Şahin Aybek

Eğitim Yoksulluktan Kurtulmanın En Önemli Aracı Olmalıdır

14 Aralık 2020 Pazartesi

Yoksulluk; Açlıktır, Hastalıktır, Parasızlıktır, Fakirliktir, Muhtaç Olmadır ve de Eğitimsizliktir

Eğitim Adeta Sosyolojik Bir Asansör Görevi Görmelidir

Bir düşünceye göre, eğitim hem bireysel hem de toplumsal olarak yoksulluktan kurtulmanın en önemli aracı olmalıdır. Peki, eğitimin hem bireysel hem de toplumsal olarak yoksulluktan kurtulmanın en önemli aracı olması nasıl sağlanır?

Bu yanıyla eğitim adeta sosyolojik bir asansör görevi görmeli ve yoksulluğu yok edebilmelidir. Yoksulluk tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de önemli bir sorun olarak yerini korumaktadır. Ortada bir refah artışı olmasına rağmen zengin ile yoksul arasındaki uçurumun artması ve yoksul insan nüfusunun artması, yoksulluğu daha somut olarak gözler önüne koymakta ve iktisat bilimi başta olmak üzere bu sorunun çözümü üzerine kafa yorulmaktadır. İnsanlar yaşamlarını devam ettirebilecek temel ihtiyaçlarını karşılayamıyorlarsa yoksulluk çanları çalıyordur. Yoksulluk; açlıktır, hastalıktır, parasızlıktır, fakirliktir, muhtaç olmadır ve de eğitimsizliktir. Yoksulluğun ne olduğu; mutlak-göreceli-öznel-insani, yoksullukların neye göre sınıflandırıldığı iktisatçıların inceleme alanına girer. Diğer yandan merkantilistlere, Marksistlere, Keynes’e, klasiklere ve kalkınma iktisatçılarına göre yoksulluk ve nedenleri farklılık gösterebilmektedir.

Yoksulluk Neden Kaynaklanır?

Yoksulluk akımlara göre farklılık gösterse de genel olarak; adaletsiz gelir dağılımından, doğal afetlerden, adaletsiz vergi sistemlerinden, yüksek faiz oranlarından, bireyler arasındaki yetenek farklarından, piyasadaki tekelleşmeden, siyasi rejimlerden ve eğitimsizlikten kaynaklanabilmektedir. Konumuz gereği biz eğitim ve yoksulluk ilişkisine yoğunlaşacağız.  Bu yönüyle eğitimin yoksulluğu etkileyen birçok boyutu vardır. Eğitim yoluyla emeğin boyutu arttırılabileceği gibi; eğitim sayesinde işverenlerin eleman seçimi, istihdam imkânları da etkilenmektedir. Ama eğitimdeki eşitsizlikler gelir eşitsizlikleriyle ilişkili olduğundan yoksulluğun ana nedenlerindendir. Herkesin normal yeteneklere sahip olduğu bir yerde eğitim fırsatlarına eşit erişilemiyorsa, bu yoksulluğa yol açar. Yoksul milletler çocuklarının eğitim masraflarını da yeterince karşılayamazlar.

Peki, MEB Yoksullukla Nasıl Mücadele Edebilir?

Yoksullukla mücadelede sivil toplum örgütlerine, uluslararası kuruluşlara ve resmi kurumlara önemli görevler düşmektedir. MEB de bu mücadelede önemli bir yere sahiptir. Öğrencilerin eğitim masraflarının karşılanması, öğrencilere burslar verilmesi yoksullukla mücadele adına önemlidir. Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı da çeşitli eğitim yardımları yapmaktadır. Hane halkının eğitim düzeyini arttırarak yoksulluk oranını düşürebiliriz. Bu nedenle eğitimde fırsat eşitliği sağlanmalıdır. İnsanların doğuştan eşit yeteneklerle dünyaya geldiğini düşünürsek, herkes eşit eğitim almak zorundadır.

MEB, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı fonundan yapılan yardımların öğrencilere ulaştırılmasında önemli görevler üstlenmektedir. İnsanların eğitim seviyesi arttıkça yoksulluk durumu da düşer. Bu nedenle MEB, yoksullukla mücadele etme adına, insanımızın eğitim seviyesini arttırmalı ve eğitim adeta sosyolojik bir asansör görevi görmelidir. Yine bu anlamda, parasız yatılı okulların sayısını arttırmalı, öğrencilere burs vermelidir. Eğitimdeki fırsat eşitsizliğinin önündeki engelleri kaldırmalıdır. Bunun için; cinsiyet eşitsizliklerini giderecek projeler hayata geçirilmeli, bu eşitliğin sağlanması için ciddi bir irade ortaya konmalı, eğitim bütçesi hazırlanırken bölgeler arası farklılıklar daha fazla göz önüne alınmalı, öğretmen atamalarında yoksul bölgelere öncelik verilmelidir. Yoksulluk eğitimi ve öğrenmeyi engelleyen bir faktör olduğu gibi, yine yoksulluğu yenmenin en önemli yollarından biri de eğitimdir. Türkiye Hepimizin, Eğitim Hepimizin…


Yazarın Son Yazıları