1215’ten 2020’ye

09 Haziran 2020 Salı

Magna Carta 1215’te ilan edildi:

Günümüzden tam 805 yıl, yani sekiz yüzyıl önce!

Magna Carta’nın 39. maddesi, en önemli hak ifadelerinden biridir. Bu madde günümüz hukuk sisteminin temel taşlarından biri olarak kabul edilir:

“Özgür hiç kimse kendi benzerleri tarafından ülke kanunlarına göre yasal bir şekilde muhakeme edilip hüküm giymeden tutuklanmayacak, hapsedilmeyecek, mal ve mülkünden yoksun bırakılmayacak, kanundışı ilan edilmeyecek, sürgün edilmeyecek veya hangi şekilde olursa olsun zarara uğratılmayacaktır.”

Birinci Silivri Trajedisi Dönemi’nde, ordu, üniversite ve medya, AKP-FETÖ işbirliğiyle tasfiye edilirken, bütün temel evrensel hukuk kurallarıyla birlikte, sekiz yüzyıldır hukukun temeli olarak kabul edilen bu ilke de ihlal edildi.

Üstelik, yargılanmadan hapse atılanlara ve avukatlarına suçlamalar söylenmedi ama yandaş medyaya, yalan ve iftiralarla dolu haberler sızdırıldı.

Son İsmail Dükel ve Müyesser Yıldız’ın tutuklanmalarında da, suçlamalar resmen açıklanmazken, yandaş medyada bazı iftiraların yayımlanması, insanların kafalarında “aynı yöntemler yine mi uygulanıyor” sorusunun oluşmasına yol açtı! 

Bunlar hem İstiklal Savaşı’yla kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin büyük çabalarla oluşturduğu “Çağdaş ve Bağımsız Yargı” anlayışına uymuyor, hem de iktidarın hızla ve çok daha fazla oy kaybetmesine yol açıyor.

***

Gazetecilere ilişkin son baskılar, medyaya verilen cezalar ve hapis uygulamaları, bazı konuları ve sorunları, iktidar açısından mukayeseli olarak gündeme getirdi.

RSF, Türkçe adı “Sınır Tanımayan Gazeteciler” olan, dünya çapında bir Sivil Toplum Örgütü; her yıl ülkeleri nesnel ölçütlere göre, medya özgürlüğü açısından değerlendiriyor.

Bakın 180 ülke arasında, Türkiye’nin basın özgürlüğü karnesi, AKP’nin iktidara geldiği 2002 yılından bu yana nasıl bir seyir izlemiş:

YIL SIRA         YIL SIRA

2002 099         2011 148
2003 115         2012 148
2004 113         2013 154
2005 098         2014 154
2006 098         2015 149
2007 101         2016 151
2008 102         2017 155
2009 122         2018 157
2010 138         2019 157

Sevgili okurlarım, açıkça görüldüğü gibi Türkiye, AKP iktidarı döneminde Basın Özgürlüğü Endeksi’nde, 58 basamak birden aşağı düşmüştür.

***

Son olarak yargıya güven konusunda bir başka soruna dikkat çekmek istiyorum:

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, 16 Temmuz 2019 tarihinde TBMM Bütçe ve Plan Komisyonu’nda yaptığı bir açıklamada, TÜİK verilerine dayanarak “yasaların herkese tarafsız ve adil uygulandığını düşünenlerin oranının 2018 yılı için yüzde 38.1” olduğunu söylemiştir.

***

İktidarın giderayak baskıları artırması elbette çok çok yanlış bir yöntem:

Çünkü oy kaybını artırıyor ve hızlandırıyor.

Peki, böyle bir yanlışı nasıl, neden yapıyorlar?

Bu konuda Dunning-Kruger sendromu, Stockholm sendromu, Gaslighting, Bilmesinlercilik, Öğrenilmiş Çaresizlik adlarıyla bilinen ve “Tek Kişi Yönetimi”ne ilişkin bazı varsayımlar var ve birtakım görüşler dile getiriliyor:

İleriki günlerde bu kavramların da üstünde durmak istiyorum.

Gözaltına alınan Müyesser Yıldız ve İsmail Dükel başta olmak kaydıyla, haksızlığı uğrayan, yargılanmadan hapse atılan bütün tutuklulara GEÇMİŞ OLSUN diyorum.


Yazarın Son Yazıları