2 Temmuz Madımak... 5 Temmuz Başbağlar!

02 Temmuz 2020 Perşembe

2 Temmuz 1993 Cuma günü öğleden sonra Sivas muhabirimiz Hatice Biçer’in tedirgin telefonuyla hepimiz gerildik. O gün Cumhuriyet Gazetesi İstanbul Haber Merkezi Müdürü’ydüm. Hatice, “Burada kötü şeyler olacak, ortam çok gergin” diyordu. Sivas’ta Pir Sultan Abdal Şenlikleri vardı. Büyük çoğunluğu Ankara’dan, İstanbul’dan pek çok sanatçı, yazar Sivas’ta toplanmıştı. 

Aziz Nesin, Asım Bezirci, Metin Altıok, Behçet Aysan, Hasret Gültekin ve Asaf Koçak’ın imza günü, söyleşileri vardı. Ankara’dan giden yaş ortalaması 19 olan semah ekibi de programdaydı.

Hatice’nin telefonları tedirginlikten endişeye, devamında acıya dönüştü. Akşam saatlerinde sanatçıların kaldığı Madımak Oteli gözü dönmüş, şuurunu yitirmiş göstericiler tarafından kuşatıldı. Saat 21.00 sıralarında otelin telefonunu aradım. Görevli, karikatür sanatçısı Asaf Koçak’ı telefona çağırdı. Asaf, Ankara’dan arkadaşımdı. Durumu sorduk. Bize büyük bir endişe belirtisi vermedi. “Bekliyoruz. Sanırız bir yol bulacaklar” dedi. Daha çok o bizden haber bekliyordu. Biz de bakanlarla, milletvekilleriyle konuştuğumuzu, valinin devrede olduğunu anlattık.

Gün ağarırken Sivas’ta 35 yanmış, dumandan boğulmuş cansız beden vardı.

Asaf Koçak, sevdiği arkadaşlarına elinde bir sürprizle gelirdi: Karikatür. Benim payıma da kulağında kurşunkalem, nefesinde haber kupürleri olan bir Mustafa Balbay karikatürü düştü.

O güzelim, sanatçı ruhlu, güzel kalpli insanlar yitip gitti...

***

Madımak kıyımından 3 gün sonra 5 Temmuz 1993’te bu kez Erzincan’ın Kemaliye ilçesi Başbağlar köyünden acı haber geldi. 

Terör örgütü PKK akşam saatlerinde yüzden fazla silahlı gücüyle köyü kuşattı. Akşam ezanı okunurken köye girip cami cemaatini zorla dışarı çıkardı. Herkesi köy meydanına topladı. Önce terör propagandası yaptı. Ardından köylüleri kurşuna dizdi. Yetmedi köyü ateşe verdi. Cami, okul, halkevi saatler içinde kül oldu.

Güvenlik güçleri köye geldiğinde korkunç bir manzarayla karşılaştılar. Silahsız, korumasız insanlara yönelik alçakça saldırı sonucu 33 yurttaşımız yaşamını yitirmişti. 

Kıyım sayısı adeta Madımak’a eşitti. Madımak’ta da 35 kişiden ikisi otel görevlisiydi. Sivas dışından Pir Sultan Şenlikleri için gelen 33 kişi ölmüştü.

1993 yılı Türkiye tarihinin acı sayfalarıyla doludur.

24 Ocak 1993’te Uğur Mumcu katledildi.

17 Şubat 1993’te Eşref Bitlis katledildi.

24 Mayıs 1993’te Elazığ-Bingöl karayolunda 33 er PKK tarafından kurşuna dizilerek katledildi.

Bu olayların devamında 2 ve 5 Temmuz’u yaşadık.

***

Bugün Madımak katliamının 27. yıldönümü. 3 gün sonra Başbağlar’ın.

Art arda yaşanan bu iki alçak saldırının toplumun hangi kesimlerine, hangi sinir uçlarına daha fazla dokunacağı belli...

Bunun için komplo teorilerine de gerek yok. Zira her şey ortada.

Hedef, Türkiye’nin iç barışıydı...

Anadolu’nun bir arada yaşama dokusu bozulmadı, bozulamadı.

Etrafımızdaki coğrafyadan başlamak üzere dünyanın her yerinde iç savaşlar bu tür kıvılcımlarla başlıyor. Aradan geçen 27 yıllık zaman diliminde de iç gerilimi artıran olaylar yaşadık.

Türkiye’nin en büyük gücü insanının birlikte yaşama gücüdür.

Keşke iktidar bunun üstüne titrese!


Yazarın Son Yazıları

Umutlu olma suçu! 28 Temmuz 2020
Düş politika… 21 Temmuz 2020