Hikmet Altınkaynak

İşaret Fişeği

08 Haziran 2014 Pazar

İstanbul’un bir ilçesiyken, 6 Haziran 1995’te il olan Yalova’da belediye başkanlığı seçimini bugüne kadar hiçbir ilimiz yaşamadı dersek, yanlış olmaz. 30 Mart’taki seçimde önce AKP adayı bir oyla kazanmıştı. CHP itiraz etti. Sandıklar büyük bir titizlikle yeniden sayıldı. Sandıkların başında gece gündüz nöbet tutuldu. Sonuç ortaya çıktı ki, aslında seçimi kazanan CHP adayı Vefa Salman. Üstelik de 6 oy farkla!
İktidar partisi şoke oldu. İtiraz etti. YSK, oy kullanma ehliyeti olmayan 7 kişiyi buldu ve seçimi iptal etti. Yenilenmesine karar verdi. İki ay sonrasında geçen pazar 14 yerde yapılan seçimlerden biri de Yalova’daydı. İktidar partisi ikinci kez şoke oldu, bu kez fark 228’e yükseldi.
Çünkü CHP adayı Vefa Salman, 29 bin 227 oy aldı. AKP adayı Yakup Koçal ise, 28 bin 999 oyda kaldı. Herkesin düşündüğünü Kemal Kılıçdaroğlu attığı tweet ile dile getirdi: “Yalova’da hak yiyen değil hak eden kazandı. Teşekkürler Yalova!”
Böyle bir sonuç bekleniyor muydu? Bekleniyordu, çünkü 30 Mart’ta pek çok yerde seçim güvenliği yerle bir edildi, on binler itiraz etti. Seçimlere şaibe düştü. Bu nedenle seçim güvenliği, sorumlu yurttaşların da katkısıyla en üst düzeye çıkarıldı. Çünkü AKP, hükümet ve devlet olarak orada seçimi kazanmak için tüm olanaklarını kullanıyordu. Başbakan, bakanlar, milletvekilleri, çevre illerin AKP’li belediye başkanları, Yalova’dan hiç eksik olmadılar. Ne gerekiyorsa yaptılar. Ama sonuç ortada. Bu sonuç toplumda özlenen demokrasi için bir işaret fişeği oldu.
Heyecanla televizyonlardan izledik. Yalova sokaklardaydı. Yalova Milletvekili Muharrem İnce sonuçlar kesinleştikten sonra gece seçim otobüsü konuşmasında tüm Yalovalılara parti ayrımı yapmadan teşekkür etti. “Seçilen Belediye Başkanı Vefa Salman’a oy versin vermesin o herkese hizmet edecek, herkesin hakkını koruyacak” dedi. “Ben Muharrem İnce olarak, onun işlerine asla karışmayacağım” dedi. Bu başarıyı aydınlık Türkiye yolculuğunda bir kırılma noktası olarak gördüğünü, bu zaferle AKP iktidarından kurtulma yolunun açıldığını söyledi. Bir benzetme de yaptı. Mustafa Kemal’in II. İnönü Zaferi nedeniyle İsmet İnönü’ye çektiği telgrafı anımsattı. Yalovalılara seslenerek “Siz burada yalnız AKP’yi, Başbakan’ı, bakanlarını, milletvekillerini değil; Türkiye’nin makûs talihini de yendiniz” dedi. “Ama bu bize hiçbir zaman CHP’li olmayanları ötekileştirme hakkı vermez. Biz AKP gibi yapmayacağız. Herkesi kardeşimiz bileceğiz, herkese eşit, adil hizmet edeceğiz” diye konuştu.
Bu sonuç, İnce’nin sözleri AKP’nin kaybetmekte, CHP’nin kazanmakta olduğunun açık seçik net göstergesi değil mi? Öte yandan Ağrı Belediye Başkanlığı AKP’deydi, 2 bin 851 oy farkıyla BDP’ye geçti. Böylece AKP, iki il kaybetmiş oldu.
CHP İstanbul İl Başkanı Oğuz Kaan Salıcı seçim sonrası yaptığı bilgilendirme toplantısında bu seçimi cumhurbaşkanlığı seçiminin bir provası olarak gördüğünü söyledi ve şöyle konuştu: “Yalova’daki seçim, hükümetin bütün bakanlarıyla, elindeki bütün devlet imkânlarıyla Yalova’ya gittiği ve dünya üzerinde vaat edilebilecek her şeyi vaat ettiği bir seçim oldu. Yalova’daki yurttaşlarımız, hükümetin her türlü baskısına, vaat ve kandırmacasına rağmen CHP adayına oy vererek, aslında Cumhurbaşkanlığı seçiminin bir tür provasını yapmış oldu” dedi.
Öyle görünüyor ki, iktidar partisi, Yalova’da seçimi kazanmak için çok çalıştı, başaramadı. Yalova dik durdu. Bu durumda, bir: Yalova seçimi özlenen demokrasi için bir işaret fişeği değil mi? İki: Yalova yöntemi Cumhurbaşkanı seçimi için de benimsenemez mi?  


Yazarın Son Yazıları

Atatürk dedim önce... 24 Eylül 2020
Ziller çalmasın! 3 Eylül 2020
Beş yıl geçti... 27 Ağustos 2020
Şiirle dünya yolculuğu... 20 Ağustos 2020
Askıda kitap 13 Ağustos 2020
Birinci 100 yazı ve... 6 Ağustos 2020
Yarın 24 Temmuz... 23 Temmuz 2020
Kısa yazmak... 16 Temmuz 2020
Yolculuk deyince... 9 Temmuz 2020
Bugün 2 Temmuz! 2 Temmuz 2020
İlhan Abi’yi okumak... 18 Haziran 2020