Deprem, demagogların ve ‘dincilerin’ maskesini düşürdü!

01 Kasım 2020 Pazar

Enkaz altında kalan evladımızı kurtarmaya çalışan uzmanın elinden telefonu alıp gösteriş yapan politikacılar...

Video çekip yayımlayarak ırkçılık ve dincilik yapan, depremi zinaya, hatta Cumhuriyet Bayramı kutlamalarına bile bağlayan, nefret dili kullanan, aklı kıt, dili uzun provokatörler...

Emniyet’in siber suç uzmanları tarafından deprem üzerinden bölge halkına yönelik aşağılayıcı, tahkir ve tezyif edici paylaşımlarda bulunduğu saptanan ve altısı gözaltına alınan onlarca kişi...

Maskeleri düşenlere sadece birkaç örnek!

***

“Dincilik” kavramı “dindarlık” kavramının tersidir, zıddıdır, onu bozan, onu yok edendir:

Dindar, devletten inançların korunmasını ister.

Dinci, tüm devletin, kendi inandığı dinin/mezhebin esaslarına göre örgütlenmesini ve ötekileri bastırmasını ister...

Dindar için tüm inanç sahipleri ve hatta inanmayanlar bile saygındır.

Dinci, farklı inanç ve düşünce sahiplerini düşman, kâfir görür, bunlar için “katli vaciptir” der...

Dindar, sevgi doludur.

Dinci, nefret ve kin doludur...

Dindar, birleştiricidir, bütünleştiricidir, sevgi dili kullanır.

Dinci, ayrıştırıcıdır, düşmanlaştırıcıdır, nefret dili kullanır...

Dindar, teröre kesinlikle karşı çıkar.

Dinci, terörü bile destekler...

Dindar, adildir, bağışlayıcıdır.

Dinci, gayri adildir, kincidir.

Sonuç olarak:

Dindar, başkalarının sevinçlerinden ve mutluluklarından sevinç ve mutluluk, üzüntülerinden ve acılarından ise üzüntü ve acı duyan iyi insandır.

Dinci, başkalarının sevinçlerinden ve mutluluklarından üzüntü ve acı, başkalarının üzüntü ve acılarından ise sevinç ve mutluluk duyan kötü insandır.

***

Dini kötüye kullanan, dini duyguları istismar ederek halkı aldatmaya çalışan “demagog politikacılar”, güya “dindar” olduklarını iddia ederler ama aslında “dincilik” yaparlar:

Kullandıkları “nefret dili”, “dindarları” “dinciliğe” yani “iyi insanları” “kötü insan” olmaya koşullandırır!

***

Türkiye, çok uzun süredir politikacıların insanları ayrıştırıcı, düşmanlaştırıcı, “dinci nefret söylemine” maruz kalıyor ve ne yazık ki bundan etkileniyor.

Dinciliğin bir insanı ne kadar kötü bir kişiye dönüştürebildiğini göstermek için İzmir Depremi sonrasında Twitter’a yansıyan (gazetelerin haber portallarında da alıntılanan) nefret söylemlerinden sadece iki tanesini (hesap adlarını gizli tutarak) alıntılıyorum:

1) “İzmir Ege’de 6.8 deprem, çok geçmiş olsun Müslüman halkı. Ya Rabbi! İzmirliler gibi zinaya, nefsime değil, Seccademe köle et beni... Amin #deprem

2) “Allah zinanın başkentini uyarmak için salladı, unutmayın Lut kavmine ne olduğunu... #deprem

Aynı dinci zihniyet, yaklaşık 20 bin insanımızı yitirdiğimiz 17 Ağustos 1999 Gölcük Depremi sonrasında da “7.4 yetmedimi ” diye bozuk imla ile yazılmış pankartlar açarak gösteriler düzenlemişti.

***

BİZ EĞER “İYİ İNSAN” İSEK” BU “KÖTÜCÜL” NEFRET DİLİNE KARŞI...

Israrla, bıkmadan, usanmadan:

İYİLİĞİ, GÜZELLİĞİ, BARIŞI, DOSTLUĞU, SEVGİYİ...

BAĞIMSIZLIĞI, ÖZGÜRLÜĞÜ...

Özellikle de hem içerideki hem de dışarıdaki herkes için...

ADALETİ SAVUNACAĞIZ!


Yazarın Son Yazıları

Kitaplar, kitaplar... 15 Ocak 2021
AYM, yargı ve medya 3 Ocak 2021