Hikmet Altınkaynak

Korona sözlüğü

28 Mayıs 2020 Perşembe

Yalnızlık bayramı bitti! Koronavirüs yüzünden herkes ev içi, online bayramlaştı. Hep korona öne çıktı. Ben de koronayla dilimize giren birkaç yabancı sözcüğe Türkçe sözcükler aradım.

Türkçe eski, köklü, güçlü, ölçünlü bir dildir. Tarihi, Türklerin 5 bin yıl öncesi tarihine kadar uzanır. Ünlü dilbilimci Max Müller, Türkçeyi “Sanki dünyanın en iyi dil bilginleri toplanmışlar, çok güzel çok mükemmel bir dil yaratalım demişler ve Türkçeyi yaratmışlar” der.

Yakın dönemde bir makalesi yayımlanan Prof. Dr. N. Engin Uzun’a göre, dünyada 232 ülke insanı, 7 bini aşkın dil konuşuyor. Bunlardan 267’si anadil. Dünya ülkelerinin dil ortalaması 45. Türkiye’de konuşulan dil sayısı 46. Bu durumda en çok dili hangi ülke konuşuyor?

Duyunca şaşırmayın, Papua Yeni Gine, 836 dille ilk sırada. ABD 420 dille 5. Çin 301 dille 6. sırada yer alıyor...

Göçmen sözcükler

Diller bilimle, teknolojiyle, uygarlıkla birlikte gelişiyor, yaygınlaşıyor. Diller arasında geçişler oluyor. Küreselleşmeyle gelen bir özellik de kültür emperyalizmi. Ekonomisi, teknolojisi, bilimi gelişen ülkeler, kültüre de damgasını vuruyor. O ülkelerin dillerinde yer alan sözcükler de dünyayı dolaşıyor. Bunlara göçmen sözcükler deniyor.

Geçen hafta arkadaşım Yalvaç Ural’la telefonda KYT sohbeti yaparken konumuz koronayla dilimize gelen yeni sözcüklerdi. Bu konuda bir yazı düşündüğümü söyleyince çok iyi olur, dedi. Konya/Karapınar’da “mesafe”ye “aralaş” denir diye de ekledi.

Son dört beş ayın dünya sözcük yıldızı corona! Aslında bu sözcüğe yüzyılın sözcüğü de denebilir. Latinceden Türkçeye okunduğu gibi, korona biçiminde geçmiş görünüyor. Taç anlamına geliyor. Çünkü adı verilen virüs, bir taç gibiymiş! Sevmesinler bu tacı!?

Şu günler tüm dünya gibi, Türkiye de koronavirüsle yatıp kalkıyor.

İnsan sağlığının paha biçilmez değeri bir kez daha ortaya çıkıyor. Ne var ki doktor, hemşire, eczacı ve diğer sağlık çalışanlarının seslerini duyan olmuyor. Oysa can kurtarayım derken canından olan sağlıkçı sayısı hiç de az değil. Ayrıca Çapa ve Cerrahpaşa Tıp Fakültesi hastanelerinin koronavirüs tedavisinde destanlar yazdığı anlatılıyor. İktidara puan toplamak için fırsat çıkmıştı. Atama bekleyen 100 bin hemşire atanabilirdi. Ama verilen sözler havada kaldı. Sağlık çalışanları da dünyanın en tatlı diliyle seslerini ironik biçimde dile getirdiler: “Haklarımız ödenemez dediler, ödemediler!

Yaşamlarını topluma adayanlar

Kendi yaşamlarını tehlikeye atarak görev yapan sağlık çalışanlarını gönülden kutlamak, teşekkür etmek gerekirken haklarını yemek, haksızlıktır. Bu arada dünyamıza koronavirüsle giren birkaç yabancı sözcüğün Türkçesini, tanımını arayışa geçtim. Bu sözcüklere Latince Tıp Terimleri Sözlüğü ile Büyük Çevre Sözlüğü adlı kitapların yazarı ve gazetemizin “Olaylar ve Görüşler” sayfasında yazılarını okuduğumuz değerli halk sağlığı uzmanı Prof. Dr. Sayın Çağatay Güler’in de katkısıyla Türkçe karşılıklar bulmaya, tanımlar yapmaya çalıştım, aşağıda sunuyorum.

Ülkemizin olduğu gibi, dilimizin de bağımsızlığını korumalıyız. Umarım dilbilimcilerin bu alanda kapsamlı çalışmalarını okuruz.

İnsan sevgisiyle, imeceyle, sağlıkçıların özverisiyle, Sağlık Bakanlığı’nın disiplinli çalışmasıyla korana belasından kurtulacağız elbette. Bir de siyasal düşünce ayrımcılığından, düşünce suçu suçlamalarından kurtulabilsek... O zaman dünya daha güzel olur, bayramlar da yalnızlıktan kurtulur, güneşli günler yaşanır...

Koronayla gelen sözcükler

Entübe: Makineyle solur durumda, makine solunumunda. (1)

İzolasyon: Yalıtım. (2)

Filyasyon: Kaynağı bulma, kaynağa gitme, kimden bulaştı çalışması.

Sürveyans: Toplum sağlığı izlemesi.

Semptom: Belirti.

Pandemi: Uluslararası salgın. (epidemi: salgın)

Sekans: Ayrım, diziliş, ardışıklık.

Sekanslama: Ayrımlama, dizileme, ardıştırma.

Epidemiyoloji: Salgınbilim.

Algoritma: Çözüm ağacı, işlem ağacı.

Enfeksiyon: Bulaş, bulaşı.

Maske: Yüz koruyucu, solunum kalkanı, soluk kalkanı.

Steril: Temiz, arınık, mikropsuz, minicanlısız.

Mesafe: Ara, uzaklık, aralaş

(1) Sözcük anlamı “tüp yerleştirilmiş”, ancak aslında “soluk borusuna yerleştirilen tüple solunum makinesine bağlanarak, solunumu makineyle yaptırılan” anlamına kullanılıyor. Önerdiğim karşılık bu nedenle.

(2) Eski dilde “tecrit”.


Yazarın Son Yazıları

Askıda kitap 13 Ağustos 2020
Birinci 100 yazı ve... 6 Ağustos 2020
Yarın 24 Temmuz... 23 Temmuz 2020
Kısa yazmak... 16 Temmuz 2020
Yolculuk deyince... 9 Temmuz 2020
Bugün 2 Temmuz! 2 Temmuz 2020
İlhan Abi’yi okumak... 18 Haziran 2020
Korona sözlüğü 28 Mayıs 2020
Korona yalnızlığı! 14 Mayıs 2020