‘Büyük Zafer’ ve T.C. olmasaydı, hiçbiriniz olmayacaktınız

25 Ağustos 2020 Salı

AKP’nin tüm liderleri var olan bir ülkede, Türkiye Cumhuriyeti’nde doğdular. Sınırları belli, bayrağı belli, toprakları ve sınırları belli bir ülke...

Şöyle bir istatistikçi veya nüfus bilimci, önde gelen hepsinin bu ülkedeki varlıklarının, köklerinin şöyle bir ilişkiler yumağını çıkarsa.

Nereden geldiler, ana babaları nasıl bir araya gelerek mutlu ve kutlu doğumlarını gerçekleştirdiler.

Ortaya, Kars’tan Edirne’ye, Samsun’dan İzmir’e ve çaprazlama tüm ülkenin herhangi bir yerine kadar uzanan bir coğrafyada doğduklarını gösteren bir tablo çıkacaktır.

Sadece onlar için değil, hepimiz için de...

Hiçbirimiz olmayacaktık

Türkiye Cumhuriyeti olmasaydı, büyük bir olasılıkla hiçbirimiz olmazdık.

Ana babalarımızı bir araya getiren rastlantıların ürünleriyiz hepimiz.

Bu ülke, yani Türkiye Cumhuriyeti diye bir ülke daha önce yoktu.

Dolayısıyla, Türkiye Cumhuriyeti kurulduktan sonra hayat başladı.

Yani bu ülke olmasaydı, hey iktidardakiler, sizler de olmayacaktınız, yani Türkçesiyle doğmayacaktınız!.. 

Bugünkü nüfus olmayacaktı...

Türklere Sevr antlaşmasıyla şöyle küçük bir parça, bugünkü ülkenin 5’te 1’i kadar toprak parçası öngörülmüştü.

Çevrende bir dizi başka etnik ve mezhepsel devletçiklerle çevrili olacaktın. Hepsi bölünmüş parçalanmış ve emperyalistlerin denetiminde devletçikler.

İstanbul mu? Unut. İzmir, Antalya, Kahramanmaraş, Gaziantep, Trabzon, Diyarbakır.. Rize, Edirne, Trakya, Bursa, Balıkesir... Unut, unut unut..

İstanbul yok. Kendini esir ettiren son padişahınızı da, kuklanın işi bittikten sonra, yallah edeceklerdi!

Yoksa Sevr diye bir anlaşma yok muydu?

Hey, yoksa Sevr diye bir şey yoktu da “Kemalistler” mi uydurdu. Şimdi aslında sizden, “derin tarih”çilerinizden, bir dizi yalan dolan yanında, böyle bir performans bekliyoruz.. Çok geç kaldınız, aslında Sevr’in de bir hayal olduğuna ilişkin toplarınızı ateşlemekte! Nasıl 12 Adalar’ı Lozan’da kaybettik, Kemalistler verdi diyorsanız!

Utanmazlığın sınırı yok! 

Büyük Zafer sayesinde Sevr parçalandı ve imzacıların yüzlerine çarpıldı..

Edirne’den Kars’a, Trabzon’dan Antalya’ya İstanbul’dan Diyarbakır’a bir ülke ortaya çıkıldı.

Bunu 30 Ağustos Zaferi sağladı.. Okulda öğrenmedinizse, dünya tarihine sorun. Yoksa unuttunuz mu?

Hiç mi minnet duygumuz yok?

O halde, varlığınızı borçlu olduğunuz bu ülkeye, bu ülkeyi kuranlara, Büyük Zafer’e bir minnet duygunuz olmasın mı?

Dünyanın hiç bir ülkesinde, Kuruluşun, Kurtuluşun Zaferini yasaklamaya, törenlerini kutlamalarını iptal etmeye cesaret edecek, hatta bunu aklına getirecek kimseyi zor bulursunuz.

İşte zor bulunan bir durum ile karşı karşıyayız. Üstelik iktidarda!

Bu kararı ancak, keşke Yunanlılar, İngilizler galip gelseydi, keşke padişah vatanı parçalayan İngilizlerin kuklası olarak orada kalsaydı diyen kendini bilmezler, aklı uçuklar, ne idüğü bilinmezler alkışlayacaktır. 

Bir de ağır mağluplar, kuyruklarını kısıp kös kös ülke topraklarını terk edenler.

Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları, asla.

Büyük Zafer ve Başkomutanı üzerine hiç abartmadan, yüzlerce inceleme araştırma kitap, binlerce makale yazılmış bir ülkenin çocuklarıyız.

Şanlı bir kuruluş tarihimiz var.

Mazlumlara ilham olmuş bir ülkeye aitiz.

Bu ülkeye ve bu ülkeyi bize hediye edenlere minnet duygularımızı asla ve asla kaybedemeyiz. 

Yoksa, aslımızı ve varlığımızı inkâr etmiş oluruz.


Yazarın Son Yazıları