’nın 2 puanlık faiz artırımından bu yana TL’nin değer kazancı sürerken, piyasalarda coşkunun devam ettiği gözleniyor. Buna karşılık yeni yılda yapılacak ekonomi ve hukuk reformları konusundaki umudun ise giderek azaldığı gözleniyor.

Bir yandan olumlu havadan faydalanıp kâr maksimizasyonu yapmaya çalışan piyasa oyuncularının, öte yandan siyasetteki gelişmeleri yakından takip etmeye çalıştıklarına şahit oluyoruz. Yabancı bankaların art arda “TL’nin daha da değer kazanacağını” belirten raporlar yayımlamalarının etkili olduğu, hisse senedi ve döviz piyasalarında iyimser havanın hâkim olduğu gözleniyor. Böyle bir furya başladığında dışarıda kalırlarsa para kaybedeceklerini gören piyasa oyuncuları ise her zaman olduğu gibi bu furyaya katılmayı tercih ediyorlar.

Buna karşılık özellikle yapılacak reformlar konusunda bir tedirginliğin başladığını söylemek gerekiyor. Piyasadaki oyuncular zaten AKP ile MHP ittifakının Batı’nın istediği reformları yapmakta çekimser kalacağını düşünerek reform sözlerine ihtiyatlı yaklaşıyorlardı. Son olarak SMA hasta yakınlarına devlet yardımı istedikleri için Sağlık Bakanı tarafından yapılan sert karşı çıkışlar, bunu savunanlara terörist damgasının vurulması, ardından Boğaziçi Üniversitesi’ne dışarıdan atanan rektöre yapılan karşı çıkışlara gösterilen polis tepkisi, piyasa oyuncularını da tedirgin etmiş görünüyor. Genel olarak “bu anlayışla reform sözlerinin birbiriyle çeliştiğini” belirterek bu konudaki umutların azaldığına işaret ediyorlar.

Piyasa dışından iş kesimine gelince, Reform umudunun tümüyle yitirilmediği ama son olaylar ile reformların birbiriyle tutarlı olmadığını, özel sohbetlerde konuşmaya başladıklarına şahit oluyoruz.

Konuştuğumuz bir işadamı hâlâ Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı yapılması gerekenler konusunda eskisine kıyasla daha rasyonel gördüklerini ama reformlarda ne kadarıyla yetinileceği ya da ittifak ortağı Devlet Bahçeli’nin ne ölçüde ikna edileceği konusunda emin olmadıklarını söyledi. Artık birkaç hafta içerisinde yapılacakların açıklanması gerektiğini aksi takdirde reform sözlerinin boşa çıkacağını kaydeden aynı işadamı, “Ocak sonu geldiğinde hâlâ bir paket yoksa o zaman reform sözlerinin boşta kaldığının söylenebileceğini” kaydetti.

Bu kapsamda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın son dönemde Devlet Bahçeli ile sık sık görüşmesi, son olarak evine ziyarette bulunması “çok kritik toplantılar” olduğu kabul ediliyor. Görüşmelerin içeriğine ilişkin somut bilgiler olmasa da önümüzdeki dönemde yapılması gerekenler, özellikle hukuk reformları konusunda Devlet Bahçeli’yi ikna etmek için yapılan toplantılar olduğu görüşü üzerinde duruluyor. Ancak Bahçeli’nin ikna olup olmayacağı, nerelerde karşı çıkacağı konusunda somut duyumlar henüz alınabilmiş değil.

Bahçeli’nin ekonomide atılacak adımlar konusunda fazla bir itirazı olmayacağı ama AB ve ABD ile müzakerelerde ele alınacak hukuk ve yargı reformları, insan haklarıyla ilgili düzenlemeler ile Anaya Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanmasıyla ilgili yumuşatmalara karşı çıkabileceği söylenenler arasında.

‘DOLAR DÜŞTÜ TAMAM’ DERSE...

Bazı işadamları “Bu oyun Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın oyunu” diyerek, Bahçeli’nin de destek vermeye zorunlu olduğu yorumunu yaparken, bazıları ise zaten oy oranları çok düşen Bahçeli’nin mevcut sistemin yumuşamasına engel olacağı görüşünü savunuyorlar.

Özet olarak önümüzdeki reform sürecinin geleceğinin Erdoğan ile Bahçeli arasındaki görüşmelerden çıkacak sonuca sıkı sıkıya bağlı olacağı anlaşılıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın MHP yerine başka ittifak ortağı aramasının ise en azından bu aşamada çok zor olduğunun altı çiziliyor. Erdoğan’ın “kısa sürede yapmayı başaracağı belirli yumuşamalar sonucu, ileriki aşamalarda seçimi yeniden kazanabileceği ittifakların arayışına girebileceği ama şimdilik mevcutla gitmenin yollarını arayacağı” yorumları yapılıyor.

Bu arada Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yapılması gerekenler konusunda nasıl bir anlayış içinde olduğu da şimdilik pek bilinmiyor. Son dönemde ekonomik konularda fazla açıklama yapmayıp sadece Batı ile sürtüşmeyi yükselten demeçler vermesi konusunda bir işadamı “yakında o söylem de bırakılabilir” dedi.

Aynı işadamı “Eğer Cumhurbaşkanı Erdoğan, piyasalara TL’nin değer kazanmasına bakıp bu işler artık tamam derse işte o zaman bu iş bitmiş demektir” şeklinde konuştu. Oluşan bu iyimser havanın bir haftada tam tersine dönme ihtimalinin yüksek olduğunu, bu havanın ancak reformlar uygulamaya girerse süreceğini kaydeden işadamı, “Bakan Elvan’ın böyle düşünmediğini biliyoruz. Yeni yöneticilerin hepsi reformlar konusunda ısrarlı ama Cumhurbaşkanı Erdoğan ne diyecek, henüz orası kesin değil” şeklinde konuştu.

Özetle; Berat Aybayrak’ın gidişiyle başlayan ekonomide normalleşmede yeni adımların zamanı geliyor. Ekonomide, hukuk ve yargı reformlarında Batı’ya uyum adımlarının atılıp atılmayacağı henüz netlik kazanmış değil.


Yazarın Son Yazıları