Hikmet Altınkaynak

Yazmak güzel şey be kardeşim

27 Eylül 2018 Perşembe

Bugün benim yazı günüm! Nâzım Hikmet’ten aldığım ödünç bir deyişle ve de büyük bir sevinçle “Yazmak güzel şey be kardeşim” diyerek yazı yolculuğuma başlıyorum!
Nâzım Hikmet “Yaşamak güzel şey be kardeşim” dedi ve bunu bir romanına ad yaptı. Yazarlar için yazmakla yaşamak aynı olduğuna, ikisi de yazarı mutlu ettiğine göre, “Yazmak güzel şey be kardeşim” demekte hiçbir sakınca olmasa gerek.
Hele de Türkiye’nin aydınlanma öncülüğünü yapan, adını Atatürk’ün koyduğu Cumhuriyet gazetesinde yeniden yazmak, dünyaya aynı pencereden bakan milyonlarla birçok düşünceyi paylaşmak, çağdaşlaşma yolculuğuna katılmak, mutlu olmak demek değil mi?
Bertrand Russell mutluluğu “İyi ve dürüst yaşamak”, Melih Cevdet Anday’sa “Yatmak, uyumak, kalkmak ve yaşamak” diye tanımladılar. İki tanıma da katılıyorum, mutluluk için “iyi ve dürüst yaşamak” yanı sıra, “kitap okumak, yazmak, paylaşmak ve özgür olmaktır” diyorum.
Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Çözümleri Ağı raporuna göre, dünyanın en mutlu ülkesi Finlandiya’ymış. 156 ülke içinde Türkiye bu listede 74. sırada. Bir önceki yıldan 5 basamak daha gerilere düşmüş. Büyük bir olasılıkla da gelecek yıl, 10 basamak daha gerilerde, yani daha da çok mutsuz olacak! Çünkü mutluluk düzeyini belirleyen “kişi başına düşen gayri safi yurtiçi hasıla, sosyal destek, sağlıklı ömür beklentisi, yaşam seçeneklerini yapabilme özgürlüğü, cömertlik ve yolsuzluk algısı” gibi ölçütler bizde hep negatif yolda ilerliyor. Doların 7 liraya dayanması TL’nin yüzde 50 oranında değer yitirmesi demektir ki, beraberinde getirdiği ekonomik ve sosyal çöküntüyle mutluluk sıralamamız biraz daha gerileyecek!
Öte yandan listenin başında yer alan Finlandiya, neden mutludur dersiniz? Bu sorunun yanıtı sanırım BeyazZambaklar Ülkesi Finlandiya’dadır. Okumuşsunuzdur bu kitabı mutlaka. Bu ülkede sorun diye bir şey yok. Hele de okuma yazma, eğitim alanında hiçbir sorun yok.
Bizim Efesli Herakleitos diyor ya (İÖ 540-480) “Bir nehirde asla iki kez yıkanamazsınız” diye. Çünkü hayat gürül gürül akıp gidiyor. Arjantinli yazar Alberto Manguel (70) de Merak adlı deneme kitabında “Asla iki kez aynı kitabı okuyamazsınız” diyor. Bundan hareketleBeyaz Zambaklar Ülkesi Finlandiya’yı ikinci kez okudum, bu kez farklı bir kitap buldum, Finlandiyalılara hayran kaldım. Onların ülkelerini bağımsızlığa, özgürlüğe, mutlu bir topluma kavuşturmadaki çalışkanlıklarını, dayanışmalarını gördüm. Mustafa Kemal’i de etkilemiş ki o da Grigoriy Petrov’un kaleme aldığı bu kitabın okunmasını önermiş.
Şimdilerde kitap fiyatlarına yüzde 50’ye varan zamlar geldi, geliyor. Basın yayının meslek örgütleri toplantı üstüne toplantı yapıyor, kâğıt sorunu için çözüm üretmeye çalışıyorlar. Çağdaşlaşmak için, kitap okuyarak mutlu olmak için, kitap fiyatları sorunu kesinlikle çözüm bekliyor. Değilse sizin serotonin ve dopamininiz tavan yapsa da mutsuzluk kapınızı çalar. Mutlu bir topluma ulaşmak da hayal olur.
Güç kazanmak için önce, Cahit Sıtkı Tarancı’nın dizeleriyle teselli bulalım derim: “Her mihnet kabulüm, yeter ki / Gün eksilmesin penceremden!”
Yazmak/yaşamak mutluluğunu ne kadar çok anlatırsak anlatalım, şairlerinki kadar etkili, güzel, öğretici olmaz. En iyisi Nâzım’ın “Yaşamak güzel şey be kardeşim” dizesini bir başka dizesiyle buluşturup “edebiyatın ışığında” dünyaya daha büyük bir pencereden ve aynı yöne bakarak: “Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür / ve bir orman gibi kardeşçesine” diye haykırmak!
Sonrası gelecektir...
Haftaya buluşma umuduyla herkese merhaba!


Yazarın Son Yazıları

Atatürk dedim önce... 24 Eylül 2020
Ziller çalmasın! 3 Eylül 2020
Beş yıl geçti... 27 Ağustos 2020
Şiirle dünya yolculuğu... 20 Ağustos 2020
Askıda kitap 13 Ağustos 2020
Birinci 100 yazı ve... 6 Ağustos 2020
Yarın 24 Temmuz... 23 Temmuz 2020
Kısa yazmak... 16 Temmuz 2020
Yolculuk deyince... 9 Temmuz 2020
Bugün 2 Temmuz! 2 Temmuz 2020
İlhan Abi’yi okumak... 18 Haziran 2020