Olaylar Ve Görüşler

Aramızdan Ayrılışının 26. Yılında Aziz Nesin Dersi Önerisi - Nusret ERTÜRK

06 Temmuz 2021 Salı

Çocukları, gençleri özgür düşünceli, özgüveni yüksek, yaşamı savunan bireyler olarak yetiştirmek mi istiyoruz? Bunların gerçekleşmesi için her sınıfa Aziz Nesin dersi öneriyorum. İlk ders, “Şimdiki Çocuklar Harika” ile başlamalı. İkinci hafta, Deliler Boşandı” ele alınmalı. Kimin deli, kimin akıllı olduğu baştan bilinmeli. Son derse, Böyle Gelmiş Böyle Gitmez”le nokta konulsun.

Aziz Nesin, tüm yaşlardaki kişileri ilgilendiren yapıtlar yazmıştır. Basılmış yapıt sayısı iki yüzleri bulan Nesin’de yok yoktur. Her yaşa, her türde seçme yapıtlar, şiirden masala, öyküden oyuna, romana... Yeter ki öğrenciler o yapıtlarla tanıştırılsın.

Haftalık iki saatlik Aziz Nesin dersi, diğer derslerin önüne geçer. Bir gün gelir öğrenciler, tüm derslerin Aziz Nesin dersi yapılmasını isteyecektir. Öğrencilerin dünyaları değişecektir bu dersle: adım atışları, düşünüşleri, gülüşleri, bakışları... Aklın varlığını sezecekler. Yaşama, dostça sarılacaklar. İnsanları sevecekler. Kine, kana, kötülüğe arka dönecekler.

İNSANİ DEĞERLERDEN BAŞLAMALI

Aziz Nesin’de yaşamın tüm renkleri, tüm tatları vardır. Onun yazdıkları zengin bir laboratuvardır. Uygulama bahçesidir. Yaşamın ta kendisidir. Aziz Nesin, Nasrettin Hoca’nın günümüzdeki görüntüsüdür. Gülümsemenin, insana özgü olduğunu unuttuk. Amaç, insan yetiştirmekse işe tam buradan başlanmalı.

Aziz Nesin’in kişisel, sanatsal, toplumsal, örgütsel yanı öne çıkarılmalı. Bir insan, bunca başarıya nasıl ulaşırmış görsünler. Doğruluğun, dürüstlüğün en değerli şeyler olduğunu anlasınlar. Yazdığı tüm yapıtların geliri, kurduğu Nesin Vakfı’na bırakılmıştır. O gelirle, 1975’lerden sonra yılda 80 kimsesiz öğrenciyi ilkokuldan üniversiteye kadar barındırıyor, okutuyor. Böyle bir vakfın bizde bir benzeri yoktur. Bazıları bilmeden, tanımadan Aziz Nesin’i yerden yere vurur. Ama onun insancıllığıyla, yardımseverliğiyle, yurtseverliğiyle yarışacak bir kişi gösteremezsiniz.

ULUSLARA NEFES OLANLAR

Aziz Nesin’in 1980 darbecilerine, Ben de varım!” dediği Aydınlar Dilekçesi’ne ayrı bir ders saati ayrılmalı. Bugünkü durumla karşılaştırması yapılmalı. Uygulamaya gidilmeli.

Aziz Nesin’le buluşma, bakanlığın ders konusu seçmesine mi bağlı? Bize düşen görev yok mu? Önce bizler küçük bir adım atmalıyız. Aziz Nesin’i çevremize, çocuklarımıza birer kitabıyla tanıtmalıyız. O kapıyı aralayalım. O kapı aydınlık kapısıdır. Arkası gelir.

Uluslar, büyük oğullarıyla nefes alırmış. Atatürk, Nâzım Hikmet, Aziz Nesin dünyada yüz akımızdır. Onlardan öğreneceğimiz çok şeyler var.

Bir konuşmasında Aziz Nesin, yüzde 60’ımızın aptal olduğunu” öne sürmüştü. Durumu değiştirmek, ilerlemek elimizde. Neyle? Örneğin Aziz Nesin’le.

Aziz Nesin dersini önemseyelim, kaçırmayalım. Geç kalmayalım.

NUSRET ERTÜRK



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları


Günün Köşe Yazıları