Emek Dünyası

Metalde acil gelir isyanı

16 Aralık 2021 Perşembe

OLCAY BÜYÜKTAŞ

  • 130 bin üyesi için talep ettiği yüzde 29.57 zamma karşılık MESS’in yüzde 12’lik önerisi uyuşmazlık getirdi. Oysa işçi adil bir gelir dağılımı istiyor. Ve bunu acil olarak istiyor
  • “Metalde kârlar artıyor ama işçiler bu büyümeden pay alamıyor” diyen Türk Metal Başkanı Kavlak, sonuç alana kadar eylem yapılacağını, gerekirse greve gidileceğini söyledi.

Dünyanın pandemi ile sınandığı zamanlarda Türkiye’de, işlerin iyi gittiği ender sektörlerden biri oldu metal. Örneğin Borsa İstanbul’da işlem gören otomotiv şirketlerinin net kârı, yılın ilk üç çeyreğinde 2020’nin aynı dönemine göre yüzde 96.4 artarak 9 milyar 446 milyon liraya ulaştı. Borsa İstanbul’da otomotiv sektöründe faaliyet gösteren ve 2021’in ilk üç çeyreğine ilişkin finansal tablolarını açıklayan sekiz şirketin 7’si söz konusu dönemi kârla kapattı. 

Türkiye Beyaz Eşya Sanayicileri Derneği verilerine göre 2021 yılı ilk dokuz ayında altı ana ürün grubunda iç satışlar adet bazında bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 12, ihracat ise yüzde 28’lik bir artış kaydetti. İç satış ve ihracat toplam satışlar yüzde 23 arttı. 2020 yılında dünyanın ne büyük çelik üreticileri arasında 7. sıraya yükselirken Avrupa’nın da en büyük çelik üreticisi konumuna ulaştı.

İşte bu bu işkolunda faaliyet gösteren 179 işletmede çalışan 130 bin işçi için toplusözleşme görüşmeleri başladı. Türkiye Metal Sanayicileri Sendikası (MESS) ile Türk-İş’e bağlı Türk Metal Sendikası arasında yürütülen görüşmelerin beşincisinde işçi sendikası masadan kalktı. Bundan sonraki sürece ilişkin konuştuğumuz Türk İş Genel Sekreteri ve Türk Metal Sendikası Başkanı Perul Kavlak, işçilerin pandemide canları pahasına çalıştığının altını çizerek hak ettikleri ücreti, gerekirse greve çıkarak alcaklarının altını çizdi.

Görüşmelerin neden tıkandığından çalışma koşullarına, pandemiye karşın büyüyen ekonomiden işçinin aldığı  paya, asgari ücretten sözleşme sürecine ilişkin sorularımıza Kavlak’ın verdiği yanıtlar özetle şöyle:

DEZAVANTAJ VAR

- Eylül 2021-Eylül 2023 dönemi MESS Grup Toplu İş Sözleşmesi görüşmelerine başlarken ne yazık ki dezavantajla başladık. Birincisi, yaşadığımız pandemi süreciydi. Yalnızca ülkemizi değil, tüm dünyayı olumsuz etkiledi. 

Arkasından, özellikle otomotiv sektöründe ve beyaz eşyada, Uzakdoğu’dan kaynaklanan bir çip krizi ortaya çıktı. 

- Çip krizinin yarattığı olumsuzluklarla boğuşurken bu kez de ülkemiz bir ekonomik krize girdi. 

- MESS’e verdiğimiz taslakta, ilk altı ay için iyileştirme ve diğer sosyal haklarla toplamda yüzde 29.57’lik bir artış talep ettik. İkinci altı ay için enflasyon, üçüncü altı ay için enflasyon ve saatlik ücrete 1 lira, 4. altı ay için de enflasyon oranında artış istedik. 

- MESS altı ay için yüzde 12, diğer altı aylık periyotlara enflasyon oranında artış önerdi.

Baz alınan enflasyon verileri, sözleşme öncesi yılın altı aylık verileridir.

İŞÇİ PAYINI İSTİYOR

- Pandemide hayat büyük ölçüde durdu. Ancak örgütlü olduğumuz fabrikalar üretime ara vermeden çalışmaya devam etti. Bu süreçte kaybettiğimiz arkadaşlarımız oldu. Yani hep söylediğimiz gibi, biz bu süreçte ölümüne çalıştık, canımız pahasına çalıştık.

- Bizim bu çaba ve üretimimiz sonucunda, işverenlerimiz yine kârlarına kâr kattı. Bunu ben söylemiyorum, onların yaptığı açıklamalar gösteriyor. Bizim örgütlü olduğumuz hiçbir işyeri bu süreçten zarar görmedi, tam tersine büyük karlar elde etti. İhracat yapan şirketler, özellikle kur artışı nedeniyle karlarına kar kattı.  

- Ancak emek ne yazık ki şirketlerin bu büyümelerinden yeteri kadar pay alamadı. Bakınız, geçen günlerde ülkemizin büyüme rakamları açıklandı. Türkiye üçüncü çeyrekte yüzde 7. 4 oranında büyüdü. Bir önceki çeyreğe göre artış yüzde 2.7 oldu. Elbette ki âşığı olduğumuz güzel ülkemiz daha da büyüsün, güçlensin. Ancak baktığımızda, ihracat büyümüş, sanayi büyümüş, hizmetler sektörü büyümüş ama bütün bu büyümeye rağmen emeğin payı küçülmüş.

- İşgücünün büyüme pastasından aldığı pay, bir önceki çeyreğe göre yüzde 2.9 puan azalarak yüzde 29.8’e düştü

- Yani emekçiler daha da yoksullaşmış, pastadan aldığı pay iyice küçülmüş. Bunu kabul edemeyiz. Adil bir gelir dağılımı istiyoruz. Çarşının, pazarın enflasyonuna göre kayıplarımızı telafi etmek ve refah payı almak istiyoruz. Ürettiklerimizden, ekonomiye yaptığımız katkıdan, kazandırdığımız katma değerden payımızı almak istiyoruz.

İMZA KURUMADAN ZAM ERİYECEK

- Elbette ki emeği temsil edenler olarak, asgari ücretle geçinen milyonların insan onuruna yaraşır bir yaşam sürmeleri için asgari ücretin mümkün olan en yüksek oranda belirlenmesini istiyoruz.

Ancak doğalgaza, petrole, hatta elektriğe sürekli zam geldiği, temel tüketim maddelerine gelen zamlara insanların yetişemediği koşullarda asgari ücrete gelecek zammın, atılan imzaların mürekkebi kurumadan erimeye başlayacağını söyleyebilirim.

Önemli olan, asgari ücretin ne kadar arttığı kadar, ülkede asgari ücret alanların sayısının azalmasıdır. Ülkemizde asgari ücret alanların toplam çalışana oranı en az yüzde 54 düzeyindedir. Sendikasız işyerlerinde genel ücret haline gelmiş durumda. Oysa Avrupa Birliğine üye ülkelerde bu oran yüzde 7 ila 10 arasındadır.



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Metalde acil gelir isyanı 16 Aralık 2021

Günün Köşe Yazıları